Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Paranoya Devri: Korona’dan Sonra Muhtemelen Üç Buçuk Atarak Yapacağımız Şeyler...

-> İtalya ve İspanya Sağlık Bakanları, Covid-19’u 5 günde yenen Fatih Terim ile resmi temasta bulunmak üzere Türkiye’ye geliyor...
-> Sağlık Bakanı Koca: ''Koronavirüse karşı aldığımız önlemler sayesinde en azından trafikteki ölümleri durdurduk. Yani, olaya bir de böyle bakmak lazım...''
-> Sağlık Bakanı: ''Takriben 9 ay sonra yaşanacak aşırı sayıda doğum vakaları ile Covid-19 kayıplarımızı telafi edeceğiz...''
-> Alınan tedbirlerin ardından Libya iç savaşı kaldığı yerden devam ediyor...
-> Lucas Podolski'nin ''Maaşımdan fedakarlık yapmaya hazırım'' jestine Antalyaspor'dan şok yanıt: ''Ne maaşı?''
FOTOHABER

Türkiye, Corona’da da gelişmekte olan ülkeler seviyesine çıkmayı başardı...

''İBB otobüsleri kalabalık'' propagandası yapmak için pazar sabahı 6'da 40 kişiyi bir otobüse doldurup fotoğraf çektirten AK Parti yönetimi: ''Biz görevimizin başındaysak, lütfen siz de evinizde kalın...''

DERGİ
SİNEMA

Shaun of The Dead'den, This is The End'e... ''Dünyanın Sonu Komik de Olabilir Aslında'' Temalı Filmler

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

Bu yıl da 8 Mart'ı meydanlarda özgürce kadınları coplayıp, plastik mermiyle vurarak kutlayan AK Parti: ''Sırf şu keyif için bile iktidardan vazgeçmez insan..."

Haftanın Kitapları (Ayın da olabilir, net bir tarih vermek zor): Bir Ömür Nasıl Yaşanır, Kişi ve Kutsal, Saraybosna Marlborosu...

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Şimdi de Fenerbahçe'nin Başkanına Saran AK Parti Yönetiminden Samimi Açıklama: ''Ülkenin başka bir derdi olmadığı için, can sıkıntısından...''

Dün akşam oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılıların Kadıköy'deki 21 yıllık galibiyet hasreti de sona ererken, maçın ardından AK Partili önde gelen isimler, basın ve troller'in koro halinde FB başkanı Ali Koç'u istifaya çağırmaları da geceye damga vuran bir başka gelişme oldu. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Kaynatılıp İçilince Koronavirüs'e İyi Gelmeyen Bitki Keşfedildi...

Imperial Colllege of London Üniversitesi'nde bir süredir "Euphorbiaceae" ailesine ait "Manihot esculenta" adlı bitki üzerine yapılan araştırmalarda sona gelinirken, ülkemizde "Atdili" olarak da bilinen bitkinin koronavirüs dahil hiçbir şeye faydasının olmadığı neredeyse kesinlik kazanmak üzere. devamı...

Mehmet Cahit Turhan'ın Yerine Ulaştırma Bakanlığı Görevine Getirilen Mehmet Cahit Turhan'ın Gençliği İddialı Konuştu: ''Aynı hataları tekrarlamayacağım...''

Dün gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a imzalatılan kararnameyle görevden alınan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın yerine ismi tren kazaları ile sık sık gündeme gelen tartışmalı bir isim, Mehmet Cahit Turhan’ın gençliği göreve getirildi.. devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Küçük Prens (Kapak fotoğrafınız yazı ile birlikte bedava!)

Selamlar Vizyonda Bu Hafta yazılarının değerli takipçileri! Kurban Bayramı'nın ilk gününden itibaren filmlerin sıra sıra girdiği bu vizyon haftası, "genel izleyici kitlesi" sembolüne uygun olarak oluşturuldu. "Ufaklıklara ve her zaman ufaklık kalanlara" yönelik Küçük Prens animasyonu, ergenlere ve hep ergen kalanlara (en az 30 yaşına kadar tüm erkekler) yerli komedi denemeleri, kuzenlerle gidilesi bir ünlüler geçidi olarak Yok Artık ve "yaş 70 iş bitmemiş" filmleri 45 Yıl ile Stajyer sinemalarda sizi bekliyor. 


-Şştt, sağdaki arkadaşım... Az eğil de biz de görelim filmi!


Şuradan buyurun. En arkadan ikinci sıra:

Küçük Prens (The Little Prince) - 96 sayfalık kitabını kim okuyacak şimdi?  

Minnak gezegeninde tek gülüyle beraber yaşadıktan sonra gezegen gezegen gezen gezgin (Küçük Prens tekerlemesi) kahramanımız 10 küsurüncü kez beyazperdede... 2 sene önce 70'inci yılını doldurduğu için telif hakları ortadan kalkan kitabın uyarlamasını beleşe getirmiş yapımcılar. Olsun, telifi ortadan kalkar kalkmaz Küçük Prens baskısı yapmaya doymayan, bu iyi aile terbiyesi almış çocuğu piyasa emellerine alet eden yayınevcilerinden iyidir.

Filmin dışına çıkmayalım çok, fragmandan başlayalım:

'İşe yarar şeylerin hepsi nasıl küçücük bir kitaba sığıyor?'

Küçük Prens'ten bir alıntı okudunuz. Yani, diyor ki "Sadece kitapla olmaz, sinemaya uyarlayıp 3D gözlükle izletmek lazım"... Aynen! Küçük Prens'in film uyarlaması, kitabın öyküsünü kendi öyküsünün içine yedirmiş. Yani kitabı düz bir şekilde aktarmamış, bi 'aferin'i hak etmiş... Koca koca insanlar filmin ilk 20 dakikasında Küçük Prens yok deyip mızmızlansa da  "Ya atkılı çocuğu istiyom ben" diye zırlasa da bence güzel olmuş...


Hiç davranmayın. Ben Facebook kapak fotoğrafı yaptım bile...
 

'Ne meraklı bir kız. Bu yalnızca çocukların sahip oldukları tuhaf bir özellik'

Yine filmde de geçen bir Küçük Prens alıntısı bu da. Filmin hikayesini merak ediyorsanız kısaca şöyle: Annesi çok kontrolcü ve plancı olan bir kızın oyun oynama, sosyalleşme ve Küçük Prens'le tanışma macerası... TersYüz'deki gibi kendisini daralmış hisseden küçük bir kızı anlatan filmde, kent yaşamının da aşırı standart, cetvelle çizilmiş gibi dümdüz olduğunu görüp içimiz daralıyor. Öyle ki kendi doğaçlama mahallen için "Yaşasın çarpık kentleşmemiz" diyecek hale geliyorsun film devam ederken...


-Buralara kentsel dönüşüm gelecek diyorlar, doğru mu?..
 

'En iyi yüreğiyle görebilir insan'

Bu da kitabın en meşhur alıntısı."3D gözlüğe saplanıp kalma, çıplak gözle izle bazı yerleri" diyor yani... Bazı kötü sinemalardaki 3D gözlükler, bu rengarenk animasyonu, bazı bölümleri stop-motion olarak hazırlanmış bu şirin filmi bir hayli kötü gösterebiliyor çünkü.... 

Kıskançlık ve serbest çağrışım
Fransa'nın çocukları ne acayip şeyler okuyarak büyüyor ya. Bi' kere Küçük Prens'i Fransızca'sından okuyor piçler... Oysa biz bir nesil Keloğlan uyarlamalarıyla idare ettik, bir nesili Pepe'ye heba ettik... Aklıma geldi, bu Fransızların Kırmızı Balon diye bir masal uyarlaması kısa filmleri vardı, Oscar aldıydı hani... Filmde boyuna posuna bakmadan ideolojik-psikanalitik alt metin veriyordu çocuk ya....


İyi, zamanında "Yumurcak ve Öksüz Balon" diye uyarlamadık bunu... 


Puan: 90 (Kitabı 100)


Yok Artık - O ünlüler o filmde öyle bir şey yaptılar ki!

Yapımcının 'Sempatik Dizi Filmlerde Oynayan Ünlüler Kahvesi'nde girip biraz Serkan Keskin, az bi'şey Demet Evgar, bir miktar da Şebnem Bozoklu ve Erkan Kolçak Köstendil alayım derken dolu dolu ünlüyle çıktığı bir film Yok Artık. Oyunculuk iyi hoş da; fragmanı çılgınlarca tıklanan, salonları tıklım tıkıştıran yapım bekleneni veremiyor. 

Senaryo nedir?

Bu konuda güzel kitaplar var piyasada, kargosu bedava olandan bir tane söylemek lazım. Filmin senaryosunu Serkan Altuniğne yazmış, karikatürlerinde bolca kullandığı ilişki ve trafik hikayelerini kullanmış. Erkan Kolçak Köstendil, atıp tutan bir taksici klişesini oynuyor, (Levent Ülgen varken?) çevredekilere hikayeler anlatıyor... Bahsettiğim sempatik oyuncular da bunları skeç skeç canlandırıyor. Filmin sonunda tüm bu hikayeleri bağlamak istiyor Altuniğne ama olmuyor ("Yok artık, bu kadar mı kötü bağlanırmış" diye çıktık salondan)... 

Bağlayabildiğinde lisanslı senarist oluyorsun hoş... 


Müziği güzel ama...
 

Yani işte, hikaye bu... Kısa bir oyuncu değerlendirmesi:

Serkan Keskin: Üzerine yapışan naif İsmail Abi karakterinden kurtulmak için sık sık bağırıp çağırıyor (Limonata'yı hatırla)... Araya "Ananın-ebenin a.ı" sıkıştırıp serserilikler, çapkınlıklar yapıyor. Filmde, iki sevgilisi olup arada kalan maço şirinini oynuyor...

Algı Eke: Serkan Keskin'in ayrılmak isteyip de ayrılamadığı sevgili... Hafif gıcık, enerjik ve baskın kadın rollerini güzel kıvırmaya başladı bu aralar, takipteyiz... 

Şebnem Bozoklu: Bu kadının bir genç teyze/genç hala enerjisi var.  Onun "ehliyet sınavındaki deli" skeci çok tekdüze olmasına rağmen ablam döktürüyor. 


Görsele 10 saniye bakınca sıkıcı akraba ortamına hayat veren teyze ve/veya halanızı özlüyorsunuz...
 

Çağlar Çorumlu: İlk skeçte sokuyorlar oyuna... Maşallah! Yalnız daha iyi filmleri hak ediyor kendisi....

Necip Memili: Hafızasını kaybetmiş olmasına rağmen neden gerizekalı gibi davrandığını anlamadığımız bir adamı oynadığı için çok odaklanamadım...

Demet Evgar: Son skeçte ve en kötü hikayede oynamasına rağmen yine komik, yine güzel... 

Erkan Kolçak Köstendil: Sesi güzel...

Puan: 3 oyuncu + bilet parası 


Aşk Nerede? - Romantik komedi nerde?

Bu tür filmlerden çok çıkmaya başladı bugünlerde, hayırdır? 30'una gelmiş kadının mecburen evlenecek adam bulma denemeleri... Uluslararası Sıfır Beden Güzellik Standartları'na uymayan bir oyuncu (Hadi İnşallah'daki Büşra Pekin, Kocan Kadar Konuş'taki Ezgi Mola) başrolde oynuyor böyle filmlerde... Mutlaka kirli sakallı olması gereken mankensi bir adam da karşısına konuyor...

Sonuç: Mutlu son! Koca Pucca bile evlendi sonuçta...

Puan: Çeyrek altın


45 Yıl (45 Years) - 'Yıl dönümünü unuttun' tribi yok mu teyzem?

Haneke'nin Aşk filminde yaşlı iki insanın sanatsal romantizmini izlemiştik de "Haneke yine yaptı yapacağını" diye bağıra hıçkıra çıkmıştık salondan. Bu filmde de yaşlı iki çift var, evliliklerinin 45. yıl dönümü yaklaşırken herif üzücü bir mektup alıyor. Zamanında eski sevgilisi İsviçre Alplerinde geçirdiği bir kazada buzula düşüp ölmüşmüş, şimdi de derin dondurucu bir ortamda kaldığından bozulmayan cesedi bulunmuş. İlk günkü tazeliğini koruyan sevgilisi, herife eski anıları hatırlatıyor, meğer hiç unutamamış eskiyi, boyu devrilesice...


Eski defterleri açmak (Temsili değil)
 

Kadın bir hafiye gibi olayın peşinde düşüyor, tavan arasında bulduğu görüntüleri izliyor da üzük üzük üzülüyor... Öyle abartılı bir üzülme de değil, kocasının terk ettiği Türkan Şoray gibi bağrına taş basmıyor yani, minimalist film bu! Çiftimiz İngiltere'nin mükemmel görselliğinde yaşayıp yakalandıkları minimalist dramdan kaçamıyorlar... Buna rağmen, sadece bakışlarıyla çok şey anlatıyorlar, harika bir oyunculuk çıkarıyorlar.

Aç parantez: Zaten o yaşta neresiyle oynayacak? Bağır desen bağıramaz, kaç desen kaçamaz...

Puan: İki 45'lik


Stajyer (Intern) - Robert De Niro elden ayaktan düşmeden...

Racon kesen orta yaşlı rollerinden sempatik yaşlı rollerine yıllar önce dikey geçiş yapan Robert De Niro, emeklilikten sıkılan bir yaşlıyı oynuyor... Yaşlı kurt, Anne Hathaway'in canlandırdığı bir moda sitesi patronunun yanında stajyer olarak işe giriyor  ("Ben daha ölmedim" diyen yaşlı stajyerler arıyorlarmış çünkü)... 

Daha sonra ikilinin dostluğunu izliyoruz. "Buralar güzel gidiyor tamam" derken kadının bitmek bilmeyen ev sorunlarına geçiyor ve sıkılıyoruz. Bize ne canım senin özel hayatından, De Niro jest-mimiği izlemeye geldik biz...

Puan: Anne'ye 30, Robert'a 30 


Madımak: Carina'nın Günlüğü - Konular iyi, sinema kısmı da ardından gelir artık...

Geçenlerde giren Kanlı Postal gibi, yine çok önemli bir konuyu çekmeye girişen bir yönetmenin başarısız bir denemesi. Sivas'taki söz konusu şenliğe Alevi kadınının Türkiye'deki diğer kadınlardan farkını anlamak için gelen ve katliamda yaşamını yitiren Hollandalı Carina'nın günlüklerinden uyarlanıyor film... Ama, sevgili senarist-yönetmen olayı tamamen derin devlete bağlayıp ışık tutması gereken yere gölge yapmış maalesef. 

Nostalji: Eskiden ne güzel derin devlet vardı tabii, bir şeyleri örtmeye çalışıyorlardı. Şimdi Reis doğrudan vur emri verip daha şeffaf bir politika izliyor, Derin'e de gerek kalmıyor bu açıdan. (Yazının bu kısmına 18+ sınırlaması geldi)...

 Puan: Filme 50, Carina'ya 100

Adana İşi - Bakalım kaç Adanalı gidecek filme?

Fragmanından ne olduğu anlaşılan bir filmle sonlandıralım. Erkan Can'ın, Yılmaz Gruda'nın hatrına belki gitmek isteyen olur,  Murat Akkoyunlu'nun bağırarak koşmasından çok hoşlananlar olur, gidebilir tabii... Bir bankanın yanında tesisatçılık yaparken kasayı patlatan ve paralarını da fakirlere dağıtan, derken bir suç örgütünün ağına düşen küfürlü insanları anlatıyor...

Puan: 30 civarı


SONUÇ - Kaç ünlü var toplamda?

Bu haftanın kendi halinde vizyonunda Küçük Prens'i kesinlikle görün derim. "Yer yer güleyim ama çoğunlukla sıkılayım" peşindeyseniz Yok Artık'a da gitmeniz mümkün. Ama onun yerine bi' Uykusuz, bi N'aber dergisi alıp gülmeyi daha ucuza getirebilirsin... Sağlam bir festival filmi için ise 45 Yaş'ı kaçırmayın derim. Yazısını "Kaçırmayın derim" diye bitiren sinema yazarı klişesine de yakalandıktan sonra yazımı burada sonlandırırım...

@duraladam

BİTTİ (Bayramınız geçmiş olsun) - 

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(24.1.2020)

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Feriye Halansoy, Öğretmen


Diğer yorumlar ->

(17.12.2019)

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."

Yusuf Aldöğenler, Muhasebeci


Diğer yorumlar ->