Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz

Cem Uybur(27), Transfer Dönemiyle Birlikte Bir Kez Daha Hayat Boyu Bir Arada Göremeyeceği Paraları Konuşmanın Keyfini Yaşıyor...

Ligin bitip transfer döneminin başlamasıyla birlikte yeniden günlük sohbetlerinde ve twitter hesabında milyon dolar'lardan bahsetme şansını yakalayan Cem Uybur cephesinde keyifler yerinde... devamı...

Devlet Bahçeli, ''Gocunan şerefsizdir'' diye başlayan bir şiirde kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle Ozan Arif hakkında suç duyurusunda bulundu...

"Eğer iyi bi tazminat çıkacaksa beni kastetmiş diye ben de dava açayım. Az şerefsiz değilim bakma sen..."

Yozgat'taki çöp kamyonlarının test sürüşlerini yapacak yüzlerce aday arasından en uygun isim Adalet Bakanı Bekir Bozdağ oldu...

Zaytung Zone

Kavanozda limonata sezonumuz açılmıştır! Az kaldı yakında ayrana da fesleğen falan koyarız. Hep para tuzağı işte bunlar, en sevdiğimiz şey...

Beyin Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar (Evet o yüzde 10 olayı da...)

Transformers 5: Son Şövalye (Trafik canavarı bayramda ocaklara ateş düşürüyor...)

''Yallah Arabistana'' ilk kez doğal ortamı olan Twitter'ın dışında görüntülendi...

Röportaj: Özge Uzun'la 2. Kitabı ''Kalbimin Ses Telleri'' ve İlk Buluşmada ''Babaanne Donu''nun Önemi Üzerine...

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bir bayramı daha acısıyla tatlısıyla geride bırakırken aklınızdaki en önemli soru, sitenin bahçesine bağlı duran koyunu 2 ay daha nasıl besleyeceğiniz olacak. Bazı şeyleri öğrenmeniz zaman alıyor... devam...

Aile Bakanlığı'ndan, İlk Bayramlarında Ağır Psikolojik Baskı Altında Ezilen Yeni Damatlara Rehabilitasyon Desteği...

Ramazan Bayramı’nın geri kalmasıyla birlikte ruhsal ve mental buhranın eşiğine giren taze damatlara Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yardım elini uzattı. Damatların hayata yeniden kazandırılabilmesi için rehabilitasyon çalışmalarına başlandı. devamı...

Kılıçdaroğlu, Bayram Dönüş Trafiğindeki Vatandaşlara Seslendi: ''İnip bizle yürüseniz daha hızlı varırsınız aslında...''

Ankara'dan başlattığı Adalet Yürüyüşü'nde bugün Düzce'den Sakarya istikametine doğru hareket edecek olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yürüyüş öncesi düzenlediği basın toplantısında bayram tatilinden İstanbul'a dönen vatandaşlara seslendi...devamı...

Transformers 5: Son Şövalye (Trafik canavarı bayramda ocaklara ateş düşürüyor...)

Haftanın filmleri, bayramda karşılaşacağımız sıkıcı akraba ortamı gibi... Transformers 5, bi' şeyi 50 kere 'yapma' dediğin halde yapan, otobüste-trende mızmızlanıp duran bir çocuk gibi hiperaktif ve gürültülü, ağzına iki tane vurup susturasın geliyor. Politik bir polisiye olan Kara Gün de, sürekli Kılıçdaroğlu'nın liderlik vasfı-dolar kuru konuşan bir amca gibi; gideri var ama bayıyor da. Tek mekan gerilimi olmaya çalışan Berlin Sendromu ise, balon sesinden bile korkup baş parmağını dişleyen panik atak teyzemizi hatırlatıyor, tam geremiyor! devamı...

Gençlik Başımda Duman (Onur Haftası’na özel, LGBTİ bireyli film), Sniper: Duvar (Babalar Günü’ne özel, askerli tüfekli film)

Wonder Woman, Mumya gibi dev bütçeli filmleri geride bıraktığımız şu haftada, az parayla kotarılan mütevazı filmler göreceksiniz. Sniper: Duvar filmi, iki adam ve bir telsizle 90 dakikayı dolduracak, filmdeki dürbünün bile bozuk olduğunu görünce içiniz parçalanacak. Minimalizmin kutsal coğrafyası İzlanda’da geçen, 3-5 ergen ve yarım kilo balıkla çekilen Gençlik Başımda Duman'ı görünce ise "İzlanda hala krizden çıkamamış" diye düşüneceksiniz. Sefil durumdayız yani; çıkışta bağış kutusuna uğramadan geçmeyiniz lütfen
devamı...

Salur Kazan (Burak Aksak'ın ak sakallı dedeleri), Kedi (Instagram'dan ABD sinemalarına, bir başarı öyküsü)

Haftanın filmleri, bir dizinin ilk bölümü gibi: Önce TV dizisi olacağı duyurulan, sonra çaktırmadan sinemaya getirilen Salur Kazan: Zoraki Kahraman, Dede Korkut Hikayeleri serisinin ilk filmi. Mumya filmi ise, Mumya serisinin son filmi gibi dursa da aslında Dracula'nın, Frankenstein canavarının vs. toplanıp adam döveceği Dark Universe serisinin ilk filmi...
devamı...

Wonder Woman (Amazon Kezban Londra'da), Anayurt Oteli (Erken rezervasyonla kendini asma fırsatı)

Vizyonda bu hafta iki film öne çıkıyor: Restore edilmiş haliyle yeniden gösterime sokulan bir yerli sinema efsanesi Anayurt Oteli ve eli yüzü düzgün bir süper kahraman filmi, Wonder Woman... Wonder, incelikten uzak kaslı adamlarıyla, dumble kaldıran saplarla dolu GYM'lere benzeyen DC evrenine renk getiriyor. Barışçıl bir savaşçı olarak izlediğimiz bu çekici Amazon kadını, izleyiciyi kendisine âşık ediyor. Hazır âşık olmuşken sazı elimize alıyor ve bir güzelleme yazıyoruz bu güzele
devamı...

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı (Johnny Depp tekne animatörlüğü yapıyor, Javier Bardem'in ölüsü yetiyor...)

Turistik tekne turlarındaki rastalı animatörlerin Sparrow Baba'sı Johnny Depp’in türlü şirinlikler yapacağı Karayip Korsanları 5, haftanın öne çıkan filmi... Yaz sıcağına hasret olduğumuz şu zamanlarda, filmdeki cennet koy görüntüleriyle heyecanlanacak, okyanus dibine düşen karakterlerle suya çivileme daldığımız tatil günlerini yad edeceğiz. Zaten film öncesi-film arası sürekli tatil reklamı izleyen yerli turistler olarak canımız deniz çekecek, BİM’den alınan peynir-sucukla beslendiğimiz bir tatilin hayalini kuracağız
devamı...

Osmanlı Subayı (Evlad-ı Osmanlı'yla İngilizce öğreniyorum), Genç Karl Marx (Siyasi olaylara karışan gencin ibretlik öyküsü)

Haftanın filmlerini Doğa İçin Çal videosu gibi düşünelim: Osmanlı Subayı ve ABD'li hemşire, ABD'den Van'a uzanan yolculuklarında dağ tepe gezerken "Hayde gidelum hayde / Dağa karayemişa" diye şarkıyı başlatıyor. Sonra Paris'te, mikrofon başında Genç Karl Marx'ı görüyoruz, elinde kızıl flamayla "Kizıl ağaç fidani / Tepeden budanur mi" diyor. O sırada Manchester'daki fabrikasında olan Engels de işçilerle beraber "Girsun yerun dibina" diye burjuvaziye sövüyor. Derken Aşkın Çekimi filmindeki iki âşık, II. Dünya Savaşı Avrupa'sından sesleniyor: "Sevdaluk eyu şeydur" (En şiveli yer onlara kalmış yalnız)
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yaratık - Covenant (Bir robot, bir insan, bir de yaratık bir gün uzay gemisine binmiş. Robot demiş ki...)

Ridley Scott'ın yeni Alien filminde, uzay gemisi tayfası yaratık virüsü salgınından korunmaya çalışacak, biz de C vitamini tüketmenin önemini anlayacağız. Psikolojik gerilim filmi Kaygı'da, tüm sansürlere rağmen travmatik geçmişini arayan Hasret'e üzülecek, aklımıza gelmişken 'geçmişi temizle'ye tıklayacağız. Guy Ritchie'nin filmi Kral Arthur'da ise yuva yıkan büyücülere kin kusacak, gördüklerimizin hurafe mi yoksa CGI mı olduğunu düşünecek, bu arada Game of Thrones'a kaç gün kaldığını hesaplayacağız
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: T2 Trainspotting (Bonzai adamı bozai ama 2. film yine taş gibi...)

Bu hafta sürpriz var! Şubatta vizyona gelecekken dağıtımcısının son anda gösterime girmeyeceğini duyurduğu T2 Trainspotting filmi için üzülmüş, dudaklarımızı büzmüştük hani... "Recep İvedik izleyip toplum içinde s.çmadığımıza göre, bunu da izleyip keşliğe özenmeyiz, getirin şunu!!" diye kendi kendimize çemkirmiştik. Duyan olmuş ki, gösterime soktular şimdi... Gerçi az salona koymuşlar bu sefer de; tinerciler yollarını kesmiş de cebindeki bozuklukları vermişler gibi muamele etmişler filme
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: The Circle (Wikipedia'ya girilemeyen ülkeden, modern dünyanın dertlerine bakış. Tür: Dram)

Eğlenirken öğreneceğiz bu hafta! Galaksinin Koruyucuları'nda şirinlikleri ve zengin renk çeşitleriyle 'uzay jelibonları' olarak tarif edilebilecek tiplerin evreni nasıl koruduğunu göreceğiz. Sonra Circle filmi, internetteki mahremiyet ihlalini göstermeye çalışırken "Mahreme girer gibi Wikipedia'ya girmek" üzerine düşüneceğiz. Gelecek Günler filminde bir felsefe öğretmeni hayat dersi verecek, bizim sinemacılar ise bir vantilatör bulup klip çeken yönetmenler gibi amatör işi filmlerle boy gösterecek
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Silence (Martin Scorsese'yle Huzura Doğru), Kolonya Cumhuriyeti (BKM ABD'ye karşı)

Tam 12 filmin gösterime girdiği bu haftada; mekan mekan, dönem dönem gezeceğiz. Yeri gelecek Martin Scorsese filminde misyoner olup 1600'ler Japonya'sında korsan İncil tezgahı açacağız; yeri gelecek bir Ege kentinde kendimize cumhuriyet kurup dış mihraklarla didişeceğiz. 'Beden ve Ruh'ta sevgili olup rüyalarda buluşacak, Blue belgeselinde Yavuz Çetin olup solo atacak, korku filmiyle Trump'a laf sokacak, macera filmiyle İngiliz emperyalizminin suratına tüküreceğiz. Hafifleyeceğiz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hızlı ve Öfkeli 8 (Altında Lamborghini var ama hâlâ öfkeli)

Hızlı ve Öfkeli 8'de yine ülke ülke gezerken, devletin hatalı sollamasına, aşırı hız yapmasına izin verdiği romantik serserilerin dünyaya mutluluk ve huzur getirdiğini görüyoruz. Haftanın güzel yerli filmi 'Yaşamak Güzel Şeydir' ise, mutluluğa ulaşmak için 2000 beygirlik arabalara binip bütün dünyayı ralli pisti eylemeye gerek olmadığını gösteriyor. Peki nasıl ulaşacağız mutluluğa? Filmde gördüğüm kadarıyla, Sarıyer'deki Ağaç Müzesi'nin oralarda bi' mutluluk olması lazım, bakıverin. Ya da zaten içimizdedir, bilemedim
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Koca Dünya (Medeniyetten kaçan gençler), Bordo Bereliler Suriye (Gündemden kaçamayan biz)

Ortadoğu'da, ABD ve Rusya anlam veremediğimiz hesaplar yaparken düşünüyoruz: "Amerikan salatası ile Rus salatasının farkı neydi?", "Savaş çıkarsa mahalledeki BİM'in un, yağ, kornişon turşu stoğu bize yeter mi?" Suriye gündeminden kaçmak için sinemaya, Bordo Bereliler Suriye filmine gidince de yine çatışma izliyor, televizyondaki komik hayvanlı haberleri özlüyoruz. Reha Erdem'in usta işi filmi, Koca Dünya'da ise, modern yaşamdan ormana kaçan gençleri görüyor ve soruyoruz: "Siz de mi gündemden sıkıldınız?"
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kabuktaki Hayalet (Ben kimim? Gerçek nedir?), Biz Size Döneriz (İş var mı? Maaş nedir?)

Bu hafta, meşhur anime Ghost in the Shell'in (Kabuktaki Hayalet) Hollywood uyarlamasını izlerken insan beyninin sibernetik bedene aktarılması üzerine kafa yoracağız. Gerçekliği sorgulayacak, "İnsan sayborg da olsa bir anne ister" diye çıkarım yapacak "Scarlett Johansson’un bedeninde beyin olsam" diye iç geçireceğiz. Sonra, Biz Size Döneriz'de hayat gerçeklerine çarpıp genç işsizlere üzüleceğiz. Aklımıza "İş var da, bu beğenmiyor" diyen ana baba gelecek, varoluşumuzu gözden geçireceğiz: “Evrende bana göre iş var mı?”
devamı...

Son Düzlüğe Girilirken: Referandumdan Önce Mutlaka İzlemeniz Gereken 7 Film

Gündemde 'çift başlılık' tartışılıyor, "Yıllardır iki kafalı mitolojik bir yaratık mı yönetiyor bizi" diye düşünüyoruz. Meclisi fesh etme tartışması dönerken ilgili maddeyi inceliyor, ışığa tutuyor, anlamaya çalışıyoruz. İşte bu yorucu süreçte, biraz kafa dağıtmak isteyenler ama tutup da romantik komedi izlemek istemeyenler için Zaytung Sinema'dan dev hizmet!
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hayat (Hollywood uzayda öyle bir şey keşfetti ki!!), Sonsuz Aşk (Fahriye Evcen öyle bir toz aldı ki!!!)

Bu hafta vasat filmlerle de hayatı sorgulabileceğimizi öğreneceğiz. Sonsuz Aşk filminde Fahriye Evcen, hayatta her anın tadını çıkarmak gerektiğini üstüne basa basa söyleyecek ve yeni temizlenen yerlerin üstüne basılmaması konusunda uyaracak. Hayat filminde ise önemli olanın hayatta kalmak olduğu görülecek, tek hücreli bir uzaylı 6 insanın başına bela olurken, astronotların Alien aşısı yaptırması gerektiği anlaşılacak. Yine de bu ortalama yapımlar "Fazla sorgulamayın kafayı yersiniz" mantığıyla izleyiciyi çok düşündürmemeye çalışacak
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Tatlım Tatlım (Oyunu daha iyiydi), Güzel ve Çirkin (Çizgi filmi daha iyiydi)

Haftanın filmleri ilişkiler üzerine: Tatlım Tatlım'da sempatik oyuncular, filmin uyarlandığı Haybeden Gerçeküstü Aşk oyunundaki Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan performanslarını tekrarlayıp Güldüy Güldüy'ün şirin çocuklarını hatırlatacak. Sonra, masal uyarlaması Güzel ve Çirkin'de, bir köylü güzeli ile kentli bir canavar, birbirlerinden elektrik almaya, bir çay içip şanslarını denemeye çalışacak. Bu Dünyanın Dışında filmindeki Mars'tan ABD'ye kesin dönüş yapan genç ise, trip, işve gibi dünyalı ilişki kavramlarıyla tanışacak
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Deli Aşk (Tür: Adana oyun havası), Kong: Kafatası Adası (Tür: Death metal)

Havalar ısınıyor; âşık olmak, çimde yuvarlanmak, ateşten atlamak, yüksek sesle şiir okumak, parka oturup bir paket çekirdek bitirmek gibi çılgınlıklar yapmak istiyoruz. Haftanın filmleri de bahar mevsimi gibi kıpır kıpır: Deli Aşk filminde Emrah Kaman, Maraş dondurmacısı kostümüyle aşkının peşinden giderken "Sonuçta Akdeniz şehri olduğuna göre Adanalı da romantik olabilir" diyoruz. Sonra yer fıstığı çitler gibi havada helikopter ezen King Kong'un adasında maceraya ortak oluyor, "Burası sörvayvır beyleer" diyoruz. Bir de şair Neruda'nın filmi var, şöyle güzel bir şiir patlatsın da kendimiz yazmış gibi manitaya gönderelim istiyoruz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Logan (Hugh Jackman’ın uzayan pençeleri), Reis (Uzun Adam’ın uzayan mağduriyetleri)

17 yıldır Wolverine rolü oynayan Hugh Jackman, Logan filminde yollara düşüp küçük bir kıza yardım pençesini uzatıyor. Reis filminde ise, 20 yıldır Mağdur rolüne hayat veren Uzun Adam'ın siyaset yoluna nasıl düştüğünü ve o kadar da Uzun Adam olmadığı çocukluğunu izliyoruz: Küçük Reis o kadar terbiyeli ve iyi kalpli ki, sanki Küçük Prens Kasımpaşa'ya uğramış gibi duruyor. Bir de İstanbul Kırmızısı var: Yolu Londra’dan İstanbul’a düşen Halit Ergenç, İstanbul trafiğine takılmadan boğazın keyfini çıkarıyor, ohh, hayat ona güzel oluyor
devamı...

Oscar 2017: La La Land'den Rekor Gelir mi? İran'a Ödül Gider mi? Uykusuz Kaldığımıza Değer mi?

89. Akademi Ödülleri sahiplerini bulmadan hemen önce siz sinema çılgınlarının geceyi daha net seçebilmesi, töreni izlerken kafaların öne düşmemesi için sırf dem ayarında bir Oscar 2017 kılavuzu hazırladık...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Resident Evil (Bir kadın dünyayı kurtarır), Gizli Sayılar (Üç kadınla uzaya çıkılır)

Bitmeyen serisiyle, Arka Sokaklar'ın zombili versiyonu olan 'Resident Evil: Son Bölüm'de yine bir kadın tek başına zombi ilaçlayarak dünyayı kurtarmaya çalışıyor. O sırada 60'lar ABD'sinde matematik dehası üç bilimci, hem siyahi hem kadın olmanın zorluğunu yaşarken yılmadan çalışıyor. Topluyorlar, çarpıyorlar, payda eşitliyorlar, mutlak değer alıyorlar derken NASA'yı hesap makinesi kullanmadan uzaya çıkarıyorlar. Bu arada şirin bir ABD kasabasında bir adam, Garip akımından şiirler yazıyor. E onları da bir kadın yazdırıyor
devamı...

Oscar 2017: Kim Neyi Kazanır? Trump'a İlk Lafı Kim Sokar? Kim Hepsini Doğru Tahmin Edip Yönetmenlik Atölyesi Eğitimine Gider? (Şştt senden bahsediyoruz!)

ABD Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi yine keyfine göre Oscar verecek ve kaygısı yine bize düşecek. Yalnız bu sene adaylar gerçekten iyi, Akademi'nin de işi zor size söyleyeyim. Ben bu yıl Arrival'ı izlerken kendimi kaybettim, La La Land’e aşık oldum, Hell or High Water’ı tebrik ettim, Manchester by the Sea’yi takdir ettim, Moonlight’a alkış tuttum derken... Neyse bu arada İstanbul Film Akademisi işbirliğiyle siz Zaytung Sinema okurları için de şahane bir güzelliğimiz var. Tekmili birden yazıda...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ay Işığı (Eşcinsellik, Siyahilik, Naiflik...), Recep İvedik 5 (Böhühü, Böhühü, Böhühü...)

Vizyona giren filmlerin 2-3 haneli istatistikleri ile dikkat çektiği bir haftadayız: 8 dalda Oscar'a aday alan Ay Işığı, şimdiye kadar topladığı 161 ödülle, aşiret düğünü takı törenlerini akla getirirken 400'e yakın kopyası olan Recep İvedik ise soluklanmak için masaj koltuğuna oturan teyzeyi, uslu uslu burgerini yiyen bebeyi kucaklayıp salonlara topluyor. 23-24 tane kişiliği olan bir adamın anlatıldığı Parçalanmış filmi de vizyonun gerilim alternatifi oluyor
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Karanlığın Elli Tonu (Ohh! Aah! Immm!), John Wick 2 (Dan dan! Dış dışş! Booom!)

Karanlığın Elli Tonu’nun oynadığı salona bir erkek grubu olarak girdik de, izleyicilerin yüzde 90’ının genç kadın olduğunu görüp mahreme girmiş gibi utandık bu hafta. Sevişme sahnelerinde Dacota Johnson inledikçe başımızı eğdik, tüm terbiyemizle koltuğa gömüldük. John Wick seansında ise, yüzde 90’ı erkek olan salonda, tribünde gibiydik. Keanu Reeves, düşmanlarına yumruk-kurşun saydırdıkça oley oley oley diye inledik. Filmlerin hepsini bitince ise Swiss Army Man filmindeki 'osuran ölüyle denizi geçme' sahnesi kalmıştı aklımızda. Tuhaf bi haftaydı...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yaşamın Kıyısında (Deniz manzarası hüznüyle 6 Oscar adaylığı), Fırıldak Ailesi (Lise komedisi kafasıyla 7 yaş animasyonu)

Senaryosu müthiş iki film var bu hafta: Yaşamın Kıyısında, bir kapıcının darmaduman yaşamını anlatırken ona çektiren kişilere beddua ediyoruz. Toni Erdmann izlerken de muzip bir adamın şakaları hayatın anlamsızlığını hatırlatıyor, hayata sövüyoruz. Bu iki filmle bencil insanlığımızdan utanıyor, iki ayağımızın üstüne dikilip medeniyet kurduğumuz çağa lanet ediyor, doğrulmaz olaydık diyoruz. Sinema salonları ise, Avrupa’da, ABD’de Tazmanya Canavarı gibi ödül yiyen bu filmleri görmezden geliyor ve salonları 'yerli animasyon taslağı' Fırıldak Ailesi için kapatıyor. Sinir oluyoruz...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Vezir Parmağı (Mahsun Kırmızıgül'ün vazgeçmemesi), Satıcı (Bir İran filminde daha ilişkilerin çatırdaması)

Bu hafta, vizyonun teması "Can çıkar huy çıkmaz"... Anlıyoruz ki, Vezir Parmağı'nın yönetmeni Mahsun Kırmızıgül 20 sene daha film çekecek olsa da tarzı değişmeyecek: Yine herkes bağıra çağıra sosyal mesaj verecek, yakın çekimlerde 'çirkin surat', genel çekimlerde ise 'at' göreceğiz. Sonra, İran'ın sağlam senarist-yönetmenlerinden Asghar Farhadi'ye uğrayacağız. Farhadi'nin bu haftaki filminde de, ondan alıştığımız üzre, bütün karakterler hem haklı hem suçlu olacak, kime hak verelim diye şaşırıp beynimizi kemireceğiz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Olanlar Oldu (Kış ortasında yaz dizisi), Jackie (First Lady'ler de ağlar)

Bu hafta vizyon TV8 ekranı gibi! Olanlar Oldu'da Ata Demirer efkarlı sesiyle yürek dağlarken O Ses Türkiye jürisi gibi salondaki koltukları döndürüp Demirer'i seçmeye çalışıyoruz. Sonra, Jackie filminde 10 kostüm değiştiren Natalie Portman'ın pembiş elbiselerine yorumlar getirerek filme yabancılaşıyoruz. Finalde de, Havaili animasyon karakteri Moana'yla okyanusa açılıyor, Survivor adasının oralardan geçerken Acun’a el sallıyoruz....
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Passengers (Uzayda sevişenler), American Honey (Arabada sevişenler)

'Alıp başını gitme güdüsü'yle, macera aşkıyla dolacağız bu hafta! Uzay gemisinde 120 yıl uyuyarak (bkz. hibernasyon) başka bir gezegene seyahat edebilen insanları yadırgamadan izleyecek, biraz erken uyanan Jennifer Lawrence'a "Uyusaydın daha, kahvaltı hazır olunca uyandırırdık" diye kıyamayacağız. Bir de bol müzikli bağımsız bir gençlik filmimiz var: American Honey... 20'lik asi gençler minibüsle-arabayla gezip dans edip sevişirken coşacağız. Normalde sevmeyiz, bas bas slow pop şarkılar çalan otomobillerin arkasından "Kıro işte" diye çıkışırız. Filmde ise, arabanın içinde şortlu kadınlar da olduğu için kıro gibi durmuyorlar. Diye düşüneceğiz...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Çalgı Çengi İkimiz (Ahmet Kural mimiği ve Murat Cemcir dişlerinden yapılan dördüncü film)

Yıla politik filmlerle başladık. Ağ filmi, Kuzey ile Güney Kore arasındaki diplomatik krizin ortasında kalan bir balıkçıyı anlatırken "Tek derdi 'akşam çinekop tava mı yesek' olan adamım lan ben, ne işim var politikayla" mesajıyla üzüyor. Yine diplomatik krizli bir adam olan ve ABD'nin tüm dünyayı dikizlediği belgeleri sızdırmasıyla bilinen Snowden da "Bıyıklı bir adam vardı, o muydu Big Brother?" diye düşündürüyor. Bir adet de Nazi filmi görünce, gündemden kaçarken politik filmlere mi tutulduk diye korkuyoruz ama o sırada Çalgı Çengi imdada yetişiyor: Ahmet Kural ve Murat Cemcir, üzerimize bol mimik, oyun havası, aptal mafya macerası boşaltarak huzura erdiriyor.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Aşıklar Şehri (Bok gibi geçen seneye, romantik ve müzikal bir final...)

Aşıklar Şehri, hayallerimiz pek hoş olsa da hayatlarımızın 'çok böyle şey' olamayacağını gösteriyor. Bu aralar Yeşilçam filmi ile gerçek hayatı birbirine karıştıran bize de ders oluyor. Dersimizi alıp Matt Damon'lı 'Çin Seddi' filmine gidiyoruz ve hayali canavarlarla savaşıp deşarj oluyoruz. Sonra Ken Loach ustanın 'Ben, Daniel Blake' filmi sayesinde hayat gerçekleriyle yüzleşiyoruz. Panik atağımız azacakken sağolsun arkadaşlar tekrar Aşıklar Şehri'ne götürüyor, güle oynaya yılbaşına giriyoruz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Assassin's Creed (Bunlar haşhaşiiii... Bunlar tridiiiii...), Dönerse Senindir (Murat Boz'a bile dönmeyen var, sen de çok şeyapma)

Sezon sonu indirimi bulmuş gibi şu filmlere davranabilir, yavaş internetin sıfıra indirdiği eğlenceyi sinemada bulabilirsin: Oyun uyarlaması olan Assassin's Creed'de 3-4 saat de olsa bilgisayar başından kalktım diye avun mesela. Ya da Dönerse Senindir filminden "Dönmeyen Murat Boz'a bile dönmüyor, bu işler böyle demek ki" mesajını al, teselli bul... En olmadı Florence'ı izle, şarkıcı olmaya çalışan başkarakterdeki özgüvenden feyiz al, cırlak sesinle barış. Sokağa çık ve avazın çıktığı kadar bağırarak şarkı söyle! Aferin, delir iyice...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Rogue One (Biz olmuşuz Star Wars be anam...)

Rogue One'a giderken Güç Uyanıyor'dakine benzer bir manzarayla karşılaşmaktan korktuk. Geçen yılki gibi sinemada Darth Vader maskesi takmış insanların cirit atmasından ürktük. Çiçeği burnunda Star Wars yapımcısı Disney, "Bi' şey yapın lan miki fareler, maskeli baloya döndü buralar" yakınmalarını duydu ki, filmin tanıtımına yüklenip milleti uyandırmadı. Salondaki 3-5 ışın kılıçlı çocuğu da tartaklayıp çıkarınca güzel bir ortam yakaladık. Bölüm 4'ten öncesini anlatan Rogue One da ciddi ve güzel bir film olmuş, tatmin olup çıktık
devamı...

Deadpool'uyla, Arrival'ıyla, 2016'nın En İyi 10 Filmi (Bir de senin bayıldığın ama bizim seçmediğimiz o film...)

Listeyi hazırlarken 15 gün kafamda tasarladım, hiçbir yönetmen alınmasın, ayrıca kimsenin dötü kalkmasın istedim. Köşeye film reklamı veren olmadığı için hiçbir filmi kayıramadım. Sürpriz kupon niyetine, çok şans verilmeyen 1-2 filme de oynadım. Bir de baktım ki gerilimi bol, atmosferi karanlık yapımlar zuhur etmiş listeye, sinsice. 2016, sert bir gerilim filmi gibiymiş meğer. Hüzünlendim ama abartmamak lazım, film listesi bu sonuçta diye düşündüm...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: 'Gece Hayvanları' (Otobanda durulmaz!), Sen Benim Herşeyimsin (Her Şey ayrı yazılır!)

Önce şunda anlaşalım: Her film günün her saati izlenmez! Mesela, sıkı bir kurgusu, sert bir gerilimi olan Gece Hayvanları gece seansında izlenmeli. Filme öğle saatlerinde gidecek olursak bu karanlık yapım, kış güneşi altında kestane yiyip eve dönerken etkisini yitirir, tadı kaçar, bozulur. Diğer yandan, baba-küçük kız ilişkisi anlatan Sen Benim HerŞeyimsin, mümkünse öğlen 11 gibi izlenmeli -ki, bu vasat filmi belleğimizden silmek için zaman kalsın! Onu unutmak için kendimizi arkadaş ortamına, bira sohbetlerine verebilelim.
devamı...

Başımıza Bir İş Gelmeyecekse: Yılın En Kötü 10 Filmi (Ya da 2016'dan tiksinmek için 10 neden daha)

Eskiden fiş toplayıp yüzlercesini vergi iade zarfına yazardık ya, çeşitli sinema mecraları da tüm yıl izlediklerinden En İyi Filmler listesi hazırlamak için öyle debeleniyor şu aralar... Zaytung Sinema ise en kötüleriyle işe başlıyor. Baştan, açık açık söyleyeyim: İzlerken sinemanın acil çıkış kapısıyla sık sık göz göze geldiğim, bana AVM'nin balkonundan bir planöre atlayarak kaçma isteği veren filmler bunlar... Verdiğim bilet parası dolar karşısında erirken, bana da 'değer kaybetme' hissi veren...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Müttefik (''Angelina Jolie-Brad Pitt çiftini ayıran film'' diyelim de yazı okunsun…)

Dedikodu yapmak, sevişen insan çekiştirmek en büyük hobimiz. Oscar peşindeki Müteffik filmi de, başından beri "Brangelina çiftini ayıran film" diye anıldı, öyle kaldı. Marion Cotillard, Instagram'ına “Ne ilgisi var be, çoluklu çocuklu kadını Brad Pitt'le anmaya utanmıyon mu, terbiyesiz” yazdıysa bile hepimiz dillerimizi İsmail Abi gibi çıkararak “Tamam tamam inandık” dedik. Haftanın en özel filmi Babamın Kanatları'nın ise magazinle-muguzinle işi olmadı. Tek derdi yevmiyesini zamanında almak olan karakterleriyle ödülleri süpürdü
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Liseliler için 'Çakallarla Dans - 4', Kan-Revan ve Katoliklik Severler İçin 'Savaş Vadisi'

Bu hafta, sanki isteyen olmuş gibi, Çakallarla Dans'ın 4. filmi vizyonda. Maskeli Beşler'den sonra açıkta kalan 'fonda Anadolu Rock çalarken sakarlık yapan geri zekalı çocukluk arkadaşları' türündeki yerlerini sağlamlaştırma hevesindeler. Bir de Mel Gibson'ın 10 yıllık aradan sonra dünya halklarına armağan ettiği Savaş Vadisi geldi ve Mel Usta'nın pek sevdiği unsurlar yine karşımızda: Sicim sicim kan dökülmesi, acı eşiği yüksek mazoşist-kahraman erkek, yavşak düşman, 'sarı tenli adam' güzellemesi, "Katoliklik ne süper lan" vurgusu...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: İkinci Şans (Ya o değil de... Asmalı Konak güzeldi be...)

Eskinin gözde ikilisi Nurgül-Özcan ve çocuklarımızı süpürge tepesinde büyü yapmaya özendiren Harry Pottergiller, bu hafta vizyonu şenlendiriyor. En son 13 yıl önce Asmalı Konak'ta bir araya gelen N. Yeşilçay ve Ö. Deniz, İkinci Şans'ta andropoza-menopoza yakalanmadan aşk yaşamaya çalışıyor. Harry Potter'ın anası J. K. Rowling'in "Bu bari uyarlanmasın" diye roman olarak yazmadığı kitaptan uyarlanmayı başaran Fantastik Canavarlar da şirin CGI ördeğiyle çocukken beslediğimiz hayvancıkları hatırlatıyor. Anılar nüks ediyor, yıllar nasıl da geçiyor.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: ''Benim Adım Feridun'' (Halil Sezai düğün salonunda aşk acısı çekerken), ''Geliş'' (Elalem uzaylılarla konuşuyor)

Sinemalar henüz kapatılmamışken az oyalanmak için salonlara koştuğumuzda 3 önemli yapımla karşılaşıyoruz: Öyküsüyle, kurgusuyla dudak uçuklatan Geliş'te bir uzay gemisi ve ABD askeri kampı arasında dolaşıp uzaylı dilini çözmeye çalışıyor, hep beraber kelime ezberliyoruz. Benim Adım Feridun'da ise bir düğün salonuna sıkışıyor, kim kimin yengesi-dünürü-amca çocuğu... onu çözümlemeye çalışıyoruz. Kapalı mekanlardan daralırsak da Kaptan Fantastik'e gidiyor, dağ-orman havası çekerek vizyon turumuzu tamamlıyoruz.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Doktor Strange (ve henüz tam Kuzey Kore olmamışken görülmesi gereken 5 film!)

Haftanın öne çıkan filmi, Sherlock karakteriyle ailemizin dedektifi olan Benedict Cumberbatch'in canlandırdığı Marvel kahramanı Doctor Strange. İlaç gibi geliyor valla, iyi CGI'yı ve komik kahramanıyla gündemi azıcık unutmamızı sağlıyor. Yalnız 13-18 yaş arasındaki Marvelsever kalabalık uyuz edebiliyor: Her espriye gülüyorlar, Doktor ve yavuklusu hakkında fısıltıyla dedikodu yapıyorlar, bağıra çağıra görsel efektlere hayran kalıyorlar, "10 dk. arada müdür yardımcısı gelsin, kulaklarından tutup okula götürsün şunları" dedirtiyorlar
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ekşi Elmalar (Belediye reisinin seçimle gelip seçimle gittiği nostaljik zamanlar...)

İki önemli yönetmen aynı haftaya denk geldi: Biri şair, tiyatrocu, 'doğal yaşam çiftliğine dönen ünlü' kimlikleriyle de bildiğimiz Yılmaz Erdoğan. Diğeri, yılların aykırı yönetmeni (şimdi duruldu gerçi) Almodovar... İki yönetmen de son filmlerinde, çilekeş kadınları ve yaşlanıp çöken insanları, hafif nostaljik bir duyguyla anlatıyor. Kameralar Hakkari bahçelerinde, Madrid sokaklarında gezerken yıllar geçiyor. Bu arada kendimizi, "Spora mı yazılsak?", "Anti-aging kremler ne kadar?","Yaşlanınca bakar mı bize bu velet?" diye düşünürken buluyoruz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: İkimizin Yerine (Ne yaş farkı kızım ya, adam Nejat İşler diyorum!)

Bu hafta, Zaytung Sinema yazarlığının göründüğünden zor bir iş olduğunu anladım. İkimizin Yerine filmine gidince fark ettim durumu: Genç kadınlar Nejat İşler sevdasına, WhatsApp’tan örgütlenip gelmişler; çiftler “Sevgili filmi bulduk” sevinciyle salona damlamışlar. Bi’ sap benim! Ben de profesyonel bir iş için filme geldiğim anlaşılsın diye,film boyunca notlar aldım. Finalde credits akarken çıkmadım; zaten film boyunca da beğenmediğim sahnelerde “cıkcıkcık.." diyerek ‘ukala eleştirmenlik’ yapmıştım. Umarım anlamışlardır ya…
devamı...

Mevcut 36534 Diziden Beklediğini Bulamayanlar İçin: Bu Aralar Ekrana Düşecek 6 Dizi

Orasını burasını göstermeden duramayanların maceralarından oluşan Shameless 7. sezonuyla ekranlarda salınıyor, HBO Game of Thrones yokluğunda, Westworld ile dünyanın 'haftalık teori kasma ihtiyacı'nı karşılamaya çalışıyor, Netflix, Narcos ile sezon sezon uyuşturucu baronu sevdirirken Türk televizyonları da Departed uyarlaması İçerde ile idare etmeye çalışıyor...Biz de bu sırada, henüz başlamamış olan dizileri hatırlatalım, hali hazırda ekranda aradığını bulamayanlara "bi de şunlara bakın bakalım" demek istiyoruz. Olmazsa sizi bi kliğie falan yatırıcaz artık...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Cehennem (Koşarak cehennemi arayan Tom Hanks, kendini İstanbul'da bulur...)

Vizyonun 'hiç yoktan iyidir'i, ehven-i şer filmi, Dan Brown'ın şifre çözdürücü kitap serisinden uyarlanan Cehennem (Inferno). Filmin bir nebze heyecanlandıran noktası, öykünün bir kısmının İstanbul'da geçmesi. Herhalde Dan Brown, kitabın temasına uygun olarak "Dünyanın cehenneme dönmesinin sebebi fazla nüfus mu, nerde çokluk orda bokluk mu?" diye düşünürken serbest çağrışım yaptı. Biz yine heyecanlanmaya çalışalım, ne de olsa memleketimizi gördük...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yok Artık! 2 (Yarım düzine esprimiz ve ünlümüz olduğuna göre neden film çekmeyelim?)

Sinema salonları, kapısına her hafta toptancısının gelip mal yığdığı ucuz eşya dükkanlarına benziyor (bkz. 'bi milyoncu'). Aynı malların yeni çeşitleri gelip duruyor yani, aynı leğenin 8 çeşit renginin bulunması gibi. Bu haftanın öne çıkan renkli leğeni, yani popüler filmi ise Yok Artık 2... Film, çeşitli öykülerin sıralanmasından oluşan ilk filmin, aynı mantıktan devamı... Bir de Pete ve Ejderhası var, 40 sene önceki ejderhalı filmin, yeni CGI teknolojisiyle yeniden çekimi: "Dijital Ejderha Gelmiştir"
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Tim Burton'dan Tuhaf Çocuklar, Fatih Akın'dan Hayta Ergenler...

Haftanın vizyonu, okuldan kaçıp kendilerine akacak mecra arayan liselilere göre hazırlanmış gibi duruyor (çok ince planlar yapıyor vizyonun başını tutanlar). Tim Burton'ın tuhaf yaratıklar-çocuklarla dolu yeni filminde, kimsenin kendisini anlamadığı bir ergen erkeğiyle beraber sıradışı bir macera yaşayacak; Fatih Akın'ın filminde de 'çiçeği burnunda liseli' iki haytanın arkadaşlık ve bin bir tane terslik dolu yol macerasına atılacağız. Bir de, 17 yaşındaki yıldız Pele'ye alkış tutmadan önce, çektiği zorluklara karşı sıhhatli göğüslerimizi siper edeceğiz.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Muhteşem Yedili (Ve nispeten daha az muhteşem 8 adet yerli film)

11 filmin yer aldığı bu hafta, yabancı oyuncu kısıtlaması varmış gibi tam 8 adet yerli film bulunuyor. Yer göstericilerin seyirciye kolonya tuttuğu, beyaz perdenin arka tarafına dantelli tül takıldığı bu yerli ortamda el birliğiyle, yazdan kalan yerli film açığını kapatmaya çalışıyorlar. Büyük yerli yönetmenlerin de Adana Film Festivali'nde play-off mücadelesi verdiği şu saatlerde bizim dikkatimiz ise, Yedi Samuray'dan ikinci kez Hollywood'a uyarlanan 'kovboylu direniş filmi' Muhteşem Yedili'ye kayıyor
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Bridget Jones'un Bebeği (Mürüvvetini de göreydik hayırlısıyla...)

Dört filmin yer aldığı haftanın fakir vizyonunda, çocukluğunu-gençliğini bildiğimiz iki eski tanış var. Biri Bridget Jones: Yetişkin kadınları diyet yapmak, sigarayı bırakmak ve yakışıklı-başarılı erkekleri kendisi uğruna dövüştürmek için motive eden bu romantik halk kahramanı, bebeğine baba bulmaya çalışacak. Diğeri Daniel Radcliffe: Harry Potterlığını üzerinden atmak için son yıllarda değişik roller deneyen Radcliffe'i, hayırlısıyla dönmesi umuduyla gizli FBI görevine yollayacağız. Başarılar ikisine de
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ben-Hur (Tam bayrak asacakken Haluk Bilginer'in rolünün bitmesi)

Bu hafta, milli gururumuz Haluk Bilginer'in oynadığı ve 1959 yapımı efsane filmin yeniden yapımı olan Ben-Hur'dan bahsedeceğiz daha çok... Hep beraber "Ee Haluk ağabeyin rolü hemen bitti, neden bu kadar kısa olmak zorunda ki" diye kahrolacağız, "Masa başı oyunu bunlar, kurgu masasında silip attılar bizi"  diye teselli bulacağız. Sonra, türünün 1 numarası Jackie Chan'in yeni filmine de bakacağız. 62 yaşına geldiği halde hâlâ dövüşürken elinin uff olmasına güldüğümüz bu adama, saygıda kusur etmeyeceğiz
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Star Trek Sonsuzluk (Hızlı ve Öfkeli ve de Uzaylı)

Senaryonun, entrikanın arka planda kaldığı bu haftada; 'yuvarlanarak yumruklaşma', 'koşup zıplayıp patlamadan kaçma', 'görev başında dötü başı dağıtma' gibi aksiyon branşlarını art arda izleyeceğiz. Özellikle, haftanın popüler yapımı Star Trek'in kahramanları, kendilerini Hızlı ve Öfkeli ekibi zannedecek ve iki dakika yerlerinde oturamayacak. Uzay boşluğundan öylesine sıkılmış olmalılar ki, misafir mutfağına giren hiperaktif bebeler gibi uzayın dağıtılmadık yerini koymayacaklar.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kralın Kılıcı - Final Fantasy XV (O Japon, o oyunu öyle bir uyarladı ki... )

Haftanın öne çıkan iki filmi, başka dünyalara-boyutlara götürüyor bizi. Kafası güzel uzay macerası 'Rick and Morty' dizisinin evreninde gibi hissedeceğiz kendimizi. Viral filminde, pek ebeveyne rastlamadığımız bir ergen dünyasında bedenleri ele geçirerek istediklerini yaptıran cazgır ve sinsi virüsleri inceleyeceğiz. Hipergerçek oyun uyarlaması Final Fantasy XV'te ise entrika-aksiyon dolu bir evrende düzenlenen düğünde, eniştenin çıkardığı kavgaya tanık olacağız.
devamı...

İzlediğimiz Kadarıyla Woody Allen Sineması: Çarpık Çurpuk İlişkiler, Düşük Çeneli Entelektüeller, Susmayan Caz...

Evet, sanki harbiden de kurumsal bir sinema mecrasıymışız gibi davranarak bir dosya hazırladık size. Yeni filmi Cafe Society vizyona girmişken, yarım asırdır her yıl yeni bir filmle karşımıza çıkan Woody Allen sinemasının özelliklerini, dilimiz döndüğünce özetledik. 81 yaşındaki Woody abi, yaşıtları "Sen kimlerdensin yavrum" diye gezinirken âlemin en gözde oyuncularını nasıl yönetiyor, esprilerini nereden buluyor, özel hayatında da bu kadar geniş bir adam mı?.. soruları üzerine düşünelim istedik
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Karanlık Sular (Ayağı henüz suya değmeyenler için deniz manzaralı 2016 model Jaws...)

Bu hafta neye gerileceğimizi şaşıracağız, kime güvenip kimden sakınacağımızı bilemeyeceğiz. Jaws tarzı bir köpekbalığı gerilimiyle (Karanlık Sular) mis gibi plajda huzurumuz bozulacak, sonra bacak kadar çocuğun rüyalarından tırsacağız (Kabustan Gelen). Bruce Willis'in hâlâ dandik aksiyonlarda hayatını yediğini görüp gerilecek (Kurtarıcı), moda dünyasının neon ışıkları altındaki rezilliklerden çekinerek "Allahtan günde bir çorap, haftada iki kıyafet değiştirdiğimiz basit bir hayatımız var" diye avunacağız (Neon Şeytan)...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hayalet Avcıları (Siz de anca Pokemon avlayın)

İki haftadır boş geçtiğimiz Vizyonda Bu Hafta köşesinden herkese selam... Bu sürede, konu komşuya, mahalle esnafına haftanın filmlerini bir şekilde anlatmaya çalıştıysam da pek reaksiyon alamadım, zor bir süreçti. Neyse, merakla beklenen iki filmle kaldığımız yerden devam edelim: Biri, bu sefer kadınlardan oluşan ekibin şehri kötücül Casper'lardan arındıracağı Hayalet Avcıları; diğeri Matt Damon'ın yine tek tabancasıyla koşa koşa CIA'den kaçacağı Jason Bourne...
devamı...

Bir Nebze ''Beterin de beteri var'' Avuntusu İçin, 10 Distopik Film Önerisi...

Resmen OHAL koşullarını yaşadığımız, her an yeni bi şeyler patlayabilir diye diken üstünde durduğumuz ve işler daha da boka sarmasın diye dua ettiğimiz şu dönemde Zaytung Sinema olarak değişik bir terapi yöntemi deneyelim dedik... Ve sizin için Türkiye'deki yaşamın bile makul olduğunu düşündürecek, kalitelisinden birkaç distopik, post-apokaliptik, tarihi filmi listeledik. Bakma aslında durum o kadar da şey değil. Ya gökten uzaylı istilacılar inseydi? Yerden zombi bitseydi? Mevsim değişip buzul çağı olsaydı? Di mi ya?
devamı...

'Zaytung Sinema Açık Hava Film Şenliği'ne Buyrun: Çekirdek-Gazoz Yanında İyi Gidecek 10 Adet Yaz Filmi

Vizyondaki dandik filmlere yüz vermeyen, televizyondaki yaz dizilerini 5. dakikasında kapatan, HBO her gün bir sezon dizi çıkaracak olsa yine de tatmin olmayacak kıvama gelen, dizi-anime başında ömür çürüten, yaz mevsiminin bütün boşlarına selam olsun... Zaytung Sinema olarak size özel, seyrine doyum olmaz bir yaz filmleri listesi hazırladık. İster evinde izle, ister gerekli bağlantıları kurup açık hava gösterimini düzenle. 3-5 plastik sandalyeye, bir projeksiyona bakar...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Stephen King'in Romanından Frekans, Afrika'nın Bağrından Tarzan...

Haftanın filmleri, çağımızın başlıca sorunları hakkında düşündürüyor. Acaba asıl sorun, Tarzan filmindeki gibi, pis sömürgecilerin Afrika'ya yönelik alçakça ve esnafça planları mı? Ya da Denizdeki Ateş belgeselinde gördüğümüz, herkesin birbirine itelemeye çalıştığı mülteciler mi? Veya Frekans'ta bahsedildiği gibi, cep telefonu radyasyonundan bir müddet uzak durmak mı en iyisi? Çok da düşünmeyin ama! Benim gibi dalıp da sinema bileti yerine bayramlık pantolonunuzun iade fişini göstermeyin görevliye
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Trump'a Laf Sokan 'Arınma Gecesi', Buram Buram E.T. Kokan 'BFG'

Haftanın vizyonu, 1.5 - 2 saatliğine ülkeden uzaklaşmak isteyenlere özel: Spielberg'in yönettiği The BFG'de sırayla bi' devler diyarına bi' rüyalar alemine gidip E.T. gibi bir sevimli yaratığın elinden tutarak kaybolmamaya çalışıyoruz. Midnight Special'da gizemli bir gezegenden haberdar olup "Orada oturma izni almak için n'apmamız gerekiyormuş"u sorguluyoruz. Arınma Gecesi'nde ise 2025'in ABD başkanlık seçimleri zamanındayız; dehşet ve ölüm dolu sokaklarda Trump zihniyetine karşı seçim çalışmasında bulunarak vatandaşlık görevimizi yapıyoruz
devamı...

Önemli Anları, Tartışmalı Pozisyonları, Ölenleri ve Kalanlarıyla: Game of Thrones 6. Sezon İncelemesi

6. sezon boyunca, ejderhaların Khaleesi'ye olan tribinin bitmesini, Jon Snow'un Ramsay'e çivili sopalarla dalmasını, Bran Stark'ın kuş olup geçmişe uçarak Jon Snow'un bir piç değil de 'hepimizin halasının oğlu' olduğunu ortaya çıkarmasını bekledik. Bu sezonun, geçenkinin üstüne koyduğu bir gerçek. Hele son iki bölümde savaş, intikam ve posta koyma sahneleriyle izleyenleri kendinden geçirdiği doğrudur. Ama George R.R. Martin babalarından bağımsızlaşıp kendi evlerine çıkan senarist Benioff ve Weiss abilere de iki çift lafımız olacak
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ninja Kaplumbağalar (Simalar tanıdık, takım dağınık, dünya karışık, pizza da...)

Bu hafta, gişede beklerken ekrandaki fragmanlara bakarak ne izleyeceğini seçen kitleye göre filmler var: Ne olduğu fragmanından belli, birbirinden ortalama blockbuster yapımlar... Haftanın öne çıkan iki filminde, dünyayı koruyup kollamak isteyen kaplumbağaları ve 20 yıl sonra yeniden Özgürlük Anıtı'na musallat olmuş uzaylılarla dövüşen ABD protokolünü ağırlıyoruz. Kaplumbağa, gergedan, domuz, 'dünyayı sokmaya çalışan uzaylı kraliçe arı' derken dünya karışıyor, ortalık iyice cümbüş yerine dönüyor...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Senden Önce Ben (Cicilerini kuşanmış Khaleesi'den romantik sosyal sorumluluk projesi)

Bir grup yağmacı Dothraki barbarının mekân bastığı şu günlerde, sinemalara da Khaleesi karakteri ile tanıdığımız Emilia Clarke'ın romantik filmi girmiş bulunuyor. "Normal hayatında da senin benim gibi mi? Yanıcı mı? Peki taşeron işçileri de özgürleştirecek mi?" şeklinde GoT dizisi dışındaki yaşamını merak ettiğimiz Clarke, bu sefer renkli ve enerjik bir rolle karşımıza çıkıyor. Bu aralar epik fantezilerden, süper kahraman koçaklamalarından gına gelmişti, isabet oluyor
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Zootropolis (Soundtrack'inde Shakira, dublajında Cem Yılmaz, geri kalanında tavşan, tilki filan)

Euro 2016 ve Ramazan'ın aynı anda teşrif etmesiyle, sinemaya gitmenin pek tercih edilmediği, sabır ve metânet gerektiren bir dönemden geçiyoruz. Zaten vizyonda, oruçlu kafayla bilet sırasına girmeye değecek, maçlara alternatif olabilecek bir yapım da gözükmüyor. Sadece, hayvanlı bir Zootopia animasyonu var; defansımızın arkasına sarkıp önyargılarımıza gol atmaya çalışıyor. Allah'ın hikmeti işte; bir tavşan ile bir tilki, insanlara insanlık öğretiyor...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Warcraft (Fantastik sevenler ve 'Cık hiç olmamış abi' diyecek oyun tiryakileri için...)

100. yazısına ulaşan Zaytung Sinema'dan merhabalar. Evet, üşenmedim, tek tek saydım, bu yazıyla beraber sinema köşemiz 'dalya' diyor. Her hafta 5-10 bin vuruşluk yazıya maruz kalan okurlar olarak siz de diyebilirsiniz. Hem hak ettiniz hem de çok zevkli söylemesi: DALYA! 
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Alis Harikalar Diyarında, George Clooney Canlı Yayında Can Derdinde...

Mesaj dolu filmlerin ağırlıkta olduğu bir haftayla karşı karşıyayız. Harikalar Diyarı'ndaki Alis ile beraber ana-babamızı sevmemiz, kardeşimizi ispiyonlamamamız ve çocukları pistten almamız gerektiğini anlayacağız. Rüzgarın Oğlu filmiyle, 100 metreyi kaç saniyede koşarsak faşizme karşı çıkabileceğimizi öğreneceğiz. Para Tuzağı ise, finans ve televizyon dünyasının hayatımızı nasıl heder ettiğinin altını çizecek. Lütfen sıraya girelim. Telaş yok, hepimize yetecek kadar mesaj var...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: X-Men Apocalypse (Karşıt görüşlü mutantlar arasında taşlı sopalı kavga...)

Peşi sıra gelen "Batman v Superman didişiyor", "Kaptan Amerika ile Iron Man adamlarını topluyor" filmlerinden sonra şimdi de Marvel'ın çeşitli mutantları, dünyayı süper güç kapıştıracakları yer belliyor. DC ve Marvel sırasıyla süperlerini sahaya sürerken bize de eğlence çıkıyor işte. 2016'nın sinema sektörünü tek cümlede özetlemek gerekse, "Pelerinli-kostümlü adamların yüksek bütçeli halı saha maçı gibiydi" diyebiliriz galiba (ilk golü yiyen pelerini giyer)... Evet, X-Men sevenlerin heyecanla beklediği, iyi huylu mutantlarla kanser yapan mutantların bir müddet dövüşeceği Apocalypse vizyonda
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hitchcock/Truffaut'ta Sinema Dersleri, Ana Yurdu'nda Bergman Esintileri, Angry Birds'te Angry Birds!

Bu haftanın öne çıkan iki filmi var, ikisi de birbirinden uyarlama: Haftanın en iyisi Hithcock/Truffaut belgeseli, iki yönetmenin söyleşisinin kitaplaştırılmış halinin sinemaya uyarlanmış versiyonu... Bir iPhone oyunu olarak başlayıp Android'e, masaüstüne yayılan Angry Birds de ekranı ve işleri iyice büyütüp beyazperdeye transfer oluyor. Böylece anlıyoruz ki, her şeyin uyarlamasını yapılabilir. Bir gün herkes, bir kereliğine bir buçuk saat uyarlanıp vizyona sokulabilir
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kaptan Amerika - Kahramanların Savaşı (Tarafını seç: Kaptancılardan mısın Demircilerden mi?)

Bu haftaki başlıca filmlerimiz savaş-dövüş entrikalarıyla dolu. Kaptan Amerika: Kahramanlar Savaşıyor'da ekibi genişleten Yenilmezler politik kamplaşma yaşarken, Nicole Kidman'ın oynadığı Çöl Kraliçesi'nde 1910'lu yıllarda Osmanlı'nın arkasından dönen dolapları izliyoruz. Fazla entrika kafa karıştırıcı da olabiliyor. Özellikle K.A.K.S.'da hem devletle ilişki kuran Iron Man'e  hem de özgür ruhundan taviz vermeyen Kaptan Amerika'ya hak verip Orhan Gencebay'ın "Bence sen de haklısın" şarkısının kafasına giriyoruz.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yeni Ahit (Yeni başlayanlar için Tanrılık ve çocuk sahibi olmak)

Bu hafta eğitici ve öğretici yabancı filmler haftası... Misal, Brooklyn filmiyle sıla hasreti çeke çeke nasıl Amerikan rüyası görülür, onu öğreneceğiz. Kurdun Uyanışı'nda ise yarın bir gün Moğol bozkırlarına düşersek kurtlarla nasıl bir iletişim kurmamız gerektiği anlatılıyor. Haftanın en şahane filmi Yeni Lahit'de de amatör olarak dinle ilgilenenler ve bir gün kendi dinini kurmak isteyen girişimciler için önemli ipuçları var...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Zeki Demirkubuz'dan ''Kor'' (Kapılar gıcırdıyor, sigaralar sönmüyor, film bitmiyor)

Bu hafta, eskilerin değerini bilme, "Sen o yönetmenin asıl şu filmini izle" haftası...  Nerede o eski varoluşçu öyküler, nerede o deli kurgular, bitti mi şimdi masumane masallar diye dövüneceğiz bu hafta. Vizyonun en öne çıkan filmi olan Zeki Demirkubuz'un Kor'u, eski Demirkubuz filmlerinden esintiler taşırken onların ruhunu da aratıyor maalesef. Ne yapsak? Bir hocaya mı göstersek? Eşi dostu toplayıp Masumiyet'in ruhunu mu çağırsak? Nasıl etsek Zeki ağabey?
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Orman Çocuğu (DiCaprio'yu ısıran ayıdan Küçük Tarzan'a dost olur mu?)

35. İstanbul Film Festivali'nin dağıttığı Altın Lale ödülleri sahiplerine kavuştu ve En İyi Film Lalesini Toz Bezi götürdü. Tebrikler! Ödül törenini izleyen eleştirmenler ise favori filmlerinin ödül almaması üzere biraz bozuldu, umarım seneye de onların filmi şampiyon olur. Peki vizyonda ne var? Yetişkinlerin yüreklerini hoplatmak için korku-gerilimler, çocuklara da genel kültür olsun diye klasik çocuk kitabı uyarlamaları (Orman Çocuğu ve Heidi). Haftanın öne çıkan filmi ise Orman Çocuğu... Ormanda kurt törelerine* göre yetiştirilen küçük elemanın yaşam savaşını izleyip aşırı gerçekçi ayıya-kurda-kuşa-böceğe doyacağız
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Küçük Esnaf (Evet gene Bağkurlu haliyle mafyaya bulaşıyor...)

Yolda görsen muhatap olmamak adına ya yolunu değiştireceğin ya da ayıp olmasın diye hafiften tebessüm edip kafa sallayacağın filmlerle dolu bu hafta. Tam 11 (on bir) filmli vizyonun elle tutulur yapımları ise fakirlik-zenginlik temasına sahip... Küçük Esnaf filmindeki çilingirimiz, işsiz güçsüz arkadaşlarıyla parasızlığa içerken diğer iki önemli film (Yeniden Başla ve Ölümcül Oyunlar), aslında parası olanın da dertli olduğu, onun da Xanax, Prozac içemeden insan içine çıkamadığını işliyor. 
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yerli ve Milli Rocky, Deliormanlı - Çinli ve Mini Kill Bill, Suikastçi...

Bu haftanın vizyonu 13+ şiddet dolu, vurdu-kırdı ağırlıklı. Başlıca amacımız, karakterlerimizin dayak yememesi, Allah korusun bi' kazaya kurban gitmemesi....
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Batman v Superman - Adaletin Şafağı (Yarın bunlar barışır, biz kötü oluruz. Demedi deme)

Batman ve Superman kapışması nihayet, DC ve Warner Bros işbirliğiyle beyazperdede. Bilirsin, süper kahraman sevenler Marvel ve DC hayranları olarak ikiye ayrılır. Bunlar birbirinden kız alıp vermez, aynı ortamda karşılaşırlarsa yüz yüze bakmamaya özen gösterir. DC de kendi içinde Batmanci-Supermanci diye ayrılır. Bunların arasında çok bi husumet yok ama birbirlerini sevdikleri de söylenemez. Batman ise Christopher Nolan'ın çektiği Batman ve diğerleri diye ikiye ayrılabilir. Bunlar da öyle işte, meraba-meraba. Tarafımı merak edenler için sırasıyla: Marvel-Batman-Nolan'ınki...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Mükemmel Bir Gün (Vizyon bazen çok ironik evet...)

Gayet distopik ve fena halde post-apokaliptik bir tür hayat yaşadığımız şu günlerde, kimseye sinemaya gitme çağrısı yapacak halimiz yok. İnsan içine çıkıp sosyalleşmekten sakınır hale geldiğimize göre filmimizi de evde izleriz. Merak etme, vizyondaki filmlerin torrentte indirilebilecek olanlarını bulup çıkardım ben: Bosna Savaşı'nda gönüllü yardımsever olan Benicio Del Toro ve şuursuz bir güç manyağına dersini veren panda, monitörlerimizde bizi bekliyor (kendi savaşımız, güç manyağımız yetmiyormuş gibi)
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Annemin Yarası (Bosna-Sırbistan Arasında Yerli Dizi Yıldızları Geçidi)

Bahar mevsimi, tüm baharlığıyla hormonlarını coşturmaya başladı, yerinde duramıyorsun değil mi? Sinemaya kapanmak değil; gezmek-dolaşmak-zehrini atmak istiyorsun sanki... Merak etme, bu haftanın serseri vizyonu da bolca gezme-dolaşma imkânı sunuyor sana. Balkanların trompetli-akordeunlu ortamlarına sokuyor, her bir yanı müzeye benzeyen Roma caddelerine katıyor, şiirsel İstanbul sokaklarından haberdar edip feribotla Büyük Ada'ya geçiyor, geleceğin distopik Chicago'sunun 'öpüşen kahraman ergenler'ini ziyarete açıyor
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: ''Köyden İndim Şehire'' Bozması Yozgat Komedisi, 'Açlık Oyunları' Çakması Ergen Fantezisi...

Baharı müjdeleyen cemreler; havaya, suya, toprağa düşerken dandirik yerli komediler de salonlara düştü. Böylece, 5-6 ay kadar süren 'güzel film görme mevsimi'miz de sona erdi. Maalesef, bundan böyle her hafta Oscarlık film izleyemeyeceksin. Yerli komediyle, 'dünya kurtarmalı ergen fantezisi'yle idare edeceksin. Sinemalardan aşırdığın 3D gözlükleri takınıp televizyonda deneyeceksin belki; Allah'ın pet şişe suyuna sinemada 3 lira verdiğin fişi bulup üzüntünü katlayacaksın. Anlayacağın; hayat zor, yerli komediyi çekmek daha da zor...
devamı...

DiCaprio ve Oscar Caps'lerini Hazırlayın: 88. Akademi Ödülleri Bu Gece Sahiplerini Buluyor!

Adeta Leonardo DiCaprio sponsorluğunda gerçekleşecek olan bu yılki akademi ödülleri, sabahın ilk ışıklarıyla akıllardaki tüm soru işaretlerini dağıtacak, dünya barışı sağlanacak ve bir haftalığına da olsa lanet pazartesi mesaisi dolu dolu geyiklerle tamamlanacak. Kara kaplı kitabın işaret ettiği isimler, en son tüyolar, galoplar ve sprintler hepsi bu yazıda...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Mısır Tanrıları (O değil de, yazının sonunda Oscar anketi var!)

Bu haftanın gerilim-gizem-aksiyon ağırlıklı filmleri maalesef size layık değil. Milleti sinemalardan uzaklaştırıp bahar temizliği, tadilat filan mı yapacaklar anlamadım ama filmler pek vasat. Boş göndermek de olmaz, eski vizyonun Deadpool, İftarlık Gazoz filmlerine yönlendirelim sizi. Haftanın filmlerini ise bir daha karşımıza böyle gelmesinler diye, hep beraber itin dötüne sokalım
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Osman Pazarlama (Demet Akalın konuk, Şahan Gökbakar yanık, öne çıkan karakterimiz osuruk...)

Size bir iyi bir de kötü haberim var, Zaytung Sinema takipçileri. Kötüyle başlayalım: Normalde bu hafta Coen Kardeşlerin filmi (Yüce Sezar) vizyona girecek diye bekliyorduk ama olmadı. Filmin Türkiye galası İstanbul Film Festivali'nde yapılacak. Peki biz sinema müptelaları için hangi kardeşler kaldı? 'Yerli boşaltım sistemi komedisi' akımından Şahan ve Togan Gökbakar Kardeşler... Gökbakarlar, yeni işleri Osman Pazarlama'da adeta bize "Sanki Belçika'da yaşarmış gibi Dardenne Kardeşler izleyecek hâliniz yok, alın size osuruk" şeklinde sesleniyorlar...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Deadpool (Çift kılıçlı, oynar başlı, uzun ömürlü Marvel komiği)

Sevgilisi olanın da olmayanın da "Geçse de her şey normale dönse" şeklinde arkasından kötü konuştuğu 14 Şubat, etkisini sinemalarda gösteriyor. Bu hafta sinemalar ağlaşan-eğleşen-dövüşen-düzüşen sevgili filmleriyle dolu. Marvel'ın muzip karakteri Deadpool ise, sağolsun 'yapış yapış sevgili filmleri'ne alternatif oluyor. İçinde aşk-kan-aksiyon- muzip süper kahramanı aynı anda barındıran Deadpool'a sevgilerimizi sunalım ve size de "Zaytung Sinema okuyan insanlarsınız, 14 Şubat'ta romantik film izlemek de ne imiş?" diye serzenip yazıya girişelim
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kötü Kedi Şerafettin (90'lardan komik kedi videosu çağına, değişmeyen lezzet)

Bu hafta sinemalarda, çeşitli yörelerin halk kahramanlarını ağırlıyoruz... İstanbul Cihangir'den Kötü Kedi Şerafettin hayvanı, Çin'den tek başına Kung-fu yaparak Japonlara, Amerikanlara karşı intikam alan, bizdeki Tarkan'ın eteksiz ve biraz daha çekik gözlü hâli Ip Man ve 50'lerin muhafazakar ABD'sinden lezbiyen bir ilişki yürütmeye çalışarak kahraman sıfatına hak kazanan Carol...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: İftarlık Gazoz (Cem Yılmaz'dan Ege şivesi, gazozdan toplum eleştirisi)

Bu hafta politik dönem filmine doyuyoruz değerli Zaytung Sinema takipçileri. Din ve devlet işlerini ayırmadan kendimizi, toplumumuzu sorgulayıp şöyle bir arınıyoruz inşallah. İftarlık Gazoz, 70-80 arasının mis gibi Ege havasını ve politik atmosferini solumamızı sağlıyor. Sonra 2000'ler ABD'sine ve 50-60'lar Almanya'sına gidip bazı işleri halletmemiz gerekiyor. Gazeteci ve savcıların peşine takılarak tacizci rahiplere ve Nazi suçlularına hadlerini bildiriyoruz. Huhh!.. İyi yorulduk ama değdi
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Diriliş (Dötünde ayı bağırırken Oscar düşünmek...)

Bu hafta, bol ödüllü enfes filmler ve çeşitli leş komediler aynı anda vizyonda. Farklılıkların mozaiği işte. Siz de bu filmleri kullanarak kendi mozaiğinizi oluşturun: Diriliş filminde soluğunu hissettiğimiz saldırgan ayı ile dükkan açılışlarında kostüm giyen çalışanlara benzeyen Dedemin Fişi'ndeki komik ayıyı yan yana dizerek işe başlayın! Ya da mesela, Youth filmindeki sanatçı dedelerle, Çılgın İhtiyar'daki 'karı peşinde koşan dede'yi (De Niro) buluşturup tarihi bir mozaik yapın. Sonra da, iyice anlamını kaybetsin diye, birkaç kere daha mozaik deyin...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kardeşim Benim (Burak Özçivit ve Murat Boz'dan Çok Yanlış Zamanda Kardeşlik Mesajı)

Muhtemelen isteyerek yapmamışlardır ama bu hafta vizyonda kardeşlik ve barış teması ön planda. Mesela haftanın Burak Özçivit içeren filmi Kardeşim Benim'de, herkesin kardeşimiz-bacımız olabileceği mesajı mevcut. Sonra "Diren!" filminde, dönem İngilizlerinin, direnince çatır çatır oy kullanma hakkını aldığını "kız kardeşlik" mesajıya izliyoruz. İyi Bir Dinozor'da da insanın uslu durduğu sürece dinozorla da kardeşçe yaşayabileceğine, T-Rex'lerle de abilik-ablalık bağı kurabileceğine ikna oluyoruz. Neyse, çok şey olursa özür dilerler, öpüşür barışırız artık. Fak, gene barış dedik...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: The Hateful Eight (Batı vahşiyse, Tarantino daha da vahşi!)

Merhaba Zaytung Sinema'nın değerli takipçileri. Bu hafta hepiniz bizim gözümüzde birer Akademi üyesi, birer Oscar otoritesisiniz. Neden? Çünkü seçkimizde kovboylu-Rocky'li-Brad Pitt'li-Jennifer'lı tam dört adet müstakbel Oscar adayı film bulunuyor. Böylece siz de "Öyle yardımcı erkek oyunculuğu babam da yapar" yorumlarında bulunabilir, filmin müzikleri değerlendirirken O Ses Türkiye'cilik oynayabilirsiniz. Sizin neyiniz eksik allasen?
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: 'Kocan Kadar Konuş: Diriliş' (BKM Kar Kış Dinlemeden Evlendiriyor)

Yeni yılın ilk Zaytung Sinema'sından merhaba. 2016'dan farklı filmler beklerken standart bir vizyon tarifesiyle karşılaştık. BKM, "eğlenceli evlenme" serisine devam ederken bu sıralar alışık olduğumuz "gemide felaket-gerilim filmi" de seçkimizde. Ödüllü festival filmi, ailelik animasyon ve yerli korku filmlerini de ekleyince vizyon tamam olmuş. Neyse, şu yılbaşı zamları sinema biletlerini vurmasın, kayyumlar salonları bulmasın, filmleri seçme işini Reis almasın da, şimdilik bi' sorun yok...
devamı...

Hazır Torrent'e Düşmüşken: 2015'in En İzlenesi 10 Vizyon Filmi (Not: Listemiz ''Star Wars'' ve mamülleri içermemektedir)

Afedersin, bok gibi geçen 2015 boyunca, 'gündemden arındırılmış bölge' sayılabilecek sinemalardan bildirdim size. Sırf yüzünüzde biraz tebessüm oluşsun diye; TV kanallarının ana haber bülteni öncesine koymayacağı filmlere katlandım, not ala ala yerli komedi izlerken komik durumlara düştüm... Ve sene biterken, cazibesi bol filmleri hatırlatayım da "Star Wars nerde", "Marslı niye yok lan" yorumlarınızın hedefi olayım istedim
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ertuğrul 1890 (Barış Manço Dönemi Öncesi Türk-Japon İlişkileri)

Yılın son vizyon haftasında yığınla film gösterime girerek sahaları bize dar etmeyi planlıyor. Çoğu, fragmanından belli filmler. Özellikle Ertuğrul 1980 ve Delibal'ın fragmanlarını izlediğinizde filme çok gerek kalmıyor. Zaten filme gittiğinizde de keşke fragmanı izlemekle kalsaydım, diyerek yerim yerim yerinmeniz mümkün. N'olacak filme gittiğinizde sanki, Lance Armstrong'un ne dopingli bir herif olduğunu, extreme sporcuların bitmek tükenmek bilmeyen extreme'lerini, Türklerin ve Japonların al gülüm-ver gülüm birbiriyle paslaştığını, Delibal'ın şuursuzluklarını göreceksiniz. Fragman iyidir
devamı...

Star Wars: Güç Uyanıyor (Hadi son caps'leri alalım, bitiriyoruz Star Wars muhabbetini)

Çok yakın bir zaman önce, çok çok kalabalık salonlarda... Darth Vader başlıklı, Jedi yelekli, 3D gözlüklü insanlar sinemalarda toplanmış, dışarda ise spoiler şovalyelerine karşı amansız bir mücadele başlamıştır. Bu sırada Lucas, Disney ve BİM kazandığı paraları saymakta; Çağan Irmak, Nadide Hanım'a üniversite okutmaya çalışmaktadır... (Aşağı doğru inerken, yazılar da böyle uzaya akıyormuş gibi düşünün)
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Steve Jobs (Milyar Dolarlık iPhone kılıfı sektörünü yaratan büyük dahi)

Bu hafta sinemalarda, yıllardır filmlere uyarlandığı için artık içimizden biri haline gelmiş, huyunu suyunu iyice bildiğimiz kahramanlar var. Çat kapı misafir gelseler ağırlamaktan gocunmayacağımız, soframızdaki bir tas çorbayı seve seve ayıracağımız Steve Jobs, Frankenstein ve Peter Pan salonlarda seyirci bekliyor. Bir de memleketin sağlam yönetmenlerinden Özcan Alper'in yeni filmi Rüzgarın Hatıraları vizyona girdi. O da bu topraklarda konuşulmaktan imtina edilen bir öyküyü, çok çaktırmadan anlatmaya çalışıyor
devamı...

Yoda'sı, Han Solo'su, Skywalkergilleriyle Star Wars Evreni (Son gece çalışacaklar için karakter notları)

Star Wars dediğin bir garip evren. George Lucas'ın kendini eğlendirmek için başladığı seri; rengarenk ışın kılıçlarıyla, boy boy droidleriyle, kurbağa göbekli, balık gözlü yaratıklarıyla yıllar içinde bir fenomene dönüştü. Bölüm VII yaklaşırken biz de unutulmaz Star Wars karakterlerini bi yazalım dedik (Ne demek, elime mi yapışır)...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Düğün Dernek 2: Sünnet (Ahmet Kural mimiği gelmiştir)

Sinemalarımızda bu hafta, çocuğun sünnet düğünü telaşı hakim: Türkiye'nin en çok izlenen ikinci filmi olan Düğün Dernek'in 'Sünnet'li bölümü tam 361 sinemada yer buldu. Ayrıntılı bir şekilde yazdığımız filmi her salonda, yarım saatte bir bulman mümkün. Düğün sahibi, gişe çalışanının "Maalesef yer yok" demesine olanak tanımamış. Bu arada Altın Portakal'ın büyük ödülleri de pazar akşamı veriliyor. En azından bir ödül alacağı garanti olan yerli 'gemi filmi'miz Sarmaşık da yazdıklarımız arasında
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Casuslar Köprüsü (Canı Oscar çeken Spielberg, Tom Hanks'i arar. Olaylar gelişir...)

Bu haftanın vizyonu boydan boya ustalarla dolu: Steven Spielberg'ler, Tom Hanks'ler, Türkan Şoray'lar, Müjdat Gezen'ler toplanmışlar, beyazperdede bizi bekliyorlar. "Ustalara saygı kuşağı" gibi bir haftayla karşı karşıyayız yani. Biz de hiçbir ustaya saygısızlık etmeden, bacak bacak üstüne atmadan, yanlarında sigara yakmadan haftanın filmlerini değerlendirmeye çalıştık...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Açlık Oyunları - Alaycı Kuş Bölüm 2 (Devrim televizyonda yayınlanmayacak, 2 bölüm halinde vizyona girecek)

3 kitap ve 4 filmlik 'hassas ve duyarlı ergen seti' Açlık Oyunları, bu hafta son filmiyle sevenlerine veda ediyor. Bir dönem böylece sona ererken bütün hassas ve duyarlı ergenlere sabır diliyoruz...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ali Baba ve 7 Cüceler (Gişedeki arkadaşa 'Cem Yılmaz'ın filmi' deyin, o anlar)

Bu hafta 5 tanecik filmimiz var ve 350 adet sinema Cem Yılmaz'ın Ali Baba ve 7 Cüceleri tarafından zaptedilmiş durumda. Cem Yılmaz ismini duyan filmini ötelemiş belli ki: Yerli komediler "Estağfurullah abi, sen güldür tabii" diye yol verirken, yerli korku yönetmenleri de cinlerini zorunlu idari izne çıkarmış. Yabancı aksiyonların da sınırda bekletildiği duyumunu aldık...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Spectre (Binayı patlat, arabayı uçur, örgütü çökert, Monica'yı öp...)

Zaytung Sinema'dan herkese merhabalar. Bu haftanın vizyonu öyle aman aman olmasa da son bir iki haftanın kuraklığını düşününce öpüp başımıza koymamız icap eden filmlerden müteşekkil. Spectre'ye gidip James Bond'un bir kadını kaç dakikada yatağa attığını hesaplayabilir, Abluka'ya gidip alegori çözebilir, Düşlerin Terzisi'nde "50'lerde ne güzel giyiniyormuş insanlar ya" diye iç geçirebilir, medya-siyaset entrikası filmi Gizli Dosya'da ise kayyumun İngilizcesini düşünebilirsiniz.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Frankenstein (ya da 3D yazıcıdan adam çıkar mı?)

Cumhuriyet Bayramı, Cadılar Bayramı ve 1 Kasım seçimleri arasındaki şu kutsal zaman diliminden hepinize selamlar sevgili Zaytung Sinema takipçileri. Sektör de "Biz bile müşahit yazıldık anasını satiym. Bu hengamede kim takar sinemayı" demiş olmuş olacak ki yılın en zayıf vizyon haftalarından biriyle bizleri selamlamış. Vasat yabancılar, 3 gün sonra kimsenin hatırlamayacağı yerli komediler falan. Neyse, biz gene yazdık ne varsa, siz de bi bakın belki gönlünüze göre bi şeyler çıkar...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Mustang (Anadolu baskısı, Amerikan atı, Fransız kızları ve Katar (?))

Hepinize merhaba Zaytung Sinema'nın değerli müdavimleri! Bu haftanın vizyonunda nitelikli yerli filmler göze çarparken yabancı filmlerin korku-gerilim ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Cadılı-vampirli yabancılar, yaklaşan Cadılar Bayramı'na şükranlarını sunarken, yerli filmler ise mahalle baskısı ve mahalle dayanışmasından dem vuruyor. Herkesin hortlağı kendine işte...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Aşırı Makyaj Johnny Depp'i, Aşırı Şöhret Amy Winehouse'u Bozuyor...

Katliam, yalan, sansür ve rezalet dolu bir haftalık aranın ardından tekrar merhaba Zaytung Sinema takipçileri! Bu haftanın vizyonunda, "Yok be ne Oscar'ı" şeklindeki cool tavırlarını bozmasa da Oscar alabilmek için bürünmediği sıfat kalmayan Johhny Depp'in en yeni filmi ve şöhretin bedelini çok fena ödeyen Amy Winehouse'un belgeseli dikkat çekiyor. Buyrun bakalım:
devamı...

Davetiyemiz Yettiği Kadarıyla Filmekimi İzlenimleri: Carol, Son of Saul, Ex Machina, Ixcanul, London Road...

Sonbaharın en güzel film etkinliği Filmekimi'nden hepinize selam ederim sevgili Zaytung Sinema takipçileri. "Biz de sinema şeyiyiz. Bizi de davet eder misiniz? Bence edersiniz. Etsenize..." diye mail atıp kendimizi zorla çağırtmış gibi olsak da ne yaptıysak sizin için yaptık. Bizzat ben tee Eskişehirlerden kalkıp İstanbul'a film izlemeye geldim, tüm eleştirel tavrımı takınıp hepinizi layıkıyla temsil etmeye çalıştım. Artık ne kadar oldu, buyrun siz karar verin...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Zeki Demirkubuz İstanbul'a, Matt Damon Mars'a yabancılaşıyor...

Gücünü bağımsızlığından, hiçbir yönetmenle yüz yüze bakmadığı için istediğine atıp tutabilmesinden alan; her filme dilediğince saydırabilen, bir bokmuş gibi de bununla övünen Zaytung Sinema'dan herkese merhabalar! Yazıya geçmeden önce bir hatırlatma yapalım: Eğer bir yönetmene ilk ismiyle hitap edilen bir ortam varsa orada tarafsız eleştiri bulmak zordur. Hatta ilk ismin sonuna "-cim" eki getirilen bir ortamsa bu, gözünü kulağını kapatıp koşarak uzaklaşacaksın oradan. Onu bunu bilmem, çok yüz göz olmayacaksın kimseyle...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Küçük Prens (Kapak fotoğrafınız yazı ile birlikte bedava!)

Selamlar Vizyonda Bu Hafta yazılarının değerli takipçileri! Kurban Bayramı'nın ilk gününden itibaren filmlerin sıra sıra girdiği bu vizyon haftası, "genel izleyici kitlesi" sembolüne uygun olarak oluşturuldu. "Bebelere ve her zaman bebe kalanlara" yönelik Küçük Prens animasyonu, ergen ve ergen meyillilere yerli komedi denemeleri, kuzenlerle gidilesi bir ünlüler geçidi olarak Yok Artık ve yaş 70 iş bitmemiş filmleri 45 Yıl ile Stajyer sinemalarda sizi bekliyor
devamı...

Uzun Metrajın 10. Dakikasından Sonrasını Göremeyen Çiftler İçin 12 Kısa Aşk Filmi...

Bir yaz mevsimini daha yağmur, çamur ve dışarı çıkarken sırta alınan hırkalar eşliğinde hayırlısıyla geride bırakırken, tam eve kapanıp sevgiliyle film izleme zamanları da kapımıza dayandı. Zaytung Sinema servisi olarak bu süreçte üst üste 3 sezon Breaking Bad sarmalını kırasınız, diğer çiftlerden bir farkınız olsun diye üşenmedik sizler için 12 adet romantik kısa film derledik. Niye kısa? Çünkü uzununu izlerken 10. dakkada yiyişmeye başlayıp filmi piç ediyorsunuz. Konuşturmayın bizi...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kara Bela (Bir Reno Steyşın'a kaç Burak Aksak tayfası sığar?)

Zaytung Sinema'dan herkese merhaba. Bu hafta, 3'ü yerli olmak üzere 6 film vizyonda. Güzel bir haberle başlayalım: Hepsi komedi olan yerli filmlerin ikisi eli yüzü düzgün, aileye uygun, toplum içinde nasıl davranacağını bilen komediler... Diğer haberimiz ise Adana'dan geliyor: Ödül töreni iptal olduğu için jürinin kendi arasında bir basın açıklamasıyla ödüllerini dağıttığı Altın Koza'nın kazananı Abluka oldu. Diğerlerine de birleşip birer çeyrek takmışlar galiba...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Gitarlı Ana Meryl Streep, Bunama Döneminde Sherlock Holmes, Bitmeyen Çile: Dabbe 6...

Bir haftalık aradan sonra hepinize merhaba, sevgili Zaytung Sinema takipçileri. Bu hafta rekor sayıda film vizyona girdi: 13 (on üç)... Filmlerin çoğu yine yabancı menşeli ama nitelik yoksunu yerli (kabile) filmler de mevcut... Neyse, önümüzdeki günlerde her hafta bir bomba yerli film sinemalarda bizi bekleyecek merak etme: Zeki Demirkubuz'lar, Cem Yılmaz'lar cirit atacak, Nuri Bilge Ceylan'ın jüri olduğu Venedik Festicali'nden özel ödül alan Abluka'lar falan gelecek... Azıcık dişini sıkıver
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Dünyayı yemek isteyen Pacman, 'Ben bu oyunu bozarım' diyen Hitman...

Vizyonumuzun bu haftaki teması "oyun"... Evet tematik çalışıyor artık sinemalarımız. Sinema salonlarının büyük bölümünü bir oyun uyarlaması olan Hitman kapmış durumda. Hitman'in atası atari oyunlarına selam çakan Pixels filmi de yine 200'e yakın salonda nostalji yaşamamızı bekliyor. Son olarak bir de Al Pacino'muz var. Bırakın, oynayabildiği kadar oynasın o da...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Lise arkadaşlarınızla görüşmeyin, aileyle tatile çıkmayın, vampirlerle sevişmeyin...

Zaytung Sinema'dan herkese merhaba! Sinema dünyası açısından gişe filmi sezonunun başlamasına, normal vatandaş açısından da düğün sezonunun bitmesine birkaç hafta kaldı. Böylesi bir ortamda, "Aile iyidir" mesajı barındıran filmler yürüdü vizyona: Eşini-kızını memnun etmek için medya maymunluğu yapan da var (Merdiven Baba), eşiyle-oğluyla ilişkisini düzeltmek için kötü tatillerde sürünen baba şempanzeler de (Tatil Zamanı). Ayrıca, aile huzuruna karşı harekete geçen provokatif arkadaşlar ve cinler de var maalesef ama bu şer odaklarına karşı devletimiz gereken karşılığı verecek kadar güçlüdür...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Fantastik Dörtlü (Güya 4'ü de süper ama yok bi aksiyon, bu kafayla kurulamaz koalisyon)

Yepyeni bir Zaytung Sinema yazısından herkese merhaba. Geçen hafta olduğu gibi 6 tanecik filmden oluşuyor vizyonumuz. Ulan ohh bee... Şöyle insan gibi 6 film koysanız her hafta olmuyor sanki? Al iki tane festival filmi, iki tane büyük bütçeli, bir tane de animasyon koy... Kalan bir filmlik kontenjan için de korkular ve yerli komediler eleme maçı yapsın mesela... Şu olayı bir yetkiliyle konuşayım ben en iyisi. Özellikle eleme olayı mantıklı geldi. Elenen de UEFA'ya gitsin...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Tom Cruise uçak kanatlarında koşuyor, AKP darbe mağduru oluyor (Bazı şeyler hiç değişmiyor)

Memleketin her anlamda cayır cayır yandığı, sıcaklığın gölgede 35, vantilatör döndüğünde 30 derece olduğu bir haftadan herkese merhaba. Bu ortamda Görevimiz Tehlike'deki Tom Cruise'un arkasına takılıp uçak kanadında, motosiklet üstünde serinlemek mümkün. Eğer gündemden hiç ama hiç haberin yoksa, AKP'nin son filmi Darbe'yi izleyip "Ohh, çözüm süreci varmış" şeklinde içinin serinlemesi de olası. Ayrıca "Ay olmuş ağustos ben tatile gidemedim" diyorsan, 140 dakika kesintisiz Berlin sokakları izleten bir Victoria filmi de müessesemizden hediye...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kağıttan Kentler (Lisenin en popüler kızıyken 30. tercihi harita mühendisliğine yerleşme hüznü)

Bu haftanın vizyonu fazlaca romantik ve hafiften korku ağırlıklı: 'Gündemden kaçıp kendimi kapalı bir salona kilitlemek istiyorum'cular, 'şehirlere bombalar yağarken biz kuytu senasta yiyişirdik'çiler, 'ben olmuşum korku filmi'ciler için...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Küçücük Fıçıcık, İçi Dolu Kostümcük (Ant-Man)

Vizyon haftasının bayramla çakıştığı şu günlerde, filmler de konsepte uygun: Marvel'dan çocuklara emmeli bayram şekeri tadında bir film geldi mesela: Ant-Man... Kadınlara da bayram baklavası tadında bir erkek striptizci sürprizi var: Magic Mike XXL... Gerisi çok iç açıcı değil, limon kolonyası kokusunda sıkıcı dönem filmimiz (Immigrant), toplu akraba ziyaretlerindeki haylaz çocuklar çekilmezliğinde korku filmlerimiz mevcut...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ayı Teddy 2 (Amerika, oyuncak ayılara evlilik hakkını tartışıyor)

Bu haftanın vizyonu temiz, her kafadan film var. Düşkün Hollywood yapımları da mevcut, festival güzelleri de... Afedersin "ayılı" komedi de koymuşlar, eli yüzü yamuk yerli korku da ("Dikkat cin çıkabilir!")... Dahası da var: Koalisyon hesaplarından başını kaldıramayanlardansan, al sana politik güç ilişkileri (A Most Violent Year) ya da Van Persie, Arda Turan'ın transfer paralarıyla kafanı bozduysan, al sana benlik transferi (Self/less)...
devamı...

Tatile Çıkamayanlar ve Instagram'da Gıybete Doyanlar İçin: Serinletici Etkisiyle 10 Yaz Filmi...

Millet Instagram'da ayak-plaj-tekne ucundan görünen bayrak fotoğrafları paylaşırken, "Summer 2015 :)))" albümleri art arada açılırken dört duvar arasında like vermekle mi yetiniyorsun? Şu Yunanistan iyice bi batsa da kredi kartında kalan limitle 3 gün bi tatil yapsam diye akbaba gibi bekleyenlerden misin? O kadarcık limit bile mi kalmadı? Olsun, biz varız!
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Bildiğimiz Gibi Entourage (Karılı kızlı), Bilmediğimiz Gibi Hannibal (Kovboylu movmoylu)

Aferin size, zaten her yanımızda savaş varken süper yapıyorsunuz, bravo! Bu haftanın vizyonu vurmalı-kaçmalı, mermili-patlayıcılı, erkekli-erkekli filmlerle dolu. Düşün, tüm filmlerdeki kadın sayısını toplasan bir futbol takımı ancak ediyor, onların da ilk 10'u Entourage'da forma giyiyor zaten... Oysa ki yaz mevsimine uygun filmler koyar bi' insan, romantizmi bol keyfi gıcır filmleri sürer ki içimiz kıpır kıpır olsun... Neyse sinirimizi bozmayalım, ben hepinize güzel bir yaz filmleri seçkisi hazırlayacağım yakın zamanda merak etmeyin.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Terminator - Genisys (Geleceğe gidelim robot dövelim)

Yerli filmlerin yazın piyasadan çekilmesiyle salonlar da yeni yetme yönetmenlerin klişe Hollywood yapımlarına kaldı. Eski filmlerin yeniden çevrimleri, kitap uyarlamaları, gerçek olaydan uyarlama başarı hikayeleri... Aynen aynen, Batı cephesinde yeni bir şey yok...
devamı...

Jack Sparrow'dan Issız Adam’a... Sinema Tarihinde Lüzumundan Fazla Örnek Alınmış 5 Karakter

Hayatımızı ortalama 120 dakikalığına renklendiren sinema karakterleri, kişiliği koyacak yer bulamadığımız zamanlarda imdadımıza yetişip, rol modelimiz oluverirler. Ne var ki bu en geç 22 yaşında tamamlanıp, bitmesi gereken bir hadiseyken, kişisel gelişimini geç tamamlayanlarda sonsuzluğa uzanan bir süreç haline gelir. Kendini Don Carlione sanan küçük esnafından, etraftaki binlerce “ıssız adam”a dek şu ya da bu şekilde hayatımıza sirayet eden, eşşek kadar adamları ve kadınları hala etkisi altına almayı başaran bu karakterleri sizler için derledik...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ters Yüz (Pixar yaratıkları ile bilinçaltımı öğreniyorum)

Ramazan'ın gelmesiyle beraber sinemalara gitmek, film izlemek de yepyeni bir işlev kazandı... Misal, oruç tutuyorsan kendini klimalı salonlara atabilir, filmlere gömebilirsin ki iftara kadar zaman bir nebze daha sancısız geçsin (orucu beyaz perdeye tutturmak caiz mi hocam?). Ya da Kuzey Anadolu linç hattına yakın bir yerde yaşıyor ve oruç tutmuyorsan da arka koltuk kuytuluğunda 2 saat boyunca pop-corn'unu kemirmen mümkün... Neyse, öyle yani... Sinema enteresan bi şey... Mesela o uzun boylu bi artis vardı neydi o?
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Jurassic World (Holywood yapınca voo, Melih Gökçek yapınca böö... İşte siz busunuz!)

Son bir haftadır koalisyon hesabı yapmaktan, boşa koyup doldurmaya çalışmaktan, doluya koyup taşırmamaya çalışmaktan kafalar bi dünya oldu di mi? Neyse ki bu haftanın vizyon filmleri asgari düşünmeye dahi fırsat vermeyecek cinsten. "Vayy çocuk dinozordan kaçtı!", "Oyy kadın kurşundan kaçtı!" derken 2 saatte kafayı düzeltirsiniz. Hem hafta sonu bırakın bu işleri düşünmeyi zaten. Pazartesi erken kalkar hükümeti kurarsınız....(Melih Başkan sen de... Düşünme artık, bak çok şahane dinozorlu film geldi ona gidelim gel)
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ölümsüz Aşk (Kadın yaşlanmıyor, herifin parası bitmiyor)

Bu seçim hengamesinde vizyondur filmdir kimin umurunda ama bizim de işimiz bu işte. Hem size de yeter artık. Yapacağınız paylaşımı, rt'yi yaptınız, en haklı olduğunza tüm dünyayı ikna ettiniz. Bugün gezin tozun, varsa manitanızla yoksa eş dostla sinemaya gidin.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yarının Dünyası (Ayşecik ve George Clooney, Dr House'a Karşı)

Bu hafta sinemalarda "geç kalmış filmler" mevcut. Mesela Oflu Hocayı Aramak filmi politik sicilinden dolayı aylardır "Giremezsin hemşerim" diye sinemalara alınmıyordu, sonunda kavuştuk. Keza bu haftanın yerli korkusu Helak: Kayıp Köy de Ocak'ta girecekti, şimdi geldi (maalesef bu kadar erteletebildik). 2013 yapımı Sibirya Mafyası ise "Pek yakında, mek yakında" derken arada kaynamış, şimdi vizyonda.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Mad Max Fury Road (Hızlı ve Öfkeli öyle olunmaz böyle olunur!)

Modifiyeli savaş tankerlerinin kıvrak şoförü, çöl yollarının ustası Mad Max, uzun bir aradan sonra geri döndü. Evet, kıyamet sonrası alemlerin çılgın aksiyoncusu geldi ve izlememek için hiçbir nedenimiz yok. Bunun dışındaki diğer filmler ise şöyle özetlenebilir: Senaryosunun üzerinde tır patlatılmış izlenimi veren yerliler, her hafta iki tane girmesi çok korkunç olan korkular ve kıyamete kadar peşimizi bırakmayacak II. Dünya Savaşı...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Niyazi Gül Strikes Back!

Havaların yaza dönmesiyle beraber vasat yerli filmler de yurdu terk etmeye başladı. Yerli komedi, korku ve melodram kahramanları birkaç hafta daha sabrımızı deneyip tatile çıkacak. Bu hafta sempatik bir Ata Demirer'in canlandırdığı Niyazi Gül dışında yerli kahraman yok, kaliteli yabancılarsa üşenmeyip sinemalarımıza misafirliğe gelmişler. Haydi bi odanızdan çıkın da hoşgeldin diyiverin. İyice yabani bi şey oldunuz ha...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Yenilmezler (Bir Kamyon Süper Kahraman Toplayıp Robot Dövmeye Gitmek)

Vizyonun başını bu hafta İntikamcılar, nam-ı diğer "Yenilmezler" tutuyor. Bu süper güçlü ve kudretinden sual olunmaz arkadaşlar yaklaşık 300 salonda gösterime girerek dosta güven düşmana korku salıyorlar. Yenilmezler'de arda kalan salonlarda ise ekseriyetle ilk filmlerini çeken yerli yönetmenler ("Büyük ihtimalle yenilirler") var. Avengers'a gidenlere küçümseyici bakışlar atmak isterseniz sizi de şöyle yan salona alalım...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: İsmail Abi Yolda, Edward Snowden Darda, İranlı Vampir Bacım Ekmeğinin Peşinde...

Sevgili sinema tutkunları, bu hafta vizyona 12 film birden... Abi çok pardon da 12 film nedir ya? İnsan izleyecek lan bunu!,.. Neyse... Bu mevsim normallerinin üstündeki film sayısı yüzünden bu hafta yazı biraz gecikti, kusura bakmayın. Bi de memleketten anamlar geldi falan derken işte... Hadi daha da şey olmadan filmlere geçelim biz:
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hatuna Trip Atan Al Pacino(75), Seri Halde Atar Yapan Barış Atay(34), Köyden Kaçan Stopmotion Kuzular(4 Aylık)...

Artık vizyona 10'dan az film girmez oldu sevgili okuyucu. Her hafta her hafta nereden buluyorlar bu kadar çok vizyon filmini bilemiyoruz. Bir yerlerde yeni sinemalar inşa ediliyor olmalı, boş salonlar yapılıyor, üzerine koltuklar konuyor olmalı. 'Bu böyle eksik oldu ya' denilerek altına da AVM'ler döşeniyor olmalı...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: 68'li Baba Haluk Bilginer VPN Öğreniyor, Aşklı Meşkli Filmler Baharı Müjdeliyor...

Artık faizler düşsün diye midir bilinmez, bu hafta piyasaya sürülen 10 yapımla film arzında bir patlama yaşanmış gibi duruyor. Düşün, hepsini art arda izlesen, kafadan 3 gününü sinemada geçirmen gerekir. Sırf Sevgililer Günü'nde yer bulamadığı için anca şimdi vizyona girebilen ve isminde "aşk" geçen 3 film var. Ayrıca, "Gerilim-korku" ve "Politik dram" paketlerimiz de mevcut. Müjdeli haberi sona bıraktım: Yerli gerzek komedisi ve yerli korku hiç yok. Türkiye'de güzel şeyler de oluyor...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Hızlı ve Öfkeli 7 (Evet 7, öldürmeyen yapımcı öldürmüyor)

Bu haftanın filmlerini şöyle sıralayabiliriz: "Hızlı ve Öfkeli 7" ve "Abi ben de birkaç salonda gösterime gireyim mi abi? Yer bulamayan da bana gelsin he?" diyebilen birkaç yerli-yabancı film... Vizyona giren diğer filmlerin toplam salonundan daha fazla salonda gösterime giren "Furious 7", yolu araba yarışı oyunlarından, modifiyeden, Rent A Car'dan geçen herkesi sinemaya bekliyor. Tabii biz bu satırları yazarken bazıları da İstanbul Film Festivali'nde salondan salona sekiyor ya, selam olsun onlara. Artık seneye de siz vizyon filmi yazarsınız, biz festivale gideriz...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Cansel Elçin Yine Darbe Mağduru, Al Paçino (Allah gecinden versin) Yine Gidici Gibi...

Sinemalarımız bu hafta da standart tarife: Her yöne yüzlerce klişe, sınırsız konuşan ama güldürmeyen mizah karakterleri ve 1 GB dram paketi... Liseli harçlıklarından beslenen yerli komedi dalını Güvercin Uçuverdi temsil ederken Bizim Hikaye filmi "zorlama maneviyat" bayrağını Son Mektup'tan devralıyor. Neyse, hala GSM operatörleri beleş bilet kampanyası yapıyorken kötü mötü demeden gidelim, iki insan yüzü görelim bari... Ortamlarda soran olursa "İstanbul Film Festivali'ni bekliyorum, seçkimi hazırladım, biletimi aldım" dersin...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: 100. Yıl Dönümünde de Düzgün Çanakkale Filmi Yapamamak... En İyisi Ezgi Mola'ya Koca Bulmak...

Bu hafta vizyon kısaca şöyle: Epik savaşla tipik aşk arasında kalmış Çanakkale filmi, eğlendirirken evlendiren çok yerli komedi ve birbirinden yabancı aksiyonlar (kaçıranlar için alternatifleri bu ve her akşam Kanaltürk'te). Velhasıl, piyasa durgun sayın okuyucu. İlla sinemaya gidecekseniz geçen haftalardaki "Vizyonda bu hafta" yazılarına bakıp oradan bi şey seçseniz daha iyi sanki. Birdman falan oynuyordur hala...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Colin Firth'lü İngiliz Aksiyonu, Suluboyalı Japon Animasyonu, Tam Organik Türk Meczubu...

Sinema dolu cillop gibi bir dönemden geçiyoruz. Daha geçen gün 47. SİYAD Ödülleri vardı, Kış Uykusu dut ağacına dalmış çocuk misali ödüle doymadı. Sonra festival cemresi düştü toprağa, 34. İstanbul Film Festivali'nin film seçkisi açıklandı. Gençlik Filmleri Festivali, beleş gösterimleriyle Eskişehir-İzmir-Ankara-İstanbul üniversitelerine doğru yola çıktı (genç festivaldir sonuçta, cebine harçlık koy). Ve kadın olmanın güçlüklerini, ataerkil sistemin öküzlüklerini görelim diye 13. Filmmor Kadın Filmleri Festivali başladı.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Issız Rocker Mert Fırat, Travmalı Manken, Mücadeleci Kadın, Aşk, İntikam ve Robot!

Bu hafta birbirinden renkli, güzel bir derleme yapmışlar vizyoncular. Dağıtımcıların dağıtan ellerinden, sinema tekellerinin o süper tekellerinden öpüyoruz. 8 Mart haftası olmasından mıdır nedir, hayatla ve erkeklerle cebelleşen kadınların öne çıktığı bir hafta. Bir de deneyli, yapay zekalı, robotlu, uzaylı filmler var. Erkekler de bunlarla oyalansın demişler herhalde...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Birdman Uçuyor, Hawking Duruyor, Asteriks Direniyor, Esra Uyuyor...

Yazımıza güzel bir haberle başlayalım sevgili sinemaseverler: AKP tarafından "paralel komplo" türünde yaptırılan Kod Adı K.O.Z. filmi, bu hafta "IMDB'nin en kötü 100 filmi" listesine girdi ve tersten zirveye oturarak Yeni Türkiye'nin gururu oldu. Çok kısa bir zaman önce de sonunculuktan sondan ikinciliğe yükselmiş. Filme hakkını vermek için lütfen sandığa gidelim. Unutmayın, 1 oy 1 oydur...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Ergenlere Yerli Vine Komedisi, Yetişkinlere Acıklı Savaş Hikayesi, Çocuklara Müzikli Masal...

Bu hafta vizyon Oscar adayı filmlerle dolu. Oscar törenindeki simültane tercümenin de etkisiyle söz konusu filmlerin isminin birkaç kez geçecek olması dağıtımcıların iştahını kabartmış görünüyor (bedava reklam baldan tatlı). Hal böyle olunca Oscar'ın gediklileri, 2. Dünya Savaşı ve Irak İşgali filmleri de sinemaları işgal etmiş bulunuyor. Vizyona giren yerli film sayısı ise yok denecek kadar az (sayıyla 1). Vine ünlüsü Cem Gelinoğlu'nun Ali Kundilli'si Kültür Bakanlığı'nın "Haftalık zorunlu yerli komedi" kontenjanından sinema salonlarımızla buluşmuş. Velhasıl yönetmenlik yapan Angelina Jolie de var, dehalık yapan Alan Turing de, komiklik yapan Ali Kundilli de… Kafana göre takıl işte.
devamı...

Dev Test: Hangi Oscar Adayısınız? (Bu test işinde iyi ekmek var dediler ama du bakalım...)

21 Şubat'ı 22 Şubat'a bağlayan 87. Kutsal Oscar Gecesi için saatleri sayıyoruz artık (niye? çünkü boş insanlarız). Eğer bu geceyi bir nebze daha eğlenceli bir hale getirmek isterseniz, siz de kendi aranızda Boyhood'u, Grand Budapest Hotel'i ve Birdman'i tutabilir, tıpkı salondaki eli yüreğinde Oscar bekleyen ünlüler gibi siz de kaybedince üzülmemiş taklidi yapabilirsiniz. O halde hemen Oscar 2015 testimize geçelim ve geceye ne kadar hazırız, hangi filmi ne kadar tanıyoruz öğrenelim.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Grinin 50 Tonu, Uzun Adam'ın 40 Türküsü (40'ı da paralel üstüne)...

Bir adet Sevgililer Günü'nü içinde barındıran vizyon haftasıyla karşı karşıyayız değerli okurlar. Bu mübarek gün öncesinde "yolu sevgiden geçmeyen" hiçbir filmi vizyona sokmazlar diyorduk ama araya birtakım sevgisiz şeyler de koymuşlar. Yine de aşk, şehvet ve ayrılık temaları mevcut: Cemaat ve AKP'nin ateşli ayrılığına dair duygusal komplo Kod Adı: K.O.Z, "Yemişim romantikliğini, kırbaçımı verin sevişeceğim" temalı Grinin Elli Tonu ve romantikliği isminden belli Seni Seviyorum Rio...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Özcan Deniz, Wachowski Biraderler ve Sünger Bop arasında zor bir seçim bizleri bekliyor...

Nasıl "Mart ayı dert ayı" ise Şubat ayı da festival-ödül ayıdır değerli okurlar. Sibel Kekilli'lerin, Olga Kurlylenko'ların kırmızı halıda süzülmesiyle Berlin Film Festivali'nin açılışı yapıldı daha yeni. "!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali" başladı başlayacak, birbirinden bağımsız filmler seni bekliyor. Oscar'ın "İngiliz İngilizcesi" versiyonu BAFTA Film Ödülleri "8 Şubat'ta sahiplerimi buluyorum" diye yerinde duramıyor. Meşhur Oscar'ımıza da kaldı 10-15 gün. Bu süreçte öğrenebildiğin kadar film ismi öğrenmeye bak, ortamlarda yaramazsa sessiz sinema oynarken kullanırsın.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Miss 2008 kızının Engin Günaydın'la ne işi olur? Güreşerek Oscar kazanmak mümkün müdür?

Birbirinden zıt filmlerin aynı anda sinemalarımıza girdiği karışık bir vizyonla karşı karşıyayız sevgili sinefiller. Neyse panik yok! Öncelikle iki yerli komedi duruyor önümüzde (sağdakini sen al, soldaki benim). İki tane de heybesinde bol ödül barındıran filmimiz var, alabildiğine psikolojik (sen bi' sor bakayım derdi neymiş)... Okulların tatile girdiği şu güzide zamanlarda çoluk çocuktan yer bulabilirsen izleyebildiğini izle işte...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Burak Özçivit ve Fahriye Evcen Instagram Diyarında, Dizi Yönetmeni Tarkovski Olma Peşinde, Çocuğunu Kapan Gişenin Önünde...

Eğer ileride bu vizyon haftasını anlatacak olursanız "Karne karşılığında sinema bileti alıyorduk. Patlamış mısır kuyruklarında ömrümüz geçti" dersiniz gençler. Bu haftanın vizyonu, karnelerini alıp tatillerine başlayan ve takdir-teşekkür karşılığında sinemaya götürülen bebeler ve ergenlere göre düzenlenmiş. Kafadan 4 çocuk filmi, bir de liseli düzeyinde aşk filmi mevcut. Hadi uslu uslu oturup izleyin, anne-babalarınız dışarıda bekliyor sizi.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Oscar Yolcuları Whiplash ve Levaithan, Fatih'in Fedaisi Spartaküs'ün Yan Sanayisi Kara Murat, Hava yastığından bozma robot...

Güncel bir gelişmeyle başlayalım: 22 Şubat sabahının bir köründe, simültane çevirisi ve 5'e bölünmüş ekranıyla bizi ekranları başına kilitleyecek Oscar töreni yaklaşırken heykelcik adayları da açıklandı... Biz de kafamızdaki soruları bir kenara bıraktık ("Kim ulan bu Akademi üyeleri?", "Bu heykelcikler nereye okutuluyor", "En İyi Yabancı Film seçilmek için ne kadar yabancı olmak gerekir?" vb.) ve 9 dalda aday olan Birdman'i torentte aramaya başladık. Diğer yandan, Hem İlyas Salman'ın filmini hem de bu köşede övüm övüm övdüğümüz Gece Vurgunu'ndaki Jake Gyllenhaal'i aday göstermedikleri için trip de yaptık, iyice tiksindik Akademi'den... Oscar saatinde başka bir kanalda sigarayı bırakmayla ilgili kamu spotu izleyeceğiz biz!
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: BKM soslu Leyla ile Mecnun masalı, Terbiyeli Cronenberg dehşeti, Köpek oturtma...

Bu hafta ne kar yağdı ya?!.. Soğuk hava ve yoğun yağışa karşı kendi dünyamızı kurduk biz de: Pamuklu pijamaları çektik, kettle kettle su kaynatıp kahve yaptık, sekmelerce online film sitesi açtık evimizde... Kış Uykusu filminde, küçük dünyasından ayrılacak cesareti bulamayan Haluk Bilginer gibi olduk, dötümüz donmasın diye dışarı adımımızı atmadık. Bu sıralarda Box Office'çi arkadaşlar arayıp "Siz evde pineklerken bu hafta 2 milyona yakın sinema bileti satıldı" dedi. Yuhh! Millet bu soğukta çıkıp sinemaya mı gidiyor, Mahsun Kırmızıgül evinden mi aldırıyor, servis mi kaldırıyor filmine? N'oluyor?!
devamı...

''Vizyonda Bu Hafta 2015'' Sunar: Çok Şiveli Mucize, Çokuluslu Mısır Adası, Çok Rahmetli Robin Williams

2015'in ilk gününe uyandığımızda Hang Over serisinden bir filmdeymişiz gibiydi, bir garipti ortalık. Televizyonu açtık: Sağlık Bakanı Müezzinoğlu yılın ilk bebeğinin, bir çift anne gözünün ve iki genç hemşirenin bulunduğu bir odada "Annelik kariyerdir" açıklaması yapıyordu. Camel'ın yüzde 50'ye yakın bir zamla 9.50 liraya fırlayacağını söylüyordu gazeteler. Sinemalarda ise Mahsun Kırmızıgül'ün Mucize'si, 2015'in vizyona giren ilk filmi olarak izdiham yaratıyordu... "Ulan dün gece biz ne içtik?" diye düşündük ve bu işin peşini bırakmamaya karar verdik (Merak uyandırarak yazıya başlama işini öğrendik galiba)...
devamı...

Russell Crowe Çanakkale'ye, Papa Ankara'ya, Ayı Londra'ya, Arafat New York'a... Sonra Hepsi Vizyona

Sanki sosyal sorumluluk projesi kapsamında Birleşmiş Milletler düzenlemiş gibi vizyonda bu hafta "yolculuk", "göç" ve "uluslararası barış" teması var. Peru'dan İngiltere’ye, Avustralya’dan Çanakkale’ye, Ulus’tan Keçiören’e bir kuşak çatışması, olmadı medeniyet çatışması, bir zeytin dalı, bir sıla hasreti, bi bişeyler… Sen de iyi bir sinefil olursan kendi ortamının barış elçisi olabilir, Anzaklar ve Peruluların kardeşliği adına biranı tokuşturabilirsin (alkolü abartma bak yılbaşında). Bakalım eski yılın son vizyonu bize neler getirmiş:
devamı...

2014'ün En iyi 14 Filmi (Evet canım, paşa gönlümüze göre)

Eski yılı uğurladığımız bir dönemde "2014'ün en iyi filmleri listesi" yapmayana insan yerine koyup iş de vermezler, kız da vermezler, hadi kızı verdiler diyelim, düğün yapmazlar. Böyle olunca da bu hafta Hobbit'le Mobbit'le uğraşmayalım da 2014 derlemesi yapalım dedik. Neye göre derseniz, keyfimize göre, Oscar'a sorabiliyon mu neye göre diye? (Oscar diyince, En İyi Yabancı Film adaylarına Kış Uykusu giremedi ama İlyas Salman'ın başrol oynadığı Corn Island aday. Hadi görelim seni İlyas baba!). Neyse lafı uzatmadan, işte alfabetik sıraya göre 2014'ün en acayip, en süper, en "Orjinal DVD'sine para verilir" filmleri...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Musa Kızıldeniz'i yarıyor, 'Amirim' aşık oluyor, talih Trabzon'a pek gülmüyor...

Bu haftaki vizyon yıldızlar geçidi... Ridley Scott'tan Kim-Ki Duk'a, Erdal Beşikçioğlu'ndan Ken Loach'a... Daha düne kadar Hadi İnşallah'dan, Çakallarla Dans'tan falan bahsediyorduk değil mi? Düşmez kalkmaz bir Allah işte. Neyse, vizyonumuz uzun, sizi şöyle alalım:
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Fatih Akın'la ''Sözde'' Keyfi, Beyaz Yakalılarla Patron Öldürmece, Çakallarla Küfüre Gülmece...

Vizyonda seri sonu heyecanı... Fatih Akın son filmiyle aşk-ölüm-şeytan üçlemesini nihayete erdirirken, 2 senede bir piyasaya sürülen ihracat fazlası Çakallarla Dans filminin "Sıfır Sıkıntı" isimli üçüncüsü de vizyona girdi. "Patron Kaçırma Sanatı 2" ise sanki ilk filmin alakasız bir promosyonu gibi, pudingin yanında verilen diş fırçası misali karşımızda...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Medyaya güven olur mu? Pucca Murat Boz'u götürür mü? Penguen Madagaskar'da terlemez mi?

Zay-Bu olarak (Açılımı "Zaytung Vizyonda Bu Hafta", aile arasında sade bir törenle markalaştık) kınıyoruz böyle vizyon dünyasını be... Valla, insan bir yerden sonra kaldıramıyor artık. Yılın en iyi filmlerinden biri, Gece Vurgunu (Nightcrawler), tee Amerikalardan vizyonlarımıza gelmiş, tüm Türkiye'de sadece 23 salonu layık görmüşüz kendisine. 10 şehirden birinde ya var ya yok. Filmi izlemek için kafayı kırıp yollara düşmek, otostop falan çekmek gerek. Bu arada şanslıysan, 28 Kasım'da İstanbul'da yola çıkan ve Eskişehir ile Sinop'a da uğrayarak süper filmler gösterecek olan Gezici Festival'in seyyar aracına denk gelebilir, yolda sinema muhabbetine de doyabilirsin...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Sarp Apak 20 Yıldır Açılamıyor, Jennifer Devrime Yürüyor, Koca Leon Aşçıbaşılık Yapıyor

Merhaba sinemasever! Sempatik bir vizyonumuz var bu hafta ve istersen çok eğlenebiliriz seninle! Nasıl mı? "Müzikli dram olsun, gözyaşları fışkiye olsun" düşüncesiyle Karışık Kaset'e giden ve "Aksiyon ve çatışma olsun, efektli bilimkurgu olsun" diye Açlık Oyunları'na giden liselilerin yerini tespit et ve arkalarına otur yeter! Sonrasında onların "Bu hiç duygusal değiil, keşke Açlık Oyunları'na gitseydieem", "Ya hiç hareket yoook, Karışık Kaset'e mi gitseydieek" sözlerine şahit olup kıs kıs gülebilirsin! Neden gülüyorsun diye sorarlarsa aklıma Zaytung Vizyonda Bu Hafta geldi dersin.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Nurgül Yeşilçay Arka Sokakta, Nigar Ana Toplu Konutta, Evliya Çelebi Hangi İstanbul'da?

Bu vizyon haftası itibariyle Türkiye Sineması, iyisiyle kötüsüyle 100. yılını doldurmuş oluyor. Şu an kimsede bir kopyası bulunmayan, hakkında efsaneler yürüyen Ayestefanos Abidesi'nin Yıkılışı isimli 1914 yapımı belgesel, ilk filmimiz kabul ediliyor (Amin). Bizde sinema arşivciliği sınırsız internet kotasıyla beraber, porno film klasörleri oluşturmakla başladığı için kimse saklamamış filmi. Bu arada bu filmden önce de Osmanlı'da film yapanlar var ama çekenler sünnetsiz olduğu için onları saymıyor sinema geleneğimiz. Neyse, ucunun Recep İvedik'in animasyonuna varacağını bilse onlar da bu işin "ilk"i olmak istemezdi belki...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kara Deliğe Sevgiler, Yazlıktaki Enişteye Selamlar, Ciguli'ye Saygılar...

Arkadaş, insana zorla "Adamlar uzaya gidiyor, biz hala nokta nokta nokta" geyiği yaptıyorsunuz. Elin Cristopher'ı 5. boyuttan, uzaydaki solucan deliklerinden falan bahsetsin, bir de bizim filmlere bak: Halı sahada kavga edenler, kesik olduğu kadını tavlamak için hoca tutanlar, inşaata ölü gömenler... Neyse elin ABD'lisi de bizi çok tınmıyor belli ki, tüm dünya yok olurken sadece ABD'yi gösteriyor filmde. Belli ki ülke olarak gizli gizli kaçacaklar uzaya. Neyse bi' gitsinler de biz bize kalınca konuşalım bunları...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Son Gözyaşı Dökücü Çağan Irmak, Şubidubi Dansıyla Arı Maya, Alt Metinli Taşra Köpeği Sivas

Bu hafta bildiğin vasat, genel olarak standart ve çoğunlukla sıkıcı lan sinemasever. Ya da sonbahar melankolisi bastı bizi, belki de saat farkına (saatlerin geri alınması) alışamadığımız için öyle geliyor. Neyse, vizyon babaları her standart zevke göre ortalama bir film koymuş: Bol şarkılı nostaljik Yeşilçam, naif mesajlı orman animasyonu, bol ödüllü yerli dram, erotik sahneli bağımsız yabancı, küfürlü yöre komedisi, felaket ve kahramanlık arası tarihi film...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Brad Pitt'in Seksi Pozları, Cemaat'in Nazi Mağduriyeti, Oyuncak Bebeğin Korkunçluk Çabası...

Bu hafta sanki "II. Dünya Savaşı filmleri izleyip dünyanın şu anki haline şükretme haftası" da onun etkinlikleri gerçekleştiriliyor gibi... Şanlı AVM'lerimizin kahraman sinemalarının gazi salonlarında II. Dünya Savaşı filmleri ön plana çıkıyor. Yapımcıların bu filmlerden almamızı istediği mesajlar ise şu şekilde: Savaş kötü, Cemaat iyi, Brad Pitt seksi!!!
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Halil Sezai yine ağlamaktan sevişemiyor, Derviş Zaim yine düşük bütçe, Ege şivesi yine öttürüvercen...

Sanki kurak yerlerden göçüp "oymak halinde" gelmişler, kendilerine yeni bir vatan bulmuşlar gibi yerli film bolluğu var bu hafta. Kilim desenli, tarhana kokulu tam 5 yerli film ("Albatros'un Yolculuğu", "Balık", "Hay Way Zaman", "İncir Reçeli", "Üç, İki, Bir... Kestik!") bizi bekliyor. Kimi, izlendikten 15 dakika sonra unutularak kendini imha edecek cinsten, kimisi daha uzun ömürlü, turşusunu kursan bu kış tüketirsin gibisinden...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Jonny Depp Yapay, Ben Affleck Şüpheli, İlyas Salman Bildiğiniz Gibi...

Johnny Depp'ten yapay zeka, Ben Affleck'ten katil olur mu? Türk kızının Fransa çingenesinin yanında, İlyas Salman'ın Abhazya-Gürcistan sınırında işi ne? Dolar iki buçuğu görür mü? Evrende yalnız mıyız? Merak ettiğiniz tüm soruların yanıtı 'Vizyonda Bu Hafta'da...
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Aile Babası Dracula, 10 Dakikalık Kötü Karakter Bruce Wills, Sempatik Korsancı Cem Yılmaz...

Sinema salonlarının esas sahipleri - üniversiteliler ve yiyişmek için mekan bulamayan liseli sevgililer - bu hafta bayram iznine çıktığından, onların boşluğunu cebine harçlık konan veletler ve cümbür cemaat aileler dolduruyor. Zaten vizyondaki filmler de ailesi için fedakârlık yapan baba karakterleriyle dolu (Güya Dracula var ama konsepte uygun olarak onun bile derdi ailesini kurtarmak, o derece). Özellikle babalar, çoluğunu çocuğunu alarak çekinmeden sinemaya gidebilir, istediği bir karakterle özdeşlik kurabilir. Neyse, hadi ailece iyi bayramlar, iyi seyirler…
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Kültürler Çatışıyor, Adamlar Karışıyor, Cinsiyetler Değişiyor...

Altın Koza, ödül gecesi tartışmalarıyla (“Derviş Zaim’e ayıp olmadı dimi?”, “Jüri mi seyirciye inmeli, seyirci mi jüriye çıkmalı?”, “Esas Adana kebabını nerede yiycen?” bla bla bla) geçtiğimiz hafta sona erdi. Film Ekimi ise Kim-Ki-Duk’u, “Dardanne Kardeşler”i, Godard’ı ve karaborsa biletleriyle biz festival takipçilerini beklemekte. Bunca festival arasında vizyon filmlerini yorumlamak insana ekmek parası için Ankaralı Turgut’un arkasında keman çalan İzmir Senfoni orkestrası mensubu gibi hissettiriyor ama napacan, hayat be…
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: ‘Çilek’li, ‘Böcek’li, Çellolu Filmler... Filmlerimiz...

Soğuk ve yağışlı ve iğrenç havalarla birlikte yavaştan güzel filmler de vizyona girmeye başladı sevgili sinemasevici. Ama bunlar en tehlikeli aylar. “Ooo iyi yaz bittiğine göre adam gibi filmler gelmiştir” artık diye evden hazırlıksız çıkıp yolda yerli komedi filmleri dalgasına tutulmak da var. O yüzden tedbirli olmak, ‘Vizyonda Bu Hafta’yı sıkıca okumadan evden çıkmamak lazım. Uzatmayalım, bu hafta vizyona giren 2 yerli (baş parmak aşağı) ve bir yabancı (iki kelime) filmi sizler için değerlendirdik.
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Uçaklı çizgi film, seksi gibi ama değil Fransız filmi, bir de cinli perili Türk filmi...

Zaytung Sinema Servisi olarak bu hafta da vizyona girecek 3 filmi gözümüze kestirip bol bol ahkam kestik, bu hafta da dişe dokunur pek bir film bulamadık. E olmaz tabi. Tatilinizi bırakıp sinemaya gelmiyorsunuz ki sektör canlansın, müstehak size! Neyse, festivaller başlıyor, günler de kısalıyor, Eylül'den sonra iyi filmler bizi bekliyor demektir. Son olarak, şifresi olan var mı, bi alana bi bedava kampanyası için?
devamı...

Vizyonda Bu Hafta: Sin City dışında pek bi şey yok ama klimalı salon iyidir...

Zaytung sinema servisi olarak bu cuma vizyona girecek filmlerden 3 tanesini gözümüze kestirdik ve spoiler verip küfür yeme riskini göze alarak sizin için değerlendirdik. "Yaz günü ne sineması?" demeyin, oradan serin yer yok. En kötü gider 2 saat klimalı ortamda uyuklarsınız. Hele de İstanbul'da 10 lira'ya 2 saat başka yerde oturtmazlar adamı. Neyse bakalım bu cuma vizyona girecek ama kampanya var diye muhtemelen pazartesi ya da perşembe gidilecek filmler verdiğimiz paraya değecek mi?
devamı...