Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
REKLAM
FOTOHABER

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, 5 sene sonra AVM yapımı için sökülecek ağaçların dikim etkinliğinde konuştu...

-> Ankaralı bilimadamları, son noktayı koydu: Evin içi gerçekten dışarıdan daha soğuk...
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Biliç'e taktiği de ben verdim!''
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabineye soru önergesi: ''Mevlüt bi bak bakalım Kobane düşmemiş mi hala?''
-> Mahkeme, Mecidiyeköy'de düşen ve 10 işçinin ölümüne neden olan asansörün tutuklanmasına karar verdi. Ayrıntılar geliyor...
-> Türk Medyası, ''Dünya'nın konuştuğu bir aşkı'' daha Türk halkına konuşturmayı başaramadı...
HALKIN SESİ

Erdoğan: ''Kobani'ye peşmerge geçişini Obama'ya ben teklif ettim...''

"Eğer doğruysa, sırf Obama'nın bu zamana kadarki inadı yüzünden ülkede 40 kişi öldü demektir. Hesabı sorulmalı..."
DERGİ
BLOG

Vizyonda Bu Hafta: Halil Sezai yine ağlamaktan sevişemiyor, Derviş Zaim yine düşük bütçe, Ege şivesi yine öttürüvercen...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Yeni Türkiye fikri herkes gibi sizi de çok heyecanlandırsa da beklentilerinizi düşürmenizde fayda var. Vergi dairesine yapacağınız "benim borcum eski Türkiye'yeydi" şeklindeki itirazlardan beklediğiniz sonucu alamayabilirsiniz...
devamı...
İSTATİSTİK

Çıplak fotoğraflarımızı hacker'lardan nasıl koruyoruz?

SPOR

Milli Takım'a San Marino Modeli: ''Sanayiye verelim, en azından bir meslekleri olsun...''

2016 Avrupa Şampiyonası elemelerine çok kötü bir başlangıç yapan ve 3 maç sonunda topladığı 1 puanla puan tablosunun dibinde yer alan Türk Milli Takımı için Gençlik ve Spor Bakanlığı San Marino formülüne sıcak bakıyor. Mevcut futbolculardan ve teknik kadrodan hiç değilse sanayide yararlanmak istediklerini kaydeden Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Yani bu çocuklara da, Fatih Terim'e de yazık. Belli ki futbolda bir gelecekleri yok, bari bi işin ucundan tutsunlar. Zanaat öğrensinler” diyerek konu hakkında açıklamalarda bulunurken, Bakanlık olarak en kısa zamanda projeyi hayata geçireceklerinin altını çizdi. devamı...

İki Gündür Türk Taraftarları Ağırlayan Londra'da Tottenham Taraftarları Takımın İdmanını Bastı...

Dün Galatasaraylı taraftarları, bugün de Beşiktaşlıları ağırlayan İngiltere'nin başkenti Londra'da Türk futbolu rüzgarları esiyor. Londra sokakları ve pubları iki gündür çok sayıda Türk taraftara maruz kalırken, şehirdeki hareketliliğin ilk meyveleri ise bu akşam üzeri alınmaya başlandı.devamı...
ZTN

Türk İnternet Camiasının Usta Kalemi, Ölümünün 1. Yılında Törenlerle Anıldı

Zaytung'u twitter'da takip et

Üniversite Sınavına Girecek Öğrenciler İçin Altın Değerinde Tavsiyeler

Pazar günü yapılacak ve yaklaşık 2 milyon adayın gireceği YGS'yle ilgili olarak sorularımızı cevaplayan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Gönüllüleri Derneği Başkanı Psikolog Ersin Özbükey, gençlerin kaderlerini belirleyecek ve en ufak bir hatada hayatlarının mahvolmasına neden olabilecek bu sınav öncesi mutlaka sakin olmaları gerektiğini belirterek, sınav stresiyle baş etme yöntemleri konusunda önemli tavsiyelerde bulundu.

Sınava saatler kaldı. Zaman gittikçe daralıyor ve gerilim her geçen dakika artıyor. 3.5 - 4 saatlik bir sınav ve aşağı yukarı tüm hayatınız bu sınava göre şekilleniyor. Adaylara neler söyleyeceksiniz?

E.Ö. : Yenilenen sistemle beraber öğrencilerin kafasının karışması gayet normal ancak yine de çalışan öğrenciler için sistemin ne olduğu pek de önemli değil. Ben bildim bileli hep bir sistem değişikliği olur zaten ama sınav sonunda yine çalışanlar kazanır. Sistem değişikliğinin en önemli avantajı sınavda başarısız olan öğrenciler için kulağa oldukça mantıklı gelen ve ebeveynlerin de çoğunlukla yediği şık bir bahane bulmalarına olanak sağlaması. Bu sene de gençlerimiz bu bahanenin arkasına sığınabileceklerini düşünerek şimdiden kendilerini rahatlatabilirler.

Sınavdan önce neler yapılmalı?

E.Ö. : Adayların sınavdan en az iki gün önce ders çalışmayı bırakmaları fiziksel ve zihinsel açıdan önemli. Gençlere en önemli tavsiyem; bu sınavın büyük ihtimalle hayatlarının geri kalanına yön vereceği gerçeğini göz ardı ederek stres yapmamaları yönünde. Ben kendi öğrencilerime de hep aynı şeyi söylüyorum; en ufak bir dikkatsizliğin ya da sınav günü başınıza gelebilecek basit bir kaza ya da hastalığın birkaç yıllık emeğinizi çöpe yollayacağı gerçeğini aklınızdan çıkarın ve eğlenceli aktivitelerde bulunmaya çalışın. Zaten sınavdan sonra büyük ihtimalle tadınız tuzunuz kalmayacak.

Peki sınav günü? Bir hayli stresli olsa gerek

E.Ö. : Öyle tabi ki. Öncelikle sınavdan önceki gece iyi bir uyku çekmek gerekiyor ama o gerginlikle nasıl olacak hiç bir fikrim yok. Kolay değil yani, 8-10 saat sonra hayatınızın en önemli sınavına gireceksiniz. Hadi diyelim uyudunuz, bu sefer de vaktinde uyanamayıp sınavı kaçırma riski var. Çok sık yaşanan bir şey o da. Belki de en iyisi hiç uyumamak, bilemiyorum...
Ayrıca sınav sabahı kahvaltı da çok önemli. İyi bir kahvaltının yerini hiç bir şey tutamaz. Ama dengesini de iyi tutturmak lazım. Çok yerseniz sınavda rahatsızlık yapar. Az yerseniz şekeriniz düşer kafanız çalışmaz. Çok hassas bir denge var orada, artık nasıl ayarlarsınız size kalmış. Kahvaltıdan sonra da erkenden yola koyulun. Sınav sabahı trafik malum. Gerçi erken çıksanız da yetişememe, babanızın o stresle kaza yapması ya da okulun yerini bulamaması ihtimali de var. Böyle durumlarda lütfen ağlamamaya, sinir krizi geçirmemeye gayret edin. Çok çirkin bir görüntü oluyor o.

Sınav sırasında neler yapılması gerekiyor?

E.Ö. : Her ne kadar zihni çalıştırma konusunda herhangi bir işe yaramadığı klinik olarak kanıtlanmış olsa bile yine de yanınıza kuru üzüm gibi hızlı enerji veren şekerli besinler alabilirsiniz. Ağzı tadlandırır en azından. Aynı şekilde okunmuş badem şekeri falan da alabilirsiniz. Tabi ki o da hiç bir işe yaramayacak ama ileride kendinizden utanarak anlatabileceğiniz hoş bir anınız olur işte.

Çok dikkatli olmak gerekiyor değil mi?

E.Ö. : Tabi tabi. Düşünün yani 1 soru 50.000 kişi oynatıyor sıralamada. Çok feci bir şey bu. İnsanın elleri titrer o kutucukları doldururken. Kaydırma yapılabilir, şaşırtmacalı sorularda tuzağa düşülebilir. Bir anlık dikkatsizliğe bakar valla. Hacettepe Tıp'a girdim sanırken 90/1 tertip olarak dağ başında bir karakolda bulursunuz kendinizi. Ama daha önce de dediğim gibi öğrencilerimiz bunları da düşünmesinler. Sakin olsunlar. Neticede askerlik de bir vatan borcudur.

Ya Başaramazlarsa?

E.Ö. : Büyük ihtimalle öyle olacak zaten, illa ki psikolojik bir çöküntü bir buhran yaşanacak, hele de ailenizde ya da yakın çevrenizde iyi bölümler bitirmiş birileri varsa bir de onun ezikliği çekilecek ki en zoru da o zaten. Ama yine de gençlerimiz şunu hiç bir zaman akıllarından çıkarmasınlar ki üniversite sınavı dünyanın sonu değil. Herkes okuyacak, üniversite bitirecek diye bir şey de yok. İnsan, hayatını kazanmak için gerekirse çıkar pazara limon bile satar, hiçbir şey beceremiyorsa tanımadığı insanlardan bozuk para isteyerek de hayatını sürdürebilir. Mühim olan gençlerimizin mutlu olacakları, severek yapacakları mesleklere yönelmeleri.

Ayrıca özel yetenek sınavıyla girilebilecek bölümler de var değil mi?

E.Ö. : Güzel sanatlar, spor akademisi gibi alternatifler var evet ama yani gerçekçi olalım lütfen, bu branşlarda öyle olağanüstü bir yeteneğiniz olsa şimdiye çoktan ortaya çıkardı. Tarihti, coğrafyaydı, kimyaydı, fizikti böyle sıkıcı derslerle uğraşmak zorunda kalmazdınız. Ha çok istiyorsanız yine hobi olarak yaparsınız bunları ama önce adam gibi bir okulu bitirin.

Peki çok teşekkür ediyoruz. Umarız bu röportaj, gençlerin sınav stresini üzerlerinden atmalarına bir nebze olsun yardımcı olacaktır. Son olarak sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?

E.Ö. : Tahmin ediyorum sınav sonrası bir çok gencimizin psikolojisi bozulacak, kendisine ve çevresine zarar vermek isteyecektir. Bu durumda ailelere önemli görevler düşüyor. Bir süre gençleri odalarına kilitlemek çözüm olabilir. En azından ebeveynlerin kendi güvenlikleri için yani. Yemeklerinin içine katılacak bir miktar Xanax ya da Diazem de iş görür. 2-3 ay mantar gibi dolanır çocuk ama sonra toparlar. Bütün adaylara başarılar diliyorum.


facebook'ta paylaş twitter'a yolla friendfeed'e yolla Allah'a havale et

REKLAM

Kampanya İçin Kia Sportage'ı Saklayan Reklam Ajansı İtiraf Etti: "Abi kaybettik biz arabayı..."

Erdil Yaşaroğlu ve hayvanlarının rol aldığı “Kia Sportage Kaçırıldı” kampanyasını düzenleyen reklam ajansı’nda sular durulmuyor. Şirket, bu sabah saatlerinde düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyunda bir süredir dile getirilen “bunlar kesin arabayı kaybetti, elaleme buldurmaya çalışıyorlar” tarzı dedikodulara açıklık getirerek samimi itiraflarda bulundu. Reklam çekimi için Kia tarafından kendilerine emanet edilen Sportage marka otomobilin izini kaybettiklerini itiraf eden ajans yönetimi, kampanyanın geri kalan kısmının ise tamamen doğru olduğunu, arabayı bulana gerçekten Kia Sportage’ı hediye edeceklerini ifade etti.
devamı...

Sıradaki Haberler:

Diğer Son Dakika Haberleri: