Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Paranoya Devri: Korona’dan Sonra Muhtemelen Üç Buçuk Atarak Yapacağımız Şeyler...

-> ''Kanada Başbakanı halkına şu desteği veriyor, Merkel Alman halkına bu desteği veriyor'' şeklindeki sosyal medya paylaşımlarına Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yanıt geldi: ''Şu an virüsten bile daha tehlikeli olan bir şey varsa o da yabancı hayranlığıdır...''
-> Açık açık ''Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu daha fazla sempati kazanmasın da isterse halk açlıktan ölsün'' diyemeyen AK Parti kurmayları, lafı uzatmaya devam ediyor...
-> Yüksek seviyede gerilim içerdiği gerekçesiyle tokalaşma ve öpüşme sahneleri yer alan dizilere RTÜK'ten sansür uygulaması 2 Nisan'da başlıyor...
-> Korona Bilim Kurulu: ''Sosyologlarla yürüttüğümüz istişareler sonucunda ülkemiz için 'sürü bağışıklığı'nın en iyi yöntem olacağına karar verdik...''
-> Egemen Bağış, kampanyaya Prag'dan 1 Bakara ve 2 makara ile katıldı...
FOTOHABER

Belediye avantasının kesilmesinin ardından bir de şimdi elini cebine atması istenen bankamatik memuru AK Troll, bu gece de sinirini hashtag'den çıkarıyor...

Bakan Soylu: ''Benim gücümün de bir sınırı var...''

DERGİ
SİNEMA

Shaun of The Dead'den, This is The End'e... ''Dünyanın Sonu Komik de Olabilir Aslında'' Temalı Filmler

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

Bu yıl da 8 Mart'ı meydanlarda özgürce kadınları coplayıp, plastik mermiyle vurarak kutlayan AK Parti: ''Sırf şu keyif için bile iktidardan vazgeçmez insan..."

Haftanın Kitapları (Ayın da olabilir, net bir tarih vermek zor): Bir Ömür Nasıl Yaşanır, Kişi ve Kutsal, Saraybosna Marlborosu...

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Şimdi de Fenerbahçe'nin Başkanına Saran AK Parti Yönetiminden Samimi Açıklama: ''Ülkenin başka bir derdi olmadığı için, can sıkıntısından...''

Dün akşam oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılıların Kadıköy'deki 21 yıllık galibiyet hasreti de sona ererken, maçın ardından AK Partili önde gelen isimler, basın ve troller'in koro halinde FB başkanı Ali Koç'u istifaya çağırmaları da geceye damga vuran bir başka gelişme oldu. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Vatandaşlardan Gelen Talebi Değerlendiren Sağlık Bakanı, Günlük Rutin Duyurularında Haftanın Hangi Gününde Olduğumuzu da Açıklayacak...

Koronavirüs salgınıyla ilgili olarak günlük bilgilendirme toplantılarını sürdüren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, vatandaşlardan gelen yoğun talep sonrası düzenli olarak o gün haftanın hangi gününde olduğumuzu da kamuoyuyla paylaşacağını açıkladı. devamı...

CHP'li Belediyelerin Bağış Hesaplarına Bloke Koyduran AK Parti: ''Ekonomiyi kim batırdıysa yardımı da o toplar. Size ne oluyor?''

Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri'nin koronavirüs önlemleri nedeniyle maddi sıkıntı çeken vatandaşlara yardım için açtığı bağış hesaplarına bugün İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bloke konurken, konuyla ilgili olarak AK Parti'den de bir açıklama geldi...devamı...

Teoman, Yaklaşık 30 Manken Eşliğinde Çektiği Yeni Klibinde Yine "Yalnızlık", "Aşk Acısı", "Hayatın Anlamsızlığı" Falan Gibi Konuları İşledi

Blog

İyice Ürkek Ceylana Bağlayanlar İçin: Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir? Nasıl Başa Çıkarız?

Kişiyi korku içinde bırakan, çaresizlik yaratan ve genellikle hiç beklenmedik olaylara travma diyoruz. İnsanoğlu dediğin bu tanıma giren “küçük” çaplı olaylara karşı genellikle dirençli. Ancak kaza, cinsel ve fiziksel saldırı, savaş ve evet patlama gibi olayların etkileri daha büyük olur. Bu tarz olaylara maruz kalan kişiler, yaşadıkları travma(lar) sonrasında kendi hayatını zindan edecek boyutlarda bir kaygı ve stres yaşayabilir. Bu hafta, son günlerde özellikle büyük şehirlerde hayatı ürkek bir ceylan misali yaşıyor olmamızın altında yatan bu psikolojik sorunu irdeleyeceğiz. Evet "irdelemek", çünkü yazı biraz ciddi, çünkü mevzu biraz ciddi...


Yazıya geçmeden önce bir müddet şu fotoğraftaki sıcak gülümsemeye konsantre olun. 
Unutmayın, sevgi her türlü hastalığın ilacı......
 

Nedir şimdi bu?

Travma sonrası stres bozukluğunda insanlar beklenmedik büyük bir olay olduktan sonra uykusuzluk, kabuslar, olayın yaşandığı yerlerden, hatırlatacak durumlardan kaçınma, aşırı şüphecilik, sürekli diken üstünde durma, olay tekrar yaşanacak diye aşırı kaygı duyma, diğer kişilere yabancılaşma (babana bile güvenmeme) gibi belirtilerle karşımıza çıkar.

Misal ben, 13 Mart’taki patlamadan sonra yanımda bir araç yavaşlayınca elim ayağım kesiliyor. Kızılay’a gitmiyorum. İt ayağı yemiş gibi gezen ben evden çıkmıyorum. Çantalı biri geçince tedirgin oluyorum falan. Eminim birçoğunuz böyle düşünüyor ki son birkaç gündür Ankara’nın en kalabalık yerlerinde in cin esnafla tavla atıyor. Hızlıca geçiyim diyorsun olmuyor. Durayım kalabalığa girmeyeyim diyorsun olmuyor. Etrafına bakıyorsun sakin bir yüz arıyorsun olmuyor.

Hatta bir hastamız bu olaylardan sonra pılını pırtısını topladı, “s.kerim büyük şehrini de bombasını da” deyip Düzce’ye memleketine gitti. Tabi bu patolojik bir davranış (bilimsel yazı olduğu için öyle dedim yoksa bildiğin tırsaklık), siz böyle etmeyin…


Kimisi de travma belirtilerini tek bir instagram fotosuyla atlatabiliyor.
Bunu sonra gelen “#hayatdevamediyor” “#inadınayaşamak” heştegli fotolarından anlayabiliyoruz

 

Son patlamalar neden bu kadar kaygı yarattı?

Bu son Güvenpark ve Taksim patlamalarının tüm toplumda bu kadar infial yaratması, tamamen “sıradan insanlara” yönelik, beklenmedik, insanların günlük hayatlarına devam ederken gerçekleşen saldırılar olmalarından ileri geliyor.

Daha önce yaşanan patlamaların ilki toplumda belli bir grubun hatta bazılarına göre belli sıfatları olan bir grubun başına geldi. Bu yüzden insanlar maruz kalabilme ihtimalini düşük olarak algıladı. Yani “orada ne işi varmış” ve “su testisi su yolunda…” kısa yollarıyla insanlar kaygılarından kurtuldu. Esasen bu tarz "oh olsun"a varan aşırı tepkilerin sebeplerinden biri de kendilerini saldırıya uğrayandan mümkün mertebe ayrıştırarak "yok ya benim başıma gelmez" psikolojik savunmasını güçlendirmektir. (İnsanoğlu böyle işte, zoru görünce hem fiziksel hem psikolojik olarak olabildiğince uzağa topuklar. Sütümüz bozuk) Sonraki patlama ise bir meslek grubunu hedef aldı. Ara sokaktaydı. Oradan geçmeyen, askerlik mesleğini yapmayan kişiler böyle bir olayla karşılaşmayacaklarını düşündüler.

Ancak mesela Güvenpark’ta insanların hedef olmasını gerektirecek ne ideolojileri ne de doğrudan hedef olabilecek meslekleri vardı. Ve hemen herkesin geçtiği, geçebileceği, büyük insan hareketinin olduğu yerde oldu. İşte bu yüzden insanlar “benim de başıma gelebilir” algısıyla baş başa kaldı ve yaşadığı travma sonrası kaygıyı da atlatmakta zorlandı.

Tabii yetkililerin tüm bu olaylar sonrası takındığı “Patlama mı olmuş? Neyse ya olur öye kanka takma sen” tavrı, “ah bi önleyebilsek güzel olacak ama işte önleyemiyoruz ki :(” tarzı demeçleri de can güvenliğini sağlama işinin devlet tarafından tamamen Allah'a havale edildiği şeklinde bir algı yaratarak bu kaygıyı arttırdı. 


Halbuki şu güven veren simayı görünce bi rahatlamamız lazımdı aslında ama...
 

Peki şimdi napıcaz? 

Kalkıp da size “Bizim ağlamamızı, evden çıkmamamızı istiyorlar. Terörün istediği tam da bu. Onlara inat hiçbir şey olmamış gibi yapmaya devam etmeliyiz arkadaşlar!” gibi klişe ve bir yaraya merhem olmayan tavsiyelerde bulunmayacağım. Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nda travmadan kaçınmanın, görmezden gelmeye çalışmanın bir faydası olmuyor zira. "Zamanla geçer" de herkes için geçerli değil. Bazısından o zaman çok yavaş geçiyor, güzelim yıllar kaygıya teslim ediliyor. 

Onun yerine aha benim şimdi yaptığım gibi hissettiklerinizi paylaşmak daha faydalı olacaktır. Yani “hafız ben harbiden tırsıyorum”, “şu adamdan bi kıllandım aga çabuk çabuk yürüyelim” demek sizin kaygıyla başa çıkmanızı kolaylaştırabilir. İçinde bulunduğunuz durumu kabullenip, yardım arayışına girmekten çekinmemek, sürekli kaçınmaktan kaçınmak bu durumu atlatmanız kolaylaştıracaktır.

Aynı şekilde içe (eve) kapanmadan sistematik şekilde sosyalleşmek de kaygıyla başa çıkma konusunda tavsiye edilen bir yöntem. Tabii bana güvenip de zaar gibi ortalarda dolanmayın siz ama eşinizle dostunuzla kendinizi güvende hissettiğiniz yerlerde bir araya gelin. Bulunduğunuz ortamda “terörle yaşamaya alışın” diyen kakalaklar varsa onların da kıçına tekmeyi basıverin. Zira bu yaklaşım travma sonrası stresi kalıcı hale getirmekten başka bir halta yaramaz.

Yine çok büyük kaygı duyuyorsanız ve ne yapsanız bu kaygınız geçmiyorsa artık bir devlet hastanesine gidip sıra beklerken vakit öldüreceksiniz. Hem git-gel derken biraz sosyalleşirsiniz, hem de bakmayın siz (eğer doktor değilseniz) hastaneler yine en güvenli yerler…


Travmadan kurtulanlar

 

(peperuhi Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(24.1.2020)

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Feriye Halansoy, Öğretmen


Diğer yorumlar ->

(17.12.2019)

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."

Yusuf Aldöğenler, Muhasebeci


Diğer yorumlar ->