Zaytung.Com Zaytung.Com
SİNEMA

Vizyonda Bu Hafta: The Circle (Wikipedia'ya girilemeyen ülkeden, modern dünyanın dertlerine bakış. Tür: Dram)

-> Aynı gün hem Wikipedia'yı hem evlilik programlarını yasaklayan hükümet, toplumun her kesimine eşit mesafede olduğunu bir kez daha gösterdi...
-> Bugünkü KHK ile Evlilik Programlarının yasaklandığını öğrenen milyonlarca yenge, kız bakmak için hastanelerin Acil Servislerine akın etti...
-> Evlilik programlarının boşluğunu doldurmak için bir sonraki KHK ile evde kalmış kızlara koca atanması bekleniyor...
-> Yasaklanan evlilik programlarının, DNS ayarlarını değiştirerek yayınlarına devam edecekleri açıklandı...
-> Türkiye'yi çekemeyenler listesine son olarak Vikipedi de eklendi...
FOTOHABER

Erdoğan, vatandaşı da es geçmedi: ''Siz de yazlıkların cebine iyi bakın. Unutuyorsunuz hep biliyorum...''

BLOG

William Wallace’dan Bu Yana İskoç Seven Bünyelerin Yeni Gözdesi: Scottish Fold

HALKIN SESİ

Antalya Valiliği, şehirde ev ve alkollü içki satan mekanlar haricinde kalan her yerde içki içilmesini yasakladı...

"'Turizm bitmedi, biz bitirdik' demek için düşünülmüş bir hamle sanırım. Hani 'siz kovmadınız ben istifa ediyorum' gibisinden..."
ANKET

Düğün davetinden nasıl yırtmayı planlıyoruz?

SPOR

Gazetecileri Döven Başakşehirli Futbolculara Düşük Cezalar Verildiği Eleştirilerine TFF'den Yanıt: ''Gazetecilik faaliyetleri yüzünden dövmediler...''

Çaykur Rizespor maçı sonrasında gazetecilere saldıran Başakşehirli futbolcular Volkan Babacan, Ufuk Ceylan, Yalçın Ayhan ve Emre Belözoğlu'na verilen cezaları düşük bulan futbolseverlerin isyanına Türkiye Futbol Federasyonu'dan yanıt geldi. Federasyon'dan yapılan açıklamada, dövülen medya mensuplarının gazetecilik faaliyetleri yüzünden dayak yemediklerinin altı çizilirken olayın çarpıtıldığı ifade edildi. devamı...
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bu hafta geçmişteki parlak ve başarılı günlerinizin tekrar gündeme gelmesi şimdiki durumunuzla kıyaslandığında biraz canınızı sıkabilir. O günlerin, 1 saatliğine belediye başkanı koltuğuna oturduğunuz 1993 23 Nisan'ından ibaret olması canınızı biraz daha sıkabilir... devamı...

''Evet'' oyuna itiraz ettiği gerekçesiyle sandık görevlisi Melisa Yet'i darp eden AKP Kartal Esenlik Gençlik Kolları'na "Gazi" ünvanı veriliyor...

Haftanın Kitapları: Alper Canıgüz'den Kan ve Gül, George Orwell'den Papazın Kızı (Yandırdııı biziii)

Sektöre Giren Dev Kulüpler, TV Ekranlarına Taşınan Maçlar... Son 1 yılda eSpor Arenasında Akılda Kalan 5 Olay

KHK İle Kamudan İhraç Edilen 4000 Kişiden Ortak Açıklama: ''Bizi de en çok Esra Erol'un işsiz kalması düşündürüyor...''

Yeni yayınlanan KHK ile evlilik programlarının yasaklanması Türkiye'de gündeme bomba gibi düşerken, konu aynı KHK ile kamudan ihraç edilen 4000 kişinin de ortak gündem maddesiydi. Ortak bir basın açıklaması yapan grup, işsiz kalan Esro Erol, Zuhal Topal ve Seda Sayan'a sahip çıkılması çağrısı yaptı... devamı...

2 Haftadır Saray'a Çağrılmadıkları İçin Boşluğa Düşen Muhtarlar, Erken Seçim İstiyor...

Referandum sürecinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yoğun bir biçimde ağırlanan muhtarlar, sandıkların açılmasıyla birlikte ilginin kesilmesinden dolayı rahatsız. Muhtarlık vazifelerini yerine getiremeyecek kadar boşluğa düştüklerini belirten mağdurlar, en kısa zamanda bir erken seçime gidilmesini istiyor.devamı...

Tek-tip ve Bedelli Askerlikle İlgili Gerçekten Çok Önemli Bazı Gelişmeler Oldu

Zaytung'u twitter'da takip et

Vizyonda Bu Hafta: Kabuktaki Hayalet (Ben kimim? Gerçek nedir?), Biz Size Döneriz (İş var mı? Maaş nedir?)

Bu hafta, meşhur anime Ghost in the Shell'in (Kabuktaki Hayalet) Hollywood uyarlamasını izlerken insan beyninin sibernetik bedene aktarılması üzerine kafa yoracağız. Gerçekliği sorgulayacak, "İnsan sayborg da olsa bir anne ister" diye çıkarım yapacak "Scarlett Johansson’un bedeninde beyin olsam" diye iç geçireceğiz. Sonra, Biz Size Döneriz'de hayat gerçeklerine çarpıp genç işsizlere üzüleceğiz. Aklımıza "İş var da, bu beğenmiyor" diyen ana baba gelecek, varoluşumuzu gözden geçireceğiz: “Evrende bana göre iş var mı?”

Hazır 'işsiz' demişken bir İsmail Abi sahnesi koyalım şuraya, içinde Halit Akçatepe de olsun, mekanı cennet olsun, sonra geçelim yazıya:


Güle güle Halit ağabey...
 

Kabuktaki Hayalet (Ghost in the Shell) - Animesi daha güzelayatu...

Ghost in the Shell 1995'te, Masamune Shirow’un mangasından animeye uyarlanmış ve ortaya bir başyapıt çıkmıştı. Wachowski Kardeşler de bu filmden esinlenmiş, olaya siyah gözlük ekleyerek Matrix'i çekmişti. Şimdi ise; sibernetik, hibrit, farkındalık, benlik kavramlarıyla kafa bulandıran filmi, Hollywood doğrudan uyarlıyor. Yönetmenliği Rupert Sanders yaparken en son Lucy filminde beyniyle gündeme gelmeye çalışan Scarlett Johansson başrolü alıyor.


Nedir yani?

Öykü, yakın gelecekteki distopik bir dünyada büyük bir deneyi, Proje 2501'i odak alıyor. İnsan beyinleri, çalar saat ve radyo da dahil birçok özelliği olan, akıllı telefon gibi gelişmiş sibernetik bedenlerle birleştiriliyor. Tabii bu işin bir bedeli var. Deneyin başarılı sonucu Mira isimli sayborg (S. Johansson) asker-ajan olarak kullanılıyor. Dövüşken özellikleri de iyi olan Mira, Proje 2501'de çalışan bilim insanlarını öldürmeyi görev bilmiş bir hacker'ın peşinde... Anladığımız kadarıyla hacker, bu sayborg işlerine karşı; "Günah bunlar! 'Sibernetik' kutsal kitapta yazmıyor" diye düşünüyor.

Mira'nın Blade Runner'daki Nexus 6'lara benzer şekilde, vücüdu etten kemikten oluşmuş gibi olunca sorunlar da çıkıyor: "İnsanım ben insan! Vitrin mankeni ya da Jetgillerdeki hizmetçi robot değilim ki" diye düşünerek geçmişini, ailesini, kimliğini, amacını sorguluyor.


- Şişme bebek değilim ben! Şerefsiz!!
 

Olmuş kısımlar:

* Animedeki atmosfer özenli bir şekilde yaratılmış. Neon ışıklar ışıldıyor, AdBlock'un engelleyemediği troll reklamlar gibi gökdelenlerin önünde koca koca reklam görüntüleri dönüyor. Ara sokaklar ise tekinsiz… Distopik kentimiz, ışıltılı yüzünün ardındaki tekinsizliğiyle Kurtuluş semtini hatırlatıyor.

* Anlatımda farklılıklar var ama giriş kısmı animedekiyle aynı gibi... Böyle olunca en başından etkilenmeye başlıyor, öykünün içine giriveriyoruz. Filmin müthiş müziği de yine alıp götürüyor bizi (alıp nereye götürüyorsa, animeyi izlediğimiz gazete kuponuyla alınan dandirik VCD Player'a mı?).

* Scarlett iyi; beyin ameliyatındaki dikiş izlerini gizlemek ister gibi kaküllü saç stili, "Böyle vücut anca sibernetikte olur" fiziğiyle iyi gitmiş role. Keza, Juliette Binoche da öyle... Hem anaç hem de cool olabilen, proje başındaki bilim insanı rolü tam ona göre. Great job diyelim, filmin castçıbaşına...

* Filmin birebir yaratımdaki başarısı, Mira'nın en sadık yoldaşı ve tam bir görev adamı olan Batou karakterinin (Pilou Asbaek) animeyle benzerliğinde de kendini gösteriyor. Gerçeğinden baka baka aynısını çizseler anlarım da, çizimden baka baka nasıl aynı yaptınız o adamı siz?!


Kıvamını biraz kaçırsalar Jason Statham'a benzeyecek, mundar olacakmıştı adam...
 

Olmamış kısımlar:

* Felsefe sığlaşmış. Tabii Hollywood dünyanın dört yanına film götürüyor; anlayan var, anlamayan var, "Scarlett doğru dürüst dövüşmüyor, sevişmiyor" diye salondan çıkan var... Öyle olunca, animede anlamak için not tutup marker'la çizdiğimiz benlik, farkındalık kavramları hiç söz konusu olmuyor.

* Felsefe sığ olunca, aklımızda bir söz kalmıyor. Örneğin, animede Puppet Master'ın söylediği "Hafızanın ne olduğu tanımlanamaz ama hafıza insanlığın ne olduğunu tanımlar” gibi düşündürücü bir söz yok. En fazla "Anam kim", "Onun anası kim", "Peki onu kim doğurmuş" diyen meraklı gözler var.

* Animede şirket-hükümet-şubeler arası entrikalar daha çekiciydi. Ayrıca Puppet Master ismindeki hacker çok daha çetrefildi. Burada ise, Hollywood'un klişe kötü niyetli adamlarından bir adet kötü var; hacker da Puppet Master kadar karizmatik değil, hitabet gücü eksik (Liderlik vasfı yok abi)...

* Ayrıca, 2017 yapımı bir film olarak yeni Ghost in the Shell'de; 1995’teki distopik gelecek tasarımın ötesinde şeyler görebilirdik. Sinyalle haberleşiyorlar, telepati yapıyorlar daha ne istiyorsun diyebilirsiniz, ama ne bileyim, onun güncellemesi gelmiş mi şimdi mesela?..


* "Daha ne göreceksin mk" anlamına gelen bir film karesi...

Puan: "Animesi daha bi' başkaydı" anlamına gelen bir 70...

 

Biz Size Döneriz - Bikinili kadın olmadan da gençlik filmi yapılabiliyor demek?

Doğa Can Anafarta isimli 1987’li genç bir yönetmenin yönettiği bir gençlik filmi...  Anafarta'nın dördüncü filmi olduğunu görüyor; bu yaşta CV'sini iyi doldurmuş maşallah, kesin orta derecede İngilizce de biliyordur diyoruz. Film ülkenin sinemalarında pek dile getirilmeyen (oysa genç sinema kitlesi ya işsizdir ya işsiz olacaktır) işsizlik konusuna değişik bir kurguyla bakıyor:


Eskişehir nerede?

Oyuncu kadrosu da genç isimlerden oluşuyor: Çağlar Ertuğrul, (Jake Gyllenhaal’a benziyor diyorlar bazı yerlerde. Beni de cücüklü halimle hep Teoman'a benzetirler.;) Bestemsu Özdemir, Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı, Tarık Ündüz ve Hande Soral... İşte bu oyuncuların güzel enerjisiyle, yeni mezun gençlerin iş bulma macerasını görüyoruz. Bunlar Eskişehir’de hazırlık sınıfında tanışıyor ve mezuniyet sonrası İstanbul'a yerleşiyor (Yalnız, bari bir sahneyi Eskişehir'de çekeydiniz, isteseydiniz ben Porsuk'ta yüzen gondol çekip gönderirdim size)...

Mühendislik, moda tasarımcılığı, beden eğitimi öğretmenliği gibi bölümlerden mezun bu 3 kadın 3 erkeğin iş bulma-âşık bulma-beladan kaçma macerası; ileri geri saran, durduk yere hızlanan delibaş bir kurguyla beraber eğlenceli oluyor.


- Şimdi de "Acayip Jake Gyllenhaal'a benziyirsen" isimli şarkımı okuyacağım...
 

İyidir iyi:

Filmde kendimi buldum: Ben de ayda bir ulusal sınava girip ÖSYM’ye 90 lira sınav harçlığı veriyorum, akademi kapılarında sürünüyorum, 20 gün sonra stajdan kovuluyorum ahaha derken sinirim bozuldu, baya eğlendim. Ayrıca işsizlik ve aşksızlıktan kuduran gençlerin kaygılarını, ülkenin politik kaygılarıyla birleştirme çabası da -mesela birinin sürekli patlamadan korkması- takdir edilesi... Bir de karakterlerin kaygıları çocuklukta yaşadıklarına da bağlanıyor; derken gençliği evire çevire inceliyor yönetmen. Oy istemeye gelmiş gibi parmaklarını birleştiriyor, genç dertlerini dinliyor.

Anafarta, içinde varsa dökmüş gibi... Perdede dertleşiyor gibiyiz, "Ah canım bizde de var o kaygılardan" diyoruz. Bu kaygılar filmin kurgusuna da yansıyınca kurgu bir türlü yerinde duramıyor.


Sağdakini yönetmen, soldaki beyazlıyı da biz seyirci olarak düşünebiliriz...
 

Yalnııız:

Bir süreden sonra kurgu öykünün önüne geçiyor. Filmin kurgusunda da bulunan Anafarta belli ki kurgu programında vakit geçirmeyi, ses kanalı çubuğuyla oynamayı, efekt koymayı, render almayı senaryo yazmaktan daha çok seviyor. Bir de film eğlenceli bir şekilde kıvamında giderken bir yerden sonra Yeşilçam melodramına sapması tuhaf kaçıyor. 

Madem Yeşilçam’a kadar gidecektik, melodrama sapmak yerine Hababam Sınıfı ile bağlasaydık. Hababam Sınıfı Tatilde filminde kendilerini Mahmut Hoca'ya ispatlayan gençlerin korulukta açık hava lisesi yapması gibi, kendi plazalarını yapsalardı onlar da. Filmi seslendiren Yetkin Dikinci çıkıp gelseydi ve Aldırma Gönül eşliğinde "Plaza her yerdir arkadaşlar" deseydi...


"Hocam, sırama yine ot koymuş Güdük Necmi" repliği de yakışırmış bu adama...

Puan: "Daha fazla çaba göstermelisin" anlamına gelen bir 65
 

Patron Bebek (The Boss Baby) - Torpille gelmiştir kesin

Bu animasyon, oldukça eğlenceliye benziyor, güle güle birkaç kere izledim. Madagascar serisini yapan Tom McGrath yönetmen; filmde de takım elbiseli bir bebeğin yürüttüğü gizli görev anlatılıyor. Bebek, yetişkinlerin sevgisi açısından köpekleri bebeklere rakip görüyor, onları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Aslında sosyal medya paylaşımlarında kendilerinin en önemli rakibi olan kedilerle de bir mücadeleye girişilebilirmiş (kedi her türlü alır):


Şimdi aklıma geldi, bir çocuğun hurda şofbeni robot sanarak konuştuğu şu videoyu izledim geçen, o da kendisini Ghost in the Shell'deki gibi bir evrende sanıyor herhalde, eheh (bundan da film fikri çıkar ki, yapımcı Dreamworks'e bi' mail atsam dönerler mi?)


Diğer:

Vizyonda 4 film daha mevcut: film daha var: Nazi işgali sırasında hayvanat bahçesinden hayvanları kurtarma çabasını anlatan Umut Bahçesi, durduk yere Paris'in dört yanına bomba döşeyen 10 genci ele alan Nocturama: Paris Yanıyor, Sarıkamış cephesini gösteren Sarıkamış Çocukları haftanın politik dramları olarak düşünülebilir. Bir de galada çekilmiş sevişme karesini, kurumsal haber sitelerinin manşet fotoğrafını yapmaktan utanmadığı, yerli bir aşk dramı Aşk Uykusu var..


Galadan akılda kalan da çengel şeklinde bir dil oldu böylece...


SONUÇ - Peki vizyonda ne yok?

Aslında bu hafta, Hizmetçi (Handmaiden) isminde pek iyi bir film gelecekti, uzun uzun anlatacaktım ama gösterimi bilinmeyen bir tarihe ertelendi. Bir festivalde izlemiştim; filmin çoğunda lezbiyen sevişme sahnesi olduğu için önümdeki teyzeler 2 saat boyunca cıkcıklamıştı, onları da anlatacaktım size... Neyse, gelirse yine anlatırım. Bu haftanın kalburüstü alternatifleri ise Kabuktaki Hayalet ve Biz Size Döneriz... Özellikle gençler için iyi bir hafta; teknoloji ve gerilimli atmosfer sevenler Kabuktaki Hayalet'e, kendileri gibi geleceksizlikleri görüp eğlenmek isteyenler diğerine gidebilir. 

Son olarak bir de duyuru yapıp kaçayım: 97 dizi senaristi, dizi sürelerinin 60 dakikaya indirilmesi için bir açıklama yaptı, okuyunuz ve bir şekilde destek veriniz efendim... Umarım sonuca ulaşır da Cesur ve Güzel, Vatanım Sensin vs. takip ederiz, arada yerli dizi bile yazarız. Güzel olmaz mı? 

-BİTTİ (Haftaya güzel bir Reha Erdem filmi var. Ooo, auteur yerli yönetmen anlatmıyorduk ne zamandır)-

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Haberler:

(27.4.2017)

Antalya Valiliği, şehirde ev ve alkollü içki satan mekanlar haricinde kalan her yerde içki içilmesini yasakladı...

"'Turizm bitmedi, biz bitirdik' demek için düşünülmüş bir hamle sanırım. Hani 'siz kovmadınız ben istifa ediyorum' gibisinden..."

Eren Erocaklı, Yazılımcı


Diğer yorumlar ->

(26.4.2017)

AKP Silvan Gençlik Kolları Başkanı, belediyeye bekçi olarak alındıktan sonra kayyım tarafından başkan vekili yapıldı...

"AK Parti Silvan teşkilatında pek bi kimse yok anladığım kadarıyla. Başka bir ilçede o avantayı kapabilmek için en az il başkanı falan olmak gerekir..."

Sercan Erdek, Büfeci


Diğer yorumlar ->