Zaytung.Com Zaytung.Com
SİNEMA

Vizyonda Bu Hafta: Olanlar Oldu (Kış ortasında yaz dizisi), Jackie (First Lady'ler de ağlar)

-> Beyaz ejder, beyaz esaret, beyaz gelinlik, beyaz elbise, beyaz çile derken bu kış da hiçbir muhabir ''kar yağdı'' diyemedi...
-> Gittiği her yeri Facebook'ta ''@bodrum'', ''@cesme" şeklinde duyuran genç, yarıyıl tatili için memleketi Bingöl'e gitmeden önce hesabını kapattı...
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir açılışta yine bildiği tüm Mehmet Akif, Arif Nihat ve Necip Fazıl şiirlerini okudu...
-> Türkiye'nin geleceği, ''hayır''dan türetilecek kelime oyunlarıyla mı şekillenecek? Uzmanlar tartışıyor...
-> Karnesindeki 4 zayıftan Obama yönetimini sorumlu tutan E.Ö (11), gelecek dönemden umutlu. Baba H.Ö, dayağa koşacağı 2. dönem sonunu iple çekiyor...
FOTOHABER

Erdoğan: ''Değerli kardeşlerim, başkanlık sistemi ile birlikte artık bu tarz karambol kavgaları da son bulacak. Dayak atma yetkisi sadece Başkan'da olacak...''

VİDEOHABER

Büyüdüğünde hala kadınların Cumhurbaşkanı olabileceği bir Türkiye hayal eden Minik Buse'nin iyimserliği yürekleri ısıttı...

BLOG

Game of Thrones Beklemekten Sıkılanlar İçin: Entrikasıyla, Gayrimeşru Seksiyle Yunan Mitolojisi...

HALKIN SESİ

Görevi bırakmayı reddeden Gambiya Devlet Başkanı, ülkede OHAL ilan etti...

"Eğer öncesinde Gambiyalıları 'şu kadar milletvekili verin huzur içinde çözelim' diye uyardıysa yapacak bi şey yok. Millet kaosu seçmiş..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Filmlerde grip olanlar karizmatik ve sevimli görünürken sizin neden eşşekten düşmüşe döndüğünüz bu hafta da gizemini korumaya devam edecek... devamı...

Alan Aldı, Satan Sattı... Dev Transferlerle League Of Legends Şampiyonluk Ligi 2017 Sezonu Başlıyor!

4 Ocak İtibariyle Yaz Okuluna Kalması Kesinleşen Burak Ardal (21), Sezon Sonuna Kadar FM'de Arsenal'in Başarısı İçin Ter Dökecek

Son olarak bugün girdiği Makro Ekonomi finalinde de hüsrana uğrayan Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü 3. sınıf öğrencisi Burak Ardal, yaz okulunun kesinleşmesiyle birlikte Football Manager kariyerine odaklanma kararı aldı. Bugün düzenlediği basın toplantısıyla Arsenal'la anlaştığını açıklayan genç teknik adam, taraftara başarı sözü verdi. devamı...

2017'den ne bekliyorsunuz?

Haftanın Kitapları: Juan Pablo Escobar'dan ''Benim Babam'' (Aynen,dizisi olan adam), Afşin Kum'dan ''Sıcak Kafa''

30. Doğumgününü Kutlayan Dilek Yunak, Evlenecek Adam Kriterlerinden Son Olarak ''Kel Olmasın''ı da Elediğini Açıkladı...

30. doğumgününü bugün iş arkadaşlarıyla birlikte kutlayan bankacı Dilek Yunak, özellikle son 4 yılda giderek artan bir ciddiyyetle sürdürdüğü "evlenecek adam gibi biri" arayışında uzun boy, iyi maaş, göbeksiz ve evi olsun kriterlerinin ardından kel olmama kriterini de askıya aldığını açıkladı. devamı...

Eve Elinde İdam İpiyle Gelen Yunus Emre Özbilgen(11)'e Henüz 7 Zayıfın Hesabını Sorabilen Çıkmadı...

İlk ve orta dereceli okullarda karne heyecanı yaşanırken, başarısız öğrencilere umut olabilecek bir haber bugün İstanbul Esenler’den geldi. Eve 7 zayıfla dönen Kılıçarslan Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Yunus Emre Özbilgen(11)’e beraberinde getirdiği idam ipi nedeniyle henüz tek bir laf bile edilebilmiş değil. Evde gergin bekleyiş sürüyor...devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Zaytung'u twitter'da takip et

Vizyonda Bu Hafta: Düğün Dernek 2: Sünnet (Ahmet Kural mimiği gelmiştir)

Sinemalarımızda bu hafta, çocuğun sünnet düğünü telaşı hakim: Türkiye'nin en çok izlenen ikinci filmi olan Düğün Dernek'in 'Sünnet'li bölümü tam 361 sinemada yer buldu. Ayrıntılı bir şekilde yazdığımız filmi her salonda, yarım saatte bir bulman mümkün. Düğün sahibi, gişe çalışanının "Maalesef yer yok" demesine olanak tanımamış. Bu arada Altın Portakal'ın büyük ödülleri de pazar akşamı veriliyor. En azından bir ödül alacağı garanti olan yerli 'gemi filmi'miz Sarmaşık da yazdıklarımız arasında...

Haydi iyi okumalar... (Portakal alamayanlara en azından bir çeyrek taksalar bari)

Düğün Dernek 2: Sünnet - Pipi derisinden filmler yapmak...

Pipi ucu kadar içeriği olmayan onlarca yerli komedi varken Selçuk Aydemir'in, Burak Aksak'ın, Cem Yılmaz'ın işleri ister istemez heyecan yaratıyor. Aydemir'in, pipi derisi konulu bu yeni filmi de oyuncu performansları ve sıcak hikayesiyle gidip görmeye değer. Liseyi asıp playstation'a kaçmaktan heba olanlar için ise mükemmel tercih...

Burak Aksak'ın anne tarafından kuzeni olan Aydemir, beraber üç dizi yaptığı biricik kankileri Ahmet Kural, Murat Cemşir ve yanından ayıramadığı tayfasıyla çıkıyor yine karşımıza. Aydemir böylece herkesin goygoy yaptığı arkadaş grubunu paraya dökebileceğini gösteriyor. Zamanının Unkapanı Çarşısı sıraları gibi belki yakın zamanda, BKM önünde goygoylarını sergilemek için bekleyen arkadaş grupları çıkabilir. Kimbilir...


Bu adama noldu peki? Burak Aksak'ta mı kaldı velayeti?...


İlk filmi kısaca hatırlat?

Hemen! Sivas'ın Esenyurt köyünde geçen ilk filmde Rasim Öztekin'in oynadığı İsmail baba, hayırsız oğlunun bir anda evlenmeye karar verdiği Letonya sarısı sevgilisiyle düğününü yapmaya çalışıyordu. Düğünü tertiplemek için de köyün en yeteneksizlerinden oluşan arkadaşlarını toplamıştı (yeteneksiz ekip = sıcak film). Bu cibiliyetsizler; düğün günü gelinin bayılması, köyün yaşlılarının vefat etmesi gibi çeşitli aksilikleri de başarıyla yerine getirmişti.


Olağan Yeteneksizler...

Kim kimdi?

Murat Cemşir, babasının hakkını helal etmemesi üzerine "doğru yolu" bulan, bir adamı; Ahmet Kural, akli dengesini yer yer tamamen yitiren mimikli bir Tüpçü Fikret'i; Şinasi Yurtsever, sempatik bir kalpazanı; Barış Yıldız da, saf ve idealist bir öğretmeni canlandırıyordu. Şimdi aynı ekip 3 yaşındaki Letonya-Türkiye yapımı veledin sünnetini, Letonyalı ailenin haberi olmadan gerçekleştirmeye çalışacak...

İkinci filmin fragmanını da araya sıkıştıralım:


Konuyu Ahmet Kural'ın mimiklerine getirir misin lütfen?

Ahmet Kural, dükkanındaki küçük tüplerle beraber sırtlayıp götürüyor filmi. Ahmet Kural'ı kazara filmden çıkaracak olsan, Sivas Sıkıntısı ismiyle minimalist bir taşra filmine dönüşebilir Düğün Dernek...Şarlo ve Burhan Altıntop tiplemelerini başarıyla tek vücut haline getiren Kural; jestleri, mimikleri, taklaları, halayları, sololarıyla koparıyor bizi. Filmde ekibin toplanması da Tüpçü Fikret'in akıl hastanesinden alındığı eğlenceli bir sahneyle başlıyor.

Sonrası, "Çok eğleniciiukkk"...


Gerçek Ahmet Kural bir motorsiklet kazasında şehit olmuştur. Yerine Yahudi menşeli oyun hamuru Yossi Kohal geçmiştir


Ahmet Kural'ın dışında, Murat Cemşir ve Şinasi Yurtsever'in artık benimsediğimiz komedi enerjisi, Rasim Öztekin'in usta işi performansı, anneli filmlerin biricik oyuncusu Devrim Yakut'un sempatik analığı ve Mustafa Keser, Nükhet Duru, Zahide Yetiş gibi konuk oyuncu konukluklarıyla devam ediyor film. Haftaya kadar 1.5-2 milyon kişi izlesin de hep beraber sonra bi' daha konuşuruz filmi...

Abluka'yla beraber 2015 yılının en iyi yerli filmlerinden birinde sıra.

Sarmaşık - Yük gemisine gerilimli karakter yüklemek...

Sarmaşık, armatörün iflas etmesi sonucunda yarı yolda kalıp karaya çıkamayan bir yük gemisinde geçiyor (bkz. "O gemi bir gün gelecek")... Angola'ya gidecekken Mısır'da demirlemek zorunda kalan gemiyi acil durumlarda yönetmesi için bir grup eleman gemide kalıyor. Bizim de, uzun süre aç-susuz durarak birbirlerine saran 6 kişi arasındaki çatışmaya odaklanmamız gerekiyor. Dikkatimizi toplayıp odaklanalım lütfen (-Ön sıradaki sana diyorum, telefon ışığını kapatırsan bi zahmet)


Gerçekleşmemiş beklentilerine doğru bakıyorlar galiba... Du' biraz daha odaklanayım ben...
 

Karakter özeti?

Toplumun genel kabulünü görmeyen, karada gidecek çok yeri olmayan, Pinhani kliplerinde sırayla kameraya bakıp gülümsemelerinden tanıdığımız karakterler bunlar. Bir tanesi roman, ailesinin Sulukule'deki evi yıkılıyor; bir diğeri Kürt (Kürt diye sesleniyorlar ona), konuşmuyor; biri dinibütün iktidar yandaşı; Cenk ve Alper ismindeki serseriler ise ot müptelası... Bunların başındaki kaptan Beybaba da gemi batacak olsa bile sertliğinden ve rakı dublesinden taviz vermeyerek biraz militarizmi biraz "elit kesim"i temsil ediyor..


Başlıca karakterimiz Cenk... İsyankarlığını Adana Demirspor formasından alıyor...
 

İyi oynayan kazanıyor mu?

Özellikle Nadir Sarıbacak'ın goygoycu ve isyankar Cenk performansı mucizevi, mükemmele yakın. Hatta diyebilirim ki, bu filmde "mükemmel" Nadir Sarıbacak'a daha yakın... Her karakter, ezilmiş bir kimliği yansıtırken Beybaba'nın kendisine yardımcı seçtiği İsmail ile Cenk arasındaki sürtüşme filme hakim oluyor. Giderek elemanlar ve Beybaba arasında bir gerilimli bir mücadele başgösteriyor. Maalesef film boyunca rahatça arkamıza yaslanmamız mümkün olmuyor, rahatlamak için arayı beklememiz gerekiyor...


- Hani çay gerilimi alıyordu lan... Hararet miydi o yoksa?
 

Birtakım metaforlar, alt metinler, çözülmeyi bekleyen mesajlar...

Film, bireysel anlamda sabır sınırını, toplumsal bir mesaj olarak da hiyerarşiyi ve kimlikler arasındaki çatışmayı metaforluca anlatıyor bize. Filmdeki metaforları böyle bulmaca gibi ("Gemide 5 kişi vardır. Eğer Kürt konuşamıyor, dinci karakter Beybaba'dan emir alıyorsa Cenk aslında kimdir" gibi...) çözmek lazım...

Filmin en güzel sahnesi: Sürekli bir şeyler çeken Cenk'in kafası iyiyken gördüğü, sümüklü böcekli halüsinasyon sahnesi...

Puan: Nadir + Sarıbacak


Macbeth - 11. yy İskoçya'sında Game of Thrones esintileri... 

Shakespeare amcanın Macbeth'i birçok kez sinemaya uyarlanmıştır ve en klasik olanları Roman Polanski'nin Kanlı Saltanat'ı, Akira Kurosawa'nın Kanlı Taht'ıdır. Lakin Yeni nesil ise başka şeyler bekler: "Mizansen falan tamam ama kan, seks, entrika eksik olmasın" der. (Aslında bakma, oyunlarında herkesi öldüren Shakespeare de tam HBO adamıymış)... Kanlı taht, saltanat, krallık falan deyince filmimizin Avustralyalı yönetmeni Kurzel'in aklına da Game of Thrones gelmiş ve bol bol epik görseliyle ağır çekim savaş kasmış...


Macbeth, "Sen Jon Snow musun abi" sorusuna karşı öfkesien hakim olamazken...
 

Öykü: Eserde 11. yy İskoçya'sında Kral Duncan'ın generallerinden biri olan Macbeth, bir savaş dönüşü sırasında 3 cadıyla konuşuyor, onların kehanetlerinden biri gerçekleşince Bey oluyordu. Buna zamanında, "Muhtar bile olamazsın" demiş olacaklar ki iyice gaza geliyor ve Lady Macbeth'in de ittirmesiyle kralın yerine geçmeyi düşünüyor. Kral olunca da -Allah kimseyi bırakmasın- paranoyalar içinde kalıyor. Marion Cotillard (Kotiiyaard) ve Michael Fassbender (Feesbendır) Bay ve Bayan Macbeth'leri çok iyi canlandırmış, rolünü esirgememişler. Özellikle Fassbender'ın performansına kapılıp çıkışta imiğini sıkasımız gelebilir...


Sen o yanındaki kadına dua et...
 

Sanatsal mesajı yakalayabiliyor muyuz?

Fragmandan bile anlaşılabileceği üzere, filme çok kasvetli bir dönem filmi atmosferi hakim. Bu atmosfere kapılıp iktidar cephesinde dönen dolapları, iktidarın bireyde yarattığı psikolojik rahatsızlığı kaçırmamak lazım... Ayrıca, Cotillard'ın mavi gözlerine kanıp beyazlar içine bürünmesine de aldanmamak gerek... O da sütten çıkmış ak kaşık değil!


Peçenin altından Safiye Sultan kılığında bir Hülya Avşar çıksa, kasvet biraz azalabilirmiş...

Puan: Shakespeare bölü 2 


Aşka Özgürlük (Freeheld) - Cefakar Amerikan Julianne Moore'unun gücü

Gerçek bir hikayeden uyarlama. "Bak ne güzel ettik de eşcinsel evliliği serbest bıraktık" temalı, lezbiyen bir çiftin hak arama mücadelesi konulu film... Açlık Oyunları'nın gıcık başkanından Still Alice'in Alzheimer sahibi bireyine kadar girdiği her rolün hakkını veren bir Julianne Moore oynuyor. Kendisi her tür olumsuz duruma karşı güçlülüğünü koruyabilen rollerle bilinir, güçlü kollara sahip Sovyet kadın afişleri içinde hayal edilebilir. Freeheld filminde de bir ABD eyaletinde, yanındaki gençle beraber lezbiyen aşkını yaşamaya çalışıyor ve genç manitasının kendi haklarından yararlanabilmesi için adalet kapılarında sürünüyor... 


-Konya'da, Erzurum'da yaşasak n'apacaktık canım... Öyle düşün...
 

Julianne'nın oynadığı Laurel Hester, polislik yaparken gizli bir şekilde bu ilişkiyi yürütmeye çalışıyor (çünkü terfi etmesine engel). Ama kanser hastası oluyor bir süre sonra ve açıklamak zorunda kalıyorlar durumlarını: Çünkü Laurel ölürse garibim Stacie emekli aylığından faydalanamıyor... Yer yer duygusal, yer yer eğlenceli (Steve Carrel var) bir hak arama mücadelesi devam ediyor film boyunca...

Hatırlatma: Bir lezbiyen aşkın o biçim anlatıldığı Carol da Ocak'ta girecek bak... "Bir ay ertele" diyoruz şimdilik...

Puan: Julianne Moore + mücadele


-Bu da mı gol değil?


Gerçek bir hikayeden uyarlanan bir başka filmde sıra. Bu sefer yıldız bir oyuncu bizi bekliyor:

Life - James Dean de olsan Burak Özçivit de olsan hayat bazen zor...

Üstteki Life dergisi kapağından kısa bir süre bir trafik kazasında hayata veda ederek film gibi yaşayan, film gibi göçen yakışıklı ve asi James Dean... Ve onun çeşitli fotoğraflarını çeken Dennis Stock ile yaşadıkları (yok, eşcinsel aşk yok)... Bizim Dean, ünlü olmamayı, Hollywood'un pis ortamlarına girmemeyi tercih eder. O edebiyata, tiyatroya düşkündür ama Hollywood "Böyle karizmatik sigara içen bir yıldızı ortamımıza sokmadan bırakmayız"  ifadeleriyle dötünden ayrılmaz. Neyse, bakalım fotoğrafçıdan bize yadigar kalan fotoğraflar nelermiş, 24 yıla neler sığdırmış Dean...

Uyarı: Sinemada fotoğraf çekmeye kalkışmıyoruz tabii ki...

 
ve meşhur yağmurlu fotoğrafı... Kaç kişi şu poza girmek isterken zatürreye yakalandı kimbilir...
 

Yönetmene dair: Yönetmen Anton Corbijn; çeşitli müzik efsanelerinin fotoğraflarını, kliplerini, albüm kapaklarını, belgesellerini çeken müzik delisi bir adammış. Bilmiyorsan, çok ayağa düşmeden araştırman önerilir...

Puan: James Dean + sigara


Dolanma - "Bi' saattir lafı dolandırıyor abi, ağzından laf alamadım"

Aşırı sakin, aşırı estetik ve aşırı karamsar yerli bir film olan Dolanma; Beşiktaş'ta bir, Mersin'de bir salonda vizyon bulabilmiş. Hmmm... Acaba bu minimalist filmlerin karakterleri gibi dağıtımcıları da yavaş da, ondan mı bu kadar az salonda gösterime girebiliyorlar?  Bir kadının hayatlarına girmesiyle estetik bir gerilim yaşayan filmdeki iki erkek kardeş ne derdi acaba bu duruma? (- Biz minimalistiz abi, çok bir şey deme hakkımız yok)

Puan: Downloading...


SONUÇ - Sanat filmi, gerçek hayat filmi ya da pipi derisi

Düğün Dernek'in boş bıraktığı beyazperdelere yansıyabilen ve gerçek hayat öykülerine dayanan Aşka Özgürlük ve Life filmleri izlenmeye değer. Macbeth ise, şehrimizse gelmemişse "Zaten Cannes'dan beri bekliyoruz" deyip internete düşmesini bekleyebilirsin... Game of Thrones sezonu yaklaşırken kan ihtiyacını karşılayabilirsin böylece... Sarmaşık filmi ise Abluka'yla beraber senenin en iyi yerli filmlerinden. Not ala ala izle, ballandıra ballandıra anlat. Kaçırmayın derim...

-BİTTİ-

@duraladam


Dolanma'yı ankete koymayı unutmuşuz... Beğenenler özelden yazabilir...

(murat dural Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sıradaki Haberler:

(18.1.2017)

Görevi bırakmayı reddeden Gambiya Devlet Başkanı, ülkede OHAL ilan etti...

"Eğer öncesinde Gambiyalıları 'şu kadar milletvekili verin huzur içinde çözelim' diye uyardıysa yapacak bi şey yok. Millet kaosu seçmiş..."

Vural Eryaban, Oto elektrikçi


Diğer yorumlar ->

(17.1.2017)

Burhan Kuzu: ''Milletimiz çok kafa yormasın, başkanlık sistemine istemeyenlere bakıp karar versin...''

"'Öyle bir şey yaptık ki ufak bir ihtimal de olsa bakmanızdan korkuyorum' dese de olurmuş ama böyle daha samimi, daha Burhan..."

Serdar Albucak, Öğretmen


Diğer yorumlar ->