Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Pablo Escobar'ı Sevmek (Uyuşturucu baronu ve psikopat ama yüreği temiz...)

-> AK Parti camiasında ''Safiye İnci'' konusunda kafa karışıklığı sürüyor: ''Sahip mi çıksak, fetöcü mü ilan etsek?''
-> Savcılık'tan Safiye İnci açıklaması: ''Herkes küfürünü edip rahatladıysa yavaştan salıverelim diyoruz...''
-> Kliması çalışmayan Trabzon uçağında yolcular, kaptanı dövemeden tahliye edildi...
-> Evdeki laptopun arama motorunda aranan kelimeleri gören Simin Regüler(24), kocasının Ford Escort tutkusu karşısında şaşkın...
-> Arap ulus devletlerinden, İsrail'in yahudi ulus devlet yasasına tepkiler çığ gibi büyüyor...
FOTOHABER

İnancı gereği çocuğunu ölü bir doktorun muayene etmesini isteyen babaya, hastanenin güvenlik görevlileri izin vermedi...

Seveniyle, nefret edeniyle, tasdik edeniyle, küfür edeniyle Türkiye yeniden tek ses: ''Yalnız kız da güzelmiş ha...''

ANKET

Instagram Story'de Rihanna'ymışcasına soru yanıtlayanları...

HALKIN SESİ

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."
SPOR

Beşiktaş'ın Hırvat Oyuncusu Vida'dan Dünya Kupası Boyunca Yemeyip İçmeyip Bonservisini Hesaplayan Türk Taraflara Teşekkür: ''Menajerim bu kadar düşünmüyor...''

Dünya kupasının flaş ekibi Hırvatistan'ın aynı zamanda Beşiktaş forması da giyen başarılı defans oyuncusu Domagoj Vida, turnuva boyunca oynadığı her maçın ardından saatlerce bonservis bedelini belirlemeye çalışan Türk taraftarlara teşekkür etti. devamı...
BLOG

Yaz Aşklarının, Fakbadiliklerin ve ''Takılıyoruz öyle yaa''ların Can Düşmanı: ''Biz şimdi neyiz?''

VİDEOHABER

3. İstanbul Dolu Bienali, bu yıl da hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserlere ev sahipliği yapıyor...

DERGİ
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda iyileşmeler yaşanabilir. Yani genel olarak böyle bir olasılık var. Bazı insanların başına geliyor, duyuyoruz. Umudunuzu yitirmeyin... devam...

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Yeni Türk Yapımı Oyun Geliyor : Future Army

Hekime Karşı Şiddette Yeni Dönem: Doktor Darp Etmek İsteyen Hasta Yakınları İçin Randevulu Sistem Geliyor...

Hastanelerde sağlık personellerine yönelik artan şiddet eylemleri sonunda Sağlık Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Vatandaşların darp isteklerine mevcut sistemde yanıt verilememesi ve hasta yakınlarının gelişigüzel bir şekilde hastanelerde olay çıkarması üzerine çözüm arayışına giren bakanlık, randevulu sisteme geçerek yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmeyi planlıyor... devamı...

Atatürk'e Hakaret Eden Genç Kızın Fikirlerine Saygı Duymayan Arkadaşı Hakkında Cumhurbaşkanı'na Hakaret Şüphesiyle Soruşturma Başlatıldı

Türkiye, kendisi gibi düşünmeyen arkadaşı yüzünden Atatürk'e hakaret etmek zorunda kalan genç kızın içine düştüğü zor duruma üzülürken, yaşanan olaylardan sonra soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, genç kızın fikirlerine saygı duymayan arkadaşı hakkında yakalama kararı çıkarttı. devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Rogue One (Biz olmuşuz Star Wars be anam...)

Rogue One'a giderken Güç Uyanıyor'dakine benzer bir manzarayla karşılaşmaktan korktuk. Geçen yılki gibi sinemada Darth Vader maskesi takmış insanların cirit atmasından ürktük. Çiçeği burnunda Star Wars yapımcısı Disney, "Bi' şey yapın lan miki fareler, maskeli baloya döndü buralar" yakınmalarını duydu ki, filmin tanıtımına çok yüklenip milleti uyandırmadı. Salondaki 3-5 ışın kılıçlı çocuğu da tartaklayıp çıkarınca güzel bir ortam yakaladık. Bölüm 4'ten öncesini anlatan Rogue One da ciddi ve güzel bir film olmuş, tatmin olup çıktık.

Şimdi havayı yumuşatalım, atari grafiğiyle ilk üçlemeyi özetleyen şu videoya bakıp yazıya geçelim:


Bu kesmediyse şu yazıyı verelim: Yoda'sı, Han Solo'su, Skywalkergilleriyle Star Wars Evreni


Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi (Rogue One: A Star Wars Story) - Kızına miras yerine Death Star planı bırakabilen bir İmparatorluk memuru...

Bölüm 4'ten hemen öncesini anlatan, Bölüm 3.5 da sayılabilecek bir spin-off olan Rogue One'ın fragmanları-posterleri yayınlandığında hafif bir heyecan oluştu yine. Ip Man ile bildiğimiz Donnie Yen'in asasıyla adam dövecek olması, Felicity Jones'un masum dişlerini ve Mads Mikkelsen'in Kuzey soğuğu taşıyan suratını görecek olmak heyecanımızı körükledi.

Yönetmenliğini Gareth Edwards'ın üstlendiği filmin senaryosu ise Bourne serisinden bildiğimiz Tony Gilroy imzalı. İyi yazmış. iyi yönetmişler. Özellikle, spoiler olsun ve millet aylarca diken üstünde yaşasın diye kimsenin sonlara doğru birilerinin oğlu-kızı çıkmaması pek iyi olmuş. Dur ya, sonlara gelmeden önce fragmanı verelim:


Yine mi Death Star?

Serinin ilk filmi Yeni Bir Umut'un kayan yazılarında bile görmediğimiz önemli bir olayın perde arkası anlatılıyor: İmparatorluğun asileri yok etmek için ısmarladığı bir kitle-gezegen imha silahı olan Death Star'ın planının nasıl çalındığı... Hani Ölüm Yıldızı'nda, zincirleme reaksiyon yaratarak kendisini yok eden bir nokta olmasını anlayamıyorduk ya. "Sen kocaman ölüm silahı yap, içine de ileride bir gün imha olsun diye zayıf bir nokta koy! Bırak Allah'ını seversen..." diyorduk ya, hah işte o soruya ayrıntılı bir cevap niteliğinde bu film...

Başkarakterimiz Jyn'in (Felicity Jones) Galen (Mikkelsen) isimli babası İmparatorlukta çalışırken, Death Star'a imha edilesi bir delik tasarlıyor ve planını asilere ulaştırmaya çalışıyor. Jyn'in de katılımıyla Asi İttifakı bu plana ulaşmaya çabalıyor. Bu arada, isyan ve umut arasındaki bağ vurgulanıyor, çok pis vurgulanıyoruz. Star Wars'taki her önemli kadın gibi minyon bir karakter olan Jyn'in, çıtı pıtı bir tipten fazlası olduğu da çıplak gözle görülebiliyor.


- Minyonlar'ın kadrosunda da var mıydın sen?


Şimdi Star Wars fanları burun kıvırmaz mı diyon buna?

Bembeyaz ve kirlenmiş perde renginde çeşitleri olan stormtrooper orduları, uzay boşluğunda gemilerin birbirine girdiği doyurucu bir savaş ve azıcık da ışın kılıcı... Doyurucu bir menüyle karşımıza çıkan Rogue One, bazı biçimsel özelliklerle de Star Wars'un asıl serisine yakın duruyor. Fakat mesafesini koruyor. Örneğin başlarken "Uzun zaman önce çok çok uzak bir galakside..." yazıyor ama devamında uzaya doğru akan yazı olayına hiç girmiyorlar. Spin-off'luklarını biliyorlar.

Filmi müzikleri de kimi yerlerde klasik Star Wars melodisini anımsatıyor ama tam o sırada Asıl Seri gelip de kendisinden telif isteyecekmiş gibi değişiyor, doğaçlamaya sapıyor.


İyi, orijinal seriyle mesafemizi koruyalım diye badmington topu şeklinde yapmamışlar Death Star'ı...
 

Muhtemelen çoğu hayranının iyi bulduğu ve beni de etkileyen kimi noktaları ise şöyle sıralayayım. Dileyen Rogue One'a gitmek için 6 neden yazısı yapabilir bu maddelerden:

* Darth Vader: Sinema tarihinin en sevilen 'villain'lerinden, "Yaptım ama bi sor niye yaptım" türündeki karanlık karakterlerinden biri o! Kendisini görmek için biraz beklememiz gerekiyor ama değiyor. Astımlı nefesiyle yine karizmatik olmayı başarıp ona-buna atar-gider yapıyor, etkiliyor... Normalde direnişçilerin tarafını tutarız ama bu herifi görünce dayanamayız. Uzaktan insan gırtlaklayabilen birini başka yerde görmedik çünkü, saygı duyarız. Aklımıza gelir bazen, şerefine içeriz.


- Beniii kör kuyulaaaarda, merdivensiz bıraaaktııın...


* Politik çerçeve: İmparatorluk askerlerinin bilinç yoksunu hareketlerini, iktidar için kitleleri imha etme şuursuzluğunu önceki filmlerde görmüştük, yine görüyoruz. Ayrıca Jyn'in Asilere yaptığı eleştiriden bir özeleştiri kokusu alıyoruz. Asi İttifakı'nın ve İmparatorluğun içindeki karışıklıklar da politik entrika ihtiyacımızı gideriyor. Politik çerçeve zengin yani (birkaç kez 'politik çerçeve' deyince aklıma Mesut Yılmaz'ın ilk döneminde taktığı gözlükler geldi)...

* Şirinlik kasılmaması: Sırf şirinlik olsun diye minnak bir droid koymamışlar (bir tane yeni tasarım K-250 var ama, uzun boylu ve efendi bir droid o). Kan revan içindeyken bile ister istemez şirinlik yapan tüylü bir canavar tasarlanmamış, iyi olmuş. Hoş ben de Güç Uyanıyor'un BB-8 droidine ya da eski üçlemenin ewok'larına bayılırım ama insan bir yaştan sonra ciddiyetli film istiyor be...

* Aşk da kasılmaması: Aksiyonun ortasında, durduk yere aşk yaşamak gibi bir gereksizliğin öyküye eklenmemesi güzel olmuş. Aşk yaşatmakla da bitmiyor ki zaten bunların derdi: İleride çocuk da yapıyorlar, bütün galaksi -işi gücü yokmuş gibi- bunların Baba, Oğul ve Kutsal Güç entrikalarıyla uğraşıyor.


"Şu kızın yanına bu adam yakışıyor mu hiç?" geyiklerinin de önüne geçmişler. İyi olmuş iyi...


* Savaş/aksiyon: Asiler ile İmparatorluk güçleri arasındaki savaş çok sürükleyici... Bi' ışın kılıcının yerini tutmaz fakat kör dövüşçü Chirrut'un (Donnie Yen) sopalı dövüşleri de dövüş boşluğunu doldurmuş. 'Kırmızı ışın mermilerinden' koşarak kaçmak yine garip geliyor ama ona alıştık. Demek ki diyoruz, stormtrooperlar* kapalı maskelerin içinde oksijen alamadığı için aptallaşmış, vuramıyorlar bunları diyoruz. Dart Vader'ın da kafası gidip geliyor zaten, kafası çalışanlar maskesizlerden çıkıyor.

* Çeşitli duygusallıklar (azıcık spoiler): Eski serinin droidleri R2D2 ve 3-CPO'yu görmek; Prenses Leia ve Büyük Tarkin'in animasyon hallerine rast gelmek iyi geliyor, duygulandırıyor. Duygulu da bir film olmuş. Umut kovalayan asilere üzülüyor, onlarla beraber umut peşinde koşmak istiyoruz. Sonra dışarıda yoğun kar yağışı, seferberlik ve bomba olduğunu görüyor, kapıyı kapatıp içeri giriyoruz.


* Mis gibi zırhları olduğu halde sopayla ölen stormtrooper malları...

Puan: 80 başlıyor, ortalarda 70'e düşüp tekrar 80'e çıkıyor.

 

Tereddüt - Sevişme-sevişmeme tereddütünde bir sansür...

Sinemamızın ağır toplarından olan, özellikle Pandora'nın Kutusu filmini pek sevdiğim Yeşim Ustaoğlu'nun son filmi. Film; 'kadın olmak', 'ergen olmak', 'bu arada sağlıklı bir erkek de olamamak', 'modernitenin göçüm göçüm göçerttiği, yozum yozum yozlaştırdığı birey' temalarını işliyormuş. Az bir yerde gösterim şansı bulabilen film, çoğu şehir gibi Eskişehir'e de gelemedi ama ben fragmandaki dokunuşları pek sevdim.

Fragman departmanının eline sağlık:


Sansür buraya da mı geldi?

Eleştirmenler tarafından yılın en iyi yerli yapılarından biri olarak gösterilen film, maalesef vizyona sansürlü haliyle girdi. Filmde sevişme sahneleri olduğunu duyan Sınıflandırma Kurulu "Ohşşş, bas 18+'yı bas" kararı vereceği için, sevişme sahneleri yönetmen tarafından kesilmiş. Çünkü film 18+ alırsa Kültür Bakanlığı verdiği desteği geri istermiş de "Bize kimse filmde sevişileceğini haber etmedi. Siz sevişmeyen insanlara benziyorsunuz diye destek verdik" diye trip yaparmış...

Böyle zamanlarda, sansürün her yerde olduğunu hatırlamak iyi geliyor di mi? Daha geçen silah tüccarlarıyla Ortadoğu ilişkisini anlatan War Dogs filmi vizyona girecekken son anda iptal edilmişti. Muhtemelen demiştik filmde yaklaşık 1 saniye süren Erdoğan karesiyle* alakalı bu (Keşke birkaç saliselik subliminal bir kare olsaydı, kaynasaydı arada, tüh)...


* Konu yine bunlara nasıl geldi lan!..


Konuyu dağıtmadan: Yine de yönetmenin kadın cinselliği konusundaki cesur tavrını -vizyondakiler göremeyecek olsa da- tebrik etmek lazım. Hem zaten tebrik etmek için ille de görmek mi lazım, biz kendisine güveniyoruz. Bir de filmdeki genç oyuncu Ecem Uzun'un çokça övüldüğünü ekleyeyim. Ben kendisini Reha Erdem'in Koca Dünya'sında izleyip arkadaşlarıma çokça övmüş, "Hissediyor musunuz, sinemamız yeni bir oyuncu kazanıyor. Geldi mi size de duygusu?" demiş, ertesi gün Facebook kapağıma koymuştum. Onu da tebrik edelim...


- Tebrik ediliyorum bi yerlerde... Hissediyorum...


Aptallar Çetesi (Masterminds) - Senarist şaşırma, osurarak havuzu taşırma...

Aptal yerli komedi filmlerinin vizyonu doldurduğu bu hafta, bu da aptal Amerikan komedisi olarak yerini alıyor. 1997 Ekim'de yaşanan ABD'nin en büyük nakit hırsızlıklarından biri filme konu edilmiş. Söz konusu soygun gerçekten aptal karakterler içeriyormuş ama bu kadar aptallığın filme yetmeyeceği düşünülmüş. Bu nedenle senaristler basmışlar abartıyı, absürtlüğü, kaba komediyi... "Bu böyle komik olmadı" deyip deyip abartmışlar, en son osurarak havuz taşırma sahnesini de yazınca bi' rahatlama gelmiş...

Umarım beğenmişlerdir yaptıklarını:


Diğer:

Geriye kalıyor yerli komedi filmleri. Fragmanına 36 saniye dayandığım Sen Sağ Ben Selamet, 40. saniyeye kadar gelerek 'yerli komedi fragmanı' rekoru kırdığım Oldu mu Şimdi?, maalesef 18. saniyede bıraktığım Alemde 1 Gece söz konusu yerli komediler... Bir de yerli korku var, ismi Zuzula... Alfabenin sonundaki sessiz ve sesli harflere kadar gelmişler cinli film ismi bulmada, demek ki isimler tükendi. İsimler tükendiyse filmleri de tükenir, ay hadi inşallah...


SONUÇ

Eleştirmenlerin iyi olduğu konusunda fikir birliğine vardığı Tereddüt filmine bulduğunuz yerde gidiverin. Vizyonda izleyemediğiniz sansürlü sevişme sahnelerini de yönetmenden rica ediverin, tereddut-sevisme.mp4 dosyasını gönderiversin. Vizyona erkenden giren Rogue One'a ise Star Wars hayranı olun ya da olmayın gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Biraz erken davranmak lazım ama, geçenki gibi Star Wars çılgınlığı olmadığı için ortamlarda muhabbeti erkenden biter. Kaçırmayın muhabbetleri, "Evet evet, o son 40 dakika ne biçim savaş oldu ya di mi" deyin siz de.

Hadi görüşmek üzere... Delirmeden kalmanız dileğiyle, Güç sizinle olsun...

-BİTTİ (Haftaya oyun meraklıları yerin dibine soksun diye, Assassin's Creed giriyor. Bol 's'li...)-

Twiter: @duraladam

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.7.2018)

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."

Hande Turkutlar, Eczacı


Diğer yorumlar ->

(29.6.2018)

400 bin icra dosyası bulunan 528 bin nüfuslu Çorum'da, 11. icra dairesi törenle açıldı...

"Adamlar halkın ihtiyaçlarını doğru tespit edip ona göre hizmet götürüyor. Sonra vay efendim AKP nasıl bu kadar oy aldı... Alacak tabii..."

Onur Fayhatlar, Diş Hekimi


Diğer yorumlar ->