Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

TV Sektörünün Tımarhaneden Hallice Dünyasına Uyarlama Bir Bakış: Menajerimi Ara

-> 2. el araç almak için oto pazarına giden vatandaş helikopter almaya karar verdi...
-> Hatalı basılan paraların doğru basılanlardan daha değerli olduğunu fark eden Merkez Bankası, piyasaya 10 milyar TL değerinde hatalı para sürmeye hazırlanıyor...
-> Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarını korumak için acil ve yoğun bakım servislerinin çevresine hendek kazılacağını açıkladı...
-> Katıldığı programda kendisine haysiyet suikastı yapıldığını söyleyerek programı terk eden Selman Öğüt'ün haysiyetinin üç yıl önce intihar ettiği ortaya çıktı...
-> Aradan 2-3 yıl geçmesine rağmen halen daha kimsenin otel, villa vs. dikmediği o yeşil alanın kundaklama sonucu yanmadığı kesinleşti...
FOTOHABER

Koronavirüs salgınına rağmen perdelerini açık tutmayı başarabilen tiyatrocular cephesinde yüzler gülüyor...

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: ''Bu kadar çok öğrencimiz olduğunu öğrenmek beni mutlu etti...''

VİDEOHABER

Kamu ihaleleri ve belediye rantıyla cebini doldurmuş vasıfsız, cahil özgüveni kameralara böyle yansıdı...

HALKIN SESİ

Kızılay'a ait etler otelinde görüntülenen AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar: ''Suskunluğum asaletimdendir...''

"Kız arkadaşım telefonumda bir kaç mesaj yakaladığında ben de aynı taktiği denemiştim. Telefon kafamda 4 parçaya ayrılana kadar iyi bir fikir gibi gelmişti..."
BLOG

Korona Ayırdı Bizi: Yeni Başlayanlar İçin Uzak Mesafe İlişkisi...

DERGİ
SPOR

Siyaset ve Ekonomi Gündeminden Bunalan Mert Yuvar(32), Tamamen Siyasete Batmış ve Takımları İflas Etmiş Süper Lig'in Başlamasını Sabırsızlıkla Bekliyor...

Ülkedeki siyasi ve ekonomi gündemin bunaltıcılığından bu yıl da futbola kaçarak kurtulmayı planlayan Mert Yuvar(32), en az Türkiye'nin geri kalanı kadar siyasi ve ekonomik çöküntü içindeki Süper Lig'in başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.  devamı...
KİTAP

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Yıllar önce zorlu gayretlerle elde ettiğiniz bir başarının meyvelerini nihayet yemeye başlayacaksınız. Cebinize girecek olan net 14 tl 50 kuruşluk meblağ ise, o başarıyı zamanında gözünüzde biraz fazla büyüttüğünüzü anlatır nitelikte... devam...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Covid-19'a Yakalanan Sağlık Çalışanı, Yönetimden Mobbing, Hasta Yakınlarından Darp Göreceği Sağlıklı Günlere Geri Dönmek İçin Gün Sayıyor...

Bu sabah yapılan Covid-19 testi pozitif çıkan sağlık çalışanı Mine Acarlı(32), raporlu olacağı 14 boyunca hastane yönetimince uygulanan mobbing ve hasta yakınlarından gelen tehdit, hakaret ve darp girişimlerinden uzak kalacak olmanın hüznünü yaşıyor... devamı...

81 İlin Tamamında Hizmete Giren A101 Kapıda Uygulaması Nedeniyle Kadim Bir Anadolu Geleneği Tehdit Altında: ‘'Evin en küçüğünü markete yollamak…''

Anadolu’da hala yaşatılan evin en küçüğünün markete yollama geleneğinin mağdurlarından Yiğit Efe Kuraç(9), telefonuna yüklediği A101 Kapıda uygulamasıyla töreye karşı açtığı savaşta önemli bir kazanım elde etti...devamı...

Tek-tip ve Bedelli Askerlikle İlgili Gerçekten Çok Önemli Bazı Gelişmeler Oldu

Kitap

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

Cehennem sıcaklarına hayırlısıyla giriş yaptığımıza göre televizyon kanallarımız da kutsal görevine start vermiş oldu. Tek heyecan verici tarafımız bir gün daha hayatta kalabilmekken neyse ki olağanüstü tesadüflerle milyoner sevgiliyi bulmayı misyon edinen yaz dizilerimiz imdadımıza yetişti. İsim ilhamını çeşitli marmelatlardan, başrol kast gücünü ise dolgun elmacık kemikli kızlarımızdan alan yaz dizileri, bu yıl da meyvelerle kafayı bozmaya niyetli gibi görünüyor…

IQ’yu devre dışı bırakan ekran hikayelerine fazla kaptırmadan, iyisi mi mesaiyi şöyle bir sarsıp duygu yoklayacak alternatif aşk romanlarına harcayalım dedim ben de.

1. Uğultulu Tepeler

Eğer beklentiniz kiraz bahçesinde koşuşan aşıkların romantizmiyse bu kitaptan uzak durup kanalınızı acilen Fox’a filan çevirin. Bu aşk hikayesi merkezine acımasızca nefreti ve intikamı alıyor çünkü. 1800’lü yıllarda yaşayan İngiliz yazar Emily Bronte’nin erken vefatından dolayı ilk ve tek mirası olan Uğultulu Tepeler, toksik duygular üzerinden düşmanlığı, acizliği, korkuyu ve bir yandan tüm bu kötülüğün içindeki aşk olgusunu içinize işleyerek ağrımayan kalbinizin başını ağrıtıyor, yalan yok.

Sonuna geldiğinizde yazarın erken göçüp gidişine hayıflanacağınız bu özgün hikaye, Bay Lockwood’un Bay Heathclif’in evini kiralamak istemesiyle başlıyor. Bay Lockwood’un, evdeki kahyadan öğrendikleriyle balıklama daldığımız olay örgüsü, akıllara zarar karakterlerle sürükleyici bir topa sokuyor okuyucuyu.

İki çocuk sahibi bir babanın Heatclif adında düşman başına bir erkek çocuğunu evlat edinmesiyle çıkan arbede, Heatclif ve evin kızı Catherine arasında doğan aşkla devam ediyor.

Catherine’in bu aşktan cayıp zengin komşuları Edgar Linton ile evlenmesiyle bir hışım evden ayrılan Heatclif, yıllar sonra öç mühimmatlarını da yanına alarak gözü kara bir dönüş yapıyor malikaneye. Kurunun yanında yaşın da paket olduğu bu ürpertici hırs sarmalı, bizim Ziyagil yalısının entrikasına her an aç olanlar için bire bir, benden söylemesi.
 

2. İtalyanca Aşk Başkadır

Beni yormayın abi kaos maosla diye daraldıysanız bu roman dalga seslerine eşlik edecek bir şezlong rahatlığında. Hele globalleşen dünyanın dil yetersizliği sizin de başınıza belaysa konu yeni lisan öğrenmeye heves pompalıyor resmen. Anlayacağınız üzere bir İtalyanca kursunda geçen hikaye; Aidan, Signora, Bill, Kathy, Lou, Connie, Laddy ve Fiona adlı 8 ayrı karaktere odaklanıyor. Yan karakterlerin varoluş sebebi başroldeki kızın ayakçısı olmakmış gibi davranmayan İrlandalı yazar Maeve Binchy, her birine içsel yolculuklarına tanık olmamız için bir şans vermiş sağ olsun.

Acil durum alarmlarında hazır olda bekleyen işsiz yan karakter Pakize’ler yalnız değildir…

Yolları kesişen bir grup insanın kendine has özellikleriyle bir bütünlük yaratılırken; sadakat, ihanet, pişmanlık gibi tesirli hisler birçok kez kendi dost meclisini anımsatır cinsten. 1960’lardan itibaren İrlanda’nın geçirdiği toplumsal evrim kendi geleneklerimize yer yer göz kırparken, Signora’nın bol keseden kullandığı sadakat duygusuyla da yelkenleri habire suya indirmekle meşgul oluyoruz. Romantik komedi skeçlerine daha düşmedik ama çok da ağır girme be yazar diyorsan tam tadında kısaca, serin serin okuyunuz.
 

3. Çoluk Çocuk

Patti Smith’i yakın kadrajda sevdiren, playlist’e ferah feza yeni şarkılar ekleten ve sanat-aşk kavram ilişkisine 70’lerin gözünden baktıran altı dolu bir otobiyografi kitabı. Öyle Aydilge’nin dizilere mevsimsel çaktığı jeneriklere benzemiyor tabii, Rock’n roll ekseni etrafında koydu mu oturtuyor dünyasına valla.


Oyuncu seçiminde istikrarı bozmayan yapım şirketleri bu yıl da reytinglerini aynı totemle garantiledi.


Sanatına duyduğu aşkı ve ödenen bedellerden bahsederken gençliğindeki günlüklerden yararlanan yazar Patti, bu kitabı yazarak fotoğraf sanatçısı olan Robert Mapplethorpe’ a olan sözünü tuttuğu biliniyor. Kitabında Robert ile yol arkadaşlığının derinliğine inerken; dolu dizgin paylaştıkları müzik serüvenlerine ve engebelere rağmen bağlı kaldıkları sadakatlerine bol bol değiniyor. Okurken ikilinin arasındaki şeyi aşk olarak nitelendirmiyorsunuz belki ama hayatlarında neye dönüşürlerse dönüşsünler, evrilen her süreçte koşulsuzca birbirilerine kenetlenmeleri baya yüksek bir inanç aşılıyor kadın-erkek ilişkisine.

Hayal kurmaya meyilliyseniz, dönemin New York’unu da anlamış olurum iyimserliği de varsa üstünüzde televizyonlarınızı kapatmaya değebilir.

 

4. Operadaki Hayalet

Kaslı esas erkeğin bölüm boyu aldığı duş sahnelerine alışanlar için bu hikaye biraz ters köşe, materyalistler kusura bakmasınlar. Gaston Leroux tarafından yazılan klasik eserin baş kahramanı Erik, yüzünün korkunç görüntüsünden dolayı insan içine bile çıkamıyor çünkü. Hayalet gibi Opera binasının mahzeninde yaşamasına sebep olan bu saklanış, Erik’in aşık olmasının önüne geçemiyor ve esas kızımız Christine’e abayı yakarak trajedi üstüne trajedi yaşatıyor bize. Sadece kendi yaksa iyi, bir de Raoul karakteri var kızın peşinde.. Alıp bir de buradan yakıyorsun anlayacağın… Çetrefilli bir aşk üçgeni yaratan Christine ve beraberinde gelen nihai seçimi ise işi son sayfaya kadar sürükleyen taraf tabii.

Hayalet demişken, Türk dizi piyasasının da zamanında eli armut toplamadı…

Bin bir dalavereyle aşkı, müziği ve üstün çabayı karşılayacağınız romanda, sevginin ne derece hayat kurtardığını; sevgisizliğin ise nasıl baştan aşağı haşat ettiğine aşırı karakter sayısına rağmen odaklanabiliyoruz. Opera Hayaleti’nin beyaz perde ve müzikal sahne geçmişi olsa da önce kitap versiyonunun gotik kurgusunu bir sindirin derim.


5. Isabelle

Popüler baş yapıtlarımızdan Kürk Mantolu Madonna tutkunlarına alternatif sayılabilecek kısa bir roman Isabelle. Sade anlatımıyla karışık kafalara çomak sokmayan Andre Gide, tez hazırlığı için bir Quartfourche adlı şatoya misafir olan Gerard Lacase’ın hikayesini konu alıyor.

Kahramanımız mösyö Lacase, şatoda karşılaştığı Isabelle isimli tabloya tutkuyla kafayı takınca, beklenmedik şekilde ev ahalisinin de sırları çorap söküğü gibi geliyor arkadan. Evin engelli çocuğu Casimir’in, aile sırlarının kapısını baş kahramanımıza açmasıyla kayan şiraze, bir bir şaşırtıcı gerçekleri öğrenmemizle şahaneleşiyor. Sıkıcı ev hayatına aksiyon arayan Gerard, bir resme duyduğu aşkla hem kendi duygu dünyasını hem de şatonun kaderini kökten değiştiriyor.

Objektif karakterleriyle merak dürtüsünü sonuna kadar tahrik eden yazar, bir sonraki sahneye senaristten daha hakim dizi seyircisine de orijinal bir finalin çağrısını yapıyor.

Hadi bakalım ha gayret!

(Hasan Bayburt bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(28.8.2020)

Kızılay'a ait etler otelinde görüntülenen AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar: ''Suskunluğum asaletimdendir...''

"Kız arkadaşım telefonumda bir kaç mesaj yakaladığında ben de aynı taktiği denemiştim. Telefon kafamda 4 parçaya ayrılana kadar iyi bir fikir gibi gelmişti..."

Barış Vayhala, Yazılımcı


Diğer yorumlar ->

(20.7.2020)

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."

Muzaffer Sağalcılar, Emekli


Diğer yorumlar ->