Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SPOR

Beşiktaş'ın Hırvat Oyuncusu Vida'dan Dünya Kupası Boyunca Yemeyip İçmeyip Bonservisini Hesaplayan Türk Taraflara Teşekkür: ''Menajerim bu kadar düşünmüyor...''

Dünya kupasının flaş ekibi Hırvatistan'ın aynı zamanda Beşiktaş forması da giyen başarılı defans oyuncusu Domagoj Vida, turnuva boyunca oynadığı her maçın ardından saatlerce bonservis bedelini belirlemeye çalışan Türk taraftarlara teşekkür etti. devamı...
-> Milli Savunma Bakanlığı, bedelli yapmak isteyenler için Iphone X satma sürelerini bir hafta uzattı...
-> Bedellinin en büyük vatan hizmeti olduğunu dile getiren S.A.(29): ''25 değil, 28 gün de olsa yaparız...''
-> Maliye Bakanlığı'ndan müjdeli haber: Askerliğini yapanlar da bedelliden faydalanabilecek...
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mitinglerinde ''Reis bizi Afrin'e götür'' diye slogan atanların bedelli askerlikten muaf tutulması gündemde...
-> Hükumet, zorunlu madencilik, çiftçilik, hayvancılık, bekçilik gibi vatani görevler çıkararak bunların muafiyeti için de bedel almayı planlıyor...
FOTOHABER

Kendi karşısında da değer kaybeden Türk Lirası zirvede bırakmaya hazırlanıyor...

28 günlük şafakmetreyle 'b' harfini bile tamamlayamayacak olan Gökhan T.(26), bu durumu pek de şeyapmıyor...

ANKET

Instagram Story'de Rihanna'ymışcasına soru yanıtlayanları...

HALKIN SESİ

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."
SİNEMA

Ant-Man ve Wasp (Dünya kadar malın olacağına fındık kadar süper kahramanın olsun...)

BLOG

Yaz Aşklarının, Fakbadiliklerin ve ''Takılıyoruz öyle yaa''ların Can Düşmanı: ''Biz şimdi neyiz?''

VİDEOHABER

3. İstanbul Dolu Bienali, bu yıl da hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserlere ev sahipliği yapıyor...

DERGİ
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda iyileşmeler yaşanabilir. Yani genel olarak böyle bir olasılık var. Bazı insanların başına geliyor, duyuyoruz. Umudunuzu yitirmeyin... devam...

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Yeni Türk Yapımı Oyun Geliyor : Future Army

Bedelli İçin Ne 15 Bin Lirası, Ne de O Kadar Kredi Çekme Şansı Bulunan Emre Yönmez(28)'in Yakın Çevresinde Gergin Bekleyiş: ''Ne zaman borç istemeye gelecek?''

Uzun zamandır beklenen bedelli askerlik yasasının, ''25 yaş, 15.000 TL ve 28 gün askerlik'' olarak meclise sunulması kesinleşirken, ne o kadar parası ne de kredi çekme şansı bulunan Emre Yönmez'in bedelli sevinci, yakın çevresinde tedirginlikle karşılandı. devamı...

Yılan Tarafından Isırılan Genç Pandomimci, Son Yolculuğuna Uğurlandı...

Dün ünlü illüzyonist Aref'in başına gelen olayın bir benzeri bu sabah genç pandomim sanatçısı Çağdaş Yapıcılar'ın başına geldi. Talihsiz genç, gösteri yaptığı sahnede can çekişerek hayatını kaybederken, gösteriyi izleyenler başarılı pandomimciyi uzun süre ayakta alkışladı.devamı...

Tek-tip ve Bedelli Askerlikle İlgili Gerçekten Çok Önemli Bazı Gelişmeler Oldu

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: The Hateful Eight (Batı vahşiyse, Tarantino daha da vahşi!)

Merhaba Zaytung Sinema'nın değerli takipçileri. Bu hafta hepiniz bizim gözümüzde birer Akademi üyesi, birer Oscar otoritesisiniz. Neden? Çünkü seçkimizde kovboylu-Rocky'li-Brad Pitt'li-Jennifer'lı tam dört adet müstakbel Oscar adayı film bulunuyor. Böylece siz de "Öyle yardımcı erkek oyunculuğu babam da yapar" yorumlarında bulunabilir, filmin müzikleri değerlendirirken O Ses Türkiye'cilik oynayabilirsiniz. Sizin neyiniz eksik allasen?
 

The Hateful Eight - Vur kır parçala, bu Oscar'ı kazan!

'Fuck'sız iki kelime edemeyen hiperaktif-lafazan karakterleri, kansız ve danssız geçmeyen kriminal olayları, epizot epizot bölerek izleyeni tarumar ettiği filmleriyle seviyoruz Quentin Tarantino'yu... Adamımız, uzun zamandır yolları gözlenen, 70 mm çektiği filmini; dört ata koştuğu arabasıyla, kar kış demeden buralara kadar getirdi. Öylece, Westernli at koşturma ve gerilimli cinayet çözme arası bir türdeki filmini izleyerek 2 buçuk saat boyunca patlayan kafalardan, delinen tassaklardan haz alma olanağı doğdu bize de...

Fragmanı şöyle bırakıp yolumuza devam edelim: 


Bu piskopat yine hangi döneme götürüyor bizi?

Son filmi Django'dan 10-15 sene ileriye, Amerikan İç Savaş döneminin hemen sonrasına. Bir Western filminde, onlar olmadan sofraya oturulmayacak kelle avcılarıyla başlıyor yolculuğumuz. Yavuz Turgul'un film kankası Şener Şen gibi düşünebileceğimiz, Tarantino vazgeçilmezi Samuel L Jackson da bir kelle avcısı. Kendisinden "Binbaşı" diye bahsediyor (-Binbaşısın tabii abi)... Sonra başka bir kelle avcısı ile karşılaşıyor, o herif de uslu uslu oturması şartıyla bunu dört at koşulu arabasına alıyor. Yanlarında garip bir kadın var. Şiddetini artıran tipi nedeniyle bir mola yerinde buluyorlar kendilerini.

Bu mekana Minnie'nin Tuhafiyesi diyorlar. Kafe-esnaf lokantası-öğrenci kafesi-bar arası bir yer. Ufo yanında bir yer kapıp kahve-çorba içmek temel amaçları...


- Usta bizim serpme kahvaltıya çay gelmedi hala!
 

Gerilim unsuru?

Ellerindeki kadın, oldukça önemli. Neden mi önemli? Olmaz, spoiler! Bu alkol ruhsatına sahip tuhafiyede 4-5 ne idüğü belirsiz meymenetsiz daha var. Ortalama 8 kişiyi tamamlayıp Hateful Eight'i oluşturuyorlar. Türkçe çevirisi olarak "Nalet Sekizli", "Pis Yedili ve Kupa Papazı", "Sekiz Büyükler" gibi şeyler önerebileceğimiz olayımızın çatışma kısmı da burada başlıyor. Rezervuar Köpekleri'nin sert ve aptal adamları ile Django'nun siyah intikamı birbirine karışıyor. Tek mekanda birbirlerini yiyorlar, hatefulluklarına doyamayasıcalar...


-Abi o kadar filmimde oynadın, hala n'apcam diyosun? Konuşmayı, küfürü bol tut, baktın olmuyor çek tetiği gitsin...
 

Birtakım yorumlar?

Karakterler tanıdık: Adamlar yemek yerken ağız dolu gevezelik edip tabancayı soğutmadan kurşun harcama peşindeler. Filmin müzikleri muhteşem: Tarantino'nun pek sevdiği ve 87 yaşında hala Western müzik besteleyebilen kulaklarından öpülesi amca Ennio Morricone yapmış. Tempo iyi: Epizotları bazen tam bağlanmıyor ama izlenirliğinden gram bi' şey kaybetmiyor. Oyunculuk da: Gelenin vurduğu-gidenin vurduğu garip kadını canlandıran Jennifer Jason Leigh, ismini bir köşeye not ettiriyor.


-Bi' Kill Bill kılıcımız yok ki gözlerini oyayım, çüklerini kesip ellerine vereyim...
 

Uyarı: "Kovboylu filmdir" diye tüm aile toplanıp pazar keyfi yapma amacıyla filme gideyim demeyin. Tarantino'm size gelmez abim...

Puan: Adam başı 8 kurşun...


Aileler için elimizde şöyle bi altılı var...


Creed: Efsanenin Doğuşu (Creed) - 3 ayda Rocky yetiştirilir...

Kendisini Amerikan toplumuna, boks dünyasına ve biricik aşkı Adrian Pennino'ya ispat etmeye çalışan Rocky'nin 6 filmde bittiğini sanıyorsan çok yanılıyorsun dostum! Daha Rocky'nin büyük dostu ve rakibi Apollo Creed'in evlilik dışı oğlu Adonis var. O da kendisini ispatlamasın mı? Kendisi yetimhaneden çıkarıp amca dediği Rocky'yi bularak boks kariyerine atılmasın mı? Evet, sahip olduğu takım elbiseli işine rağmen her şeyi elinin tersiyle itecek ve boks eldivenlerini giyecek o da... O sırada bir fragman gelecek buraya:


Ünlü gören masum hayran...
 

Rocky Amca ne alemde?

Rocky, altıncı filmden de hatırlayacağımız gibi, bokstan elini, ayağını ve beyin hücrelerinden geriye kalanı çekmiş bir biçimde restoran işletiyor. Emeklilik maaşına yapılacak seyyanen zammı bekliyor, oğlunun hayırsızlığından yakınıyor falan... Tek başına ordu deviren, Soğuk Savaş kazandıran Stallone'yi şaşkın ve babacan tavırlarla görüyoruz. Yeğen Adonis ise tam boksa yeni başlayan genç kişiliğinde: Hayata, ailesine tavırlı; manitasının yanında kavga çıkaran bir serseri, ustasına bile karşı gelen bir asabi..


-Acı yok Creed, acı yok...
-Kulağın duymaz, gözün görmez... Hala acı yok acı yok!!

 

Bildiğimiz Rocky gibi mi?

Bir boks filminin, spor filminin hakkını veriyor işte. 29 yaşındaki genç yönetmenimiz Ryan Coogler, güzel numaralar sergilemiş. Tek plan maç sahneleri, Phidelphia'nın rapçi ve motorcu dolu arka sokakları, seri kurguyla verilmiş antrenman sahneleri, öfke kontrol sorunlu rakibin kaşının açılması haz veriyor, gaza getiriyor. Sylvester Stallone da ''ben daha ölmedim'' sempatik-yaşlılığı'yla gönlümüzü kazanıyor bir kez daha...


- Rus demeden zenci demeden nakavt etmiş adamım lan ben, sensin sempatik!
 

Son sözlerinizi alalım?

İyi oynadık, özellikle başrol oyuncumuz Michael B. Jordan çok iyi oynadı. Önümüzdeki filmlere bakacağız. Umarım o filmler de bunun gibi güzel olur. 

Puan: İki puan farkla Rocky I'in altında...


-Apollo'nun oğluyum ben... Rocky'nin yeğeni sayılırım... Geçen de kemer aldıydım... Kocaman böyle...


Büyük Açık: The Big Short - Brad Pitt'li kriz filmi

Film bir yıldızlar geçidi. Ryan Gosling, Steve Carrel, Christian Dale, Brad Pitt yıldızları tüm oyunculuklarıyla önümüzden geçip bize göz kırpıyor. ABD'deki Mortgage kredilerinin ödenememesi üzerine  bankacılık dalaveleriyle yaratılan balonun sönmesiyle başlayan 2008 krizi anlatılıyor (Bi' şeyler öğrendik). Tabii terimler öyle senin benim üzerine bira sohbeti yapabileceğimiz şeyler değil. Bir ekonomi profesörüne sorsan, o bile "Ya işte FED'in faizi düşürmesi lazım sanki"ye bağlayacaktır muhtemelen.

Film de bu nedenle, doğrudan bu dalaverelerin içinde olan dört karakter üzerinden alıştıra alıştıra, Bilal uşağa öğretircesine anlatıyor. "Neşeli 2008 Krizi" formatında, rap, rock şarkılar eşliğinde dans ederek kriz öğreniyoruz... 


-Müzik eşliğinde çalışınca kafam biraz alır gibi oldu...


Filmin en temel mesajı: Sezen Aksu ablamızın da felsefe-pop şarkısında söylediği gibi: "Masum değiliz, hiçbirimiz." 8 milyon kişinin işsiz, 6 milyon kişinin evsiz kaldığı bir ortamda bu elemanlar da ceplerini dolduruyor, bakma sen. Bi' Steve Carrel biraz vicdanlı gibi. 


Kollarını çiçek yapan bir Steve Carrel'dan kimseye zarar gelmez...
 

Puan: Finansçılar üzerine köpük sıkmazsa, şimdilik 80


-Türkiye'yi ise teğet geçmiş. Öyle diyolar, ben de anlamadım...


Joy - Başarı merdivenlerini Vileda'lamak...

Jennifer Lawrence'ın başrolde olduğu ve Oscar adaylığına kesin gözüyle bakıldığı bir film bu. İsmi Joy olan bu genç kadın, garip-gurup bir ailede yetişmiştir. Genç yaşında iki çocuğuna tek başına bakmak zorundadır ve uçmayan hosteslik işinde çalışmaktadır. Açlık Oyunları'ndaki gibi 'seçilmiş kişi'lik önüne gelmeyecektir, oklarını kullanmadan girişimciliğini konuşturması gerekecektir. Kendisi çok zeki bir kızdır, kendi halinde bir mucittir. Zamanında köpek tasması icat etmiştir ama tutmamıştır. Şimdiki icadı ise vileda olacaktır.


-Ne icat ediyorsun diyolar, köpek tasması ve vileda diyorum, arkamdan gülüyorlar bana...
 

Paspas deyip de geçmemek lazım. Sonuçta fermuar bile harika bir buluş düşününce. Ortadan geçen zımbırtının şap diye iki yakamızı bir araya getirmesi sizi de heyecanlandırmıyor mu mesela? Tamam... Joy'un paspası süper emici özelliğe sahip. Böyle upuzun püskülleri var. Üstelik başlığı çıkarılıp çamaşır makinesinde yıkanabilir. Joy televizyona çıkıp böyle anlatınca, alıyor da millet... Azıcık eleştirel başarı öykümüz de sürüp gidiyor böyle..

Biri el verse şu Feridun Bitir de köşeyi dönerdi aslında ama işte yanlış zaman, yanlış ülke...
 

Puan: Alıyorum...


Amman Hocam 1 (Les Profs) - Le Hababam 

Türkçe çevirisinden anladığım kadarıyla, bu film bu haftaki yerli komedi boşluğunu dolduruyor. Film, memleketin her yerinde Türkçe dublajıyla gösteriliyor. Fransızlığına bakmadan, açıkça söylemek lazım: Kötülüğü fragmanından belli! Fransa'nın yaramaz öğrencilerinin olduğu okulda, oranın Hababam Sınıfı'nda (Le Hababam) geçiyor olay. Aklıevveller "Dinsizin hakkından imansız gelir" (dublajlı olunca, böyle anlaşılabilir) diyerek ülkenin en kötü hocalarını da dolduruyorlar buraya. Macera başlıyor. 

Puan: Hocasına 5, öğrencisine 5


Sevimli Tilki (Agent F.O.X.) - 'Büyüyünce Tarantino'ya gidersin'

Tilki var, sevimli.

Puan: Çok sevimli.


SONUÇ - And the Oscar goes to....

Oscar, beraberinde bereketini de getiriyor ve üç film öne çıkıyor bu hafta. Uzunluğuna ve filmde oynayanların bile arada durup mola verme isteğine karşın The Hateful Eight soluksuz izlenmelidir. Aynı şekilde Creed de, efsaneyi güzel doğurmuş; yeni nesil çok güzel bir Rocky filmi. Eğlenirken ekonomini geliştirmek ve bankacılığa lanet okumak için Büyük Açık da ideal, en azından işletme finallerine çalışırken aç, yanda çalsın... 


Hoca test yapacakmış zaten...
 

Son not: Joy dahil olmak üzere filmlerin hepsini  hdtekpartaltyazilifilmizlemecehennemi.com tarzı online izleme sitelerinden bulunabileceğini söylemek boynumun borcudur. Oscar ödülleri için Akademi'ye gönderilen kopyalardan sızmış, gani gönüllü bir akademi üyesinin işi galiba. Cebinde parası, şehrinde güzel film gösterecek sineması olmayanlar utanıp sıkılmadan izlesin. Unutulmaya yüz tutmuş korsancı abilerimizin anısına...

@duraladam

-BİTTİ (Kızlar! Haftaya Burak Özçivit ve Murat Boz var)

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

pekila.comPekila.com içerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.7.2018)

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."

Hande Turkutlar, Eczacı


Diğer yorumlar ->

(29.6.2018)

400 bin icra dosyası bulunan 528 bin nüfuslu Çorum'da, 11. icra dairesi törenle açıldı...

"Adamlar halkın ihtiyaçlarını doğru tespit edip ona göre hizmet götürüyor. Sonra vay efendim AKP nasıl bu kadar oy aldı... Alacak tabii..."

Onur Fayhatlar, Diş Hekimi


Diğer yorumlar ->