Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

TRT Çocuk'tan Açıklama: ''Kaz dağları ile ilgisi yok. Genel olarak bilmiş bilmiş konuşan çocuklara sinir oluyoruz...''

Advertisement
-> Türkiye Profesyonel Futbolcular Birliği: ''Dakikalar şehrimizin plakasını gösterdiğinde taraftarların cep telefonu ışıklarını yakması bizi inanılmaz motive ediyor...''
-> Falcao'nun gelmeyişiyle kendisini tekrar 1.santrofor pozisyonunda bulan Djagne, soyunma odasına meyve ve sıcak havlu istedi...
-> Bayram sonrası memleketleri Türkiye'ye dönen Suriyeli mülteciler aynı fikirde buluştu: ''Suriye'de yaşanmaz abi, gezeceksin 1 hafta sonra döneceksin...''
-> Ankara'da ağustos ayındaki Ferhat Göçer konseri sayısının mevsim normallerinin altında seyretmesi yetkilileri kaygılandırıyor..
-> Kültür ve Turizm Bakanlığı ''Japonlarda olsa cam fanus içinde korunacak olan tarihi eserler'' listesini yayınladı...
FOTOHABER

İsviçreli bilim insanları, ilginç sarı saçları olan moron politikacılar familyasının yeni bir üyesini keşfetti...

Her yağmurda denizle birleşen Üsküdar sahiline ''Mavi Bayrak'' müjdesi...

SPOR

İstanbul’da Oynanacak Chelsea-Liverpool Maçı Öncesi Taşkınlık Yapan İngilizleri Dövecek Küçük Esnaf Takımı, Hazırlıklarını Tamamlayıp Maç Saatini Beklemeye Başladı..

14 Ağustos’ta İstanbul Vodafone Park’ta oynanacak Chelsea-Liverpool Süper Kupa Finali için İstanbul’a gelmesi beklenen İngiliz holiganları döve döve adam edecek esnaflarımızda moraller yerinde. Tamamı darp suçundan tutuklanıp nöbetçi hakim tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış esnaflardan oluşan takımımızda eksik veya cezalı esnaf bulunmuyor. devamı...
BLOG

Sıkça Sorulan Sorular'da Bugün: Burcunuza Göre Doğru Pokemonu Seçme Rehberi...

DERGİ
ANKET

N'olmuş n'olmuş?

HALKIN SESİ

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Bodrum Kaymakamlığı, Bayram Tatili Bitmesine Rağmen İlçenin Çeşitli Yerlerinde Gizlenmeye Devam Eden 20 Bin İstanbullu'yu Sınır Dışı Etti...

Bayram tatilinin neredeyse sonuna gelinmesine rağmen hala Bodrum'u terk etmeyen İstanbullular'a yönelik operasyonda ayrıca 2500 civarında Ankaralı da kıskıvrak yakalanırken, tatilciler bulunan ilk otobüse bindirilerek memleketlerine sınır dışı edildi. devamı...

Üç Yıllık Arayışın Sonunda İş Bulmayı Başaran Taner Buyar(26)'dan Sosyal Medya Linç Ekibindeki 4 Milyon Çalışma Arkadaşına Hüzünlü Veda...

Sosyal medya linç ekibinde 6 yıldır başarıyla görev yapan Taner Uyar(26), önümüzdeki pazartesi nihayet gerçek bir işe başlayacak olması nedeniyle görevinden ayrılmaya hazırlanıyor. devamı...

İçişleri Bakanlığı, Kamusal Alanlardaki Başıboş Çocuk Terörüyle Etkin Mücadele İçin Düğmeye Bastı

Blog

Yeni Başlayanlar ve Bugüne Dek Şuursuzca Binenler İçin: Sarı Dolmuş Gerçekleri!

Çulsuzluğumu dikkate alıp taksiyi elersem ve vapuru da iskeleye olan uzaklığımdan dolayı listeden çıkarırsam, en sevdiğim ulaşım aracı dolmuş benim. Sarı dolmuş. Ufak bir kitleyle, g*t kadar bir aracın içinde en azından ‘’oturarak’’ bir yerden bir yere ulaştığım canım sarı dolmuş…

Canım sarı dolmuş diyorum da işte, bunun da kendi içinde dikkat edilmesi gereken, herkesin bildiğini sandığı ama asla o an dikkat etmediği bazı durumlar da var ve bunlara dikkat edilmediğinde dolmuş bir anda cehenneme dönüşebilir. Hele ki trafik varsa. Hele ki mesaiden çıkıp evlerine ulaşmaya çalışan insanların burunlarından alev de değïl direkt ejderha çıkardıkları o lanetli saatlere denk geldiyseniz. Hele ki mevsim kışsa...

Bugün yeni başlayanlar ve başlayıp da duruma henüz uyanamayanlar için sarı dolmuşlarda hayatta kalma ve maksimum verim alma kurallarını inceleyeceğiz. Hadi buyurun...
 

1. Oksijen ihtiyacı

Oksijensiz yapamayanlardan mısınız? Henüz fotosenteze geçmediniz mi? O zaman cam kenarı haricinde başka yere oturmak neden? Neden insanların arasına sıkışmak ve onların gün boyu sarfettiği ter kokularını çekmek? Salak olmayın, cam kenarına oturun. Düşünsenize hem; dolmuşun bütün air condition sistemini sizin yönettiğinizi… Oranın bir çeşit gezici Mikail şubesi olmak istemez misiniz? Cam kenarını kollayın, tıpkı arkanız hassasiyetinde...

 
- Pardon bizim 20 liradan 1 Beşiktaş vardı ama?
 

2. Kalça sıkılaştırmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı...

Spor yapmak isteyip de zamanı olmayanlar buraya iyi baksın. Şoför koltuğunun hemen arkasında, kapı tarafındaki yer tam sizler için! Yanınızda oturanı tanıyorsanız ona yapışırsınız, yok eğer  yabancı ise tutunacak tek bir dalınız dahi yok. Bu da demek oluyor ki dolmuşumuz her viraj aldığında siz koltuğa 15 squat gücünde kıçınızla tutunmak zorundasınız. Yoksa sizi yerden toplarlar (ya da toplamazlar, diğer yolcuların insafına kalmış biraz o). Neyse diyeceğim o ki Latin ekolünden bir popoya sahip olmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamazsınız inanın bana. Günde 2 defa o koltuğa otursanız 3 haftada mucize değişime tanık olursunuz...

Bir de buranın yaz aylarında çok aksiyonlu bir olayı var. Şoför bir anda içeriye hava girsin diye otomatik kapıyı açıveriyor.  O an kısa metraj bir film şeridi geçiriveriyor kafanızın içinden (Spoiler: Filmin sonunda suratınız asfaltla bir bütün oluyor)


Mucizenin adı: Her gün Kadıköy - Bostancı
 

3. Ben zaten her acının...

Sen hasbelkader keyfin yerinde başladığın bir günün sabahında dolmuş koltuğuna oturduğun anda başlayan arabeskle bir anda dünyanın kararması ne demek bilir misin abidin? Gidişi sana en çok koymuş, seni bir zalıma bir vefasıza satmış, onulmaz dertlere koymuş eski sevgilinle sabahın körü dolmuşta karşılaşmak, hatta gelip direkt üzerine oturması gibi bir ağırlık o işte. Diyeceğim o ki, o günkü mood’unuzu dolmuş şoförünün playlist tercihine ve insafına bırakmak istemiyorsanız kulaklığı falan unutmayın işte. O yoksa en azından bir pamuk falan bulundurun, gerekirse selpak tıkayın kulağınıza…


Beni musait bi yerde atabilir misin kaptan? Yok yavaşlamadan, bu hızda... 
 

4. “Ben sözelciyim abi”

O zaman direkt dümdüz söylüyorum, dolmuşun en arkasına oturun. En dibe. En bilinmezliğe. Şoför hizasına. Sanki o dolmuş üretim bandından çıkarken fabrikadaydınız ve sizi de orada unutmuşlarcasına, soğukkanlı, bezgin ve umarsız bir şekilde dışarıya bakın. Evet biraz tekerlek üstü, evet her tümsekte götünüz bir karış havalanıyor ama para pul işlerinden en uzak burada durabiliyorsunuz. Kendi ücretinizi ödedikten sonra kafanıza rahat, “Arkadan 2 kişi ne vardı, 10 TL’den bir kişi kim verdi” gibi dertlerden uzaksınız...


- 30'dan 2 kişiiii göztepe ışıklaaar, arkadan 20 uzatan 1 kişinin üstü...
- PARDOON ŞURDAAAN Bİ KİŞEEAAA VEREBİLİR MİSİNAAZ?
- Hay Allah belanı versin! Kaçta kaldıydık şimdi…

 

5. Çekici görünen tuzak: Şoför yanı

SAKIN! En tehlikeli yerlerden biri şoför yanı. Olayla bire bir ve zorunlu bir etkileşimin döndüğü zehirli yer orası. Trafik yüzünden zıvanadan çıkmış şoförün o çılgın manevralarına, sollamalarına ve intihar eğilimine en önden seyirci olmak, iki dakikada bir düzenli olarak kelime-i şaahadet getirmek gibi bir temenniniz yoksa oraya oturmayın. Hadi bunlardan korkmuyorsun, şoförle olan o ömür tüketici iletişimin ihtimalinden de mi korkmuyorsun?


- Benimle sıcak ve keyifli bir sohbete var mısın?


6. Dünyaya bacaklarımı uzatmak için geldim...

Orası işte sağ en arka. Teker üstü. Önün bomboş. Kulağa güzel geliyor değil mi? Ben seni bir de fren esnasında yere köy pidesi gibi uzanırken görmek isterim açıkçası. Ne olduğunu anlamadan hem kayan poponu hem de öne doğru savrulan bedenini kontrol edebilecek robotik zikimsonik sistem mevcutsa sende otur buraya. Bence oturma ama. Sn blrsn.


 - İnsanoğlu kuş misali...
 

7. Yorgunların ve üşümüşlerin cenneti...

En arka koltuğun en ortasından bahsediyorum... Ne para alış-veriş derdiyle ilgileniyorsun ne de başka bir şey ile. Yanındaki hiç tanımadığın insanların arasında kıçını yerleştirip o şekilde trafiğin durumuna göre ısınıyorsun usul usul. Sollama anında sağa sala uçmak yok, öyle sıkışmışsın ki istesen de bir yere kıpırdayamıyorsun. Üstüne bir de camı ‘’aç-kapa’’ diye insanlara imkansızlığından ötürü emirler sarfedebiliyorsun. Ol diyorsun ve oluyor. Dolmuşun tahtı bence kesinlikle orası. Müşteri olma, kral ol...

 

Hadi kazasız belasız ^^

 

(Mervously Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->