Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

İnceleme: Basiretsiz Bir Nefret Aracı Olarak ÖSYM ve Bir ÖSYM Sorusu Olarak Mabel Matiz..

-> Türkiye İstatistik Kurumu, Haziran ayı işsizlik rakamlarını açıkladı: ''Ayasofya ibadete açılabilir...''
-> A Haber'in ''İstanbul'da su yok, 90'lara döndük'' haberini yaparken arka planda su ile çalışan çamaşır makinesi için yakalama kararı çıkarıldı...
-> Türk futbolunda yabancı sınırlaması getiren TFF, 2020-2021 Sezonuna ''Tarık Çamdal Sezonu'' ismini vermeyi kararlaştırdı...
-> İşsiz kalan Aktroll'lere istihdam sağlamak için AKP'nin yeni planı şekillendi: 1 Milyon Influencer...
-> Son KPSS'den de beklediği sonucu alamayan Bekir K.(36), ''Nasıl influencer olunur?'' yazıp enter'a bastı...
FOTOHABER

Sakarya komple havaya uçmadan önce gelen önlem, yüreklere su serpti...

Ayasofya'nın ibadete açılmaması her kesimi mağdur etmeye devam ediyor...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

VİDEOHABER

Vakıfbank Uzman Yardımcısı alım sınavları başladı...

HALKIN SESİ

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"
KİTAP

''Kendini sev, evrene enerji şeyap'' Zırvalarından Sıkılanlar İçin, Bir İşe Yaraması Muhtemel Kişisel Gelişim Kitapları

DERGİ
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

İki Hafta Sonra Milyonlarca Kişiyle Birlikte Toplu Taşımaya Binip İşe Gidecek Olan Gökhan Asaklı(36), Endişeli: ''Liglerin 12 Haziran'da başlaması futbolcuları riske atar mı?''

İki aydır ücretsiz izinde olan Gökhan Asaklı(36), bayramdan sonra hız kazanacak olan normalleşme süreci kapsamında tekrar faaliyete geçecek işyerine dönmek için gün sayarken, bir grup genç, sağlıklı ve zengin sporcunun 12 Haziran'da işbaşı yapmasının erken bir adım olabileceğinden endişe ediyor. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Hasankeyf'i Yeniden İnşa Eden TOKİ'den Rahatlatan Açıklama: ''En geç 10 seneye burası da tarihi eser görünümüne kavuşacaktır...''

Ilısu Baraj Gölü’nün suları altında kalacak olan tarihi Hasankeyf ilçesi 3 kilometre ötede yeniden inşa edilirken, yeni Hasankeyf'in betonarme görüntüsü eleştirilere neden oldu. O eleştirilere yanıtsa, bugün binaları inşa eden TOKİ'den geldi. devamı...

Antalya Belediyesi, Şehre Gelen 20 Kişilik Ukraynalı Turist Kafilesinin Cebindeki Toplam 12.500 USD'nin Esnaf Arasında Eşit Olarak Bölüştürüleceğini Açıkladı...

Koronavirüs nedeniyle belki de tarihinin en kötü turizm sezonunu yaşayan Antalya, hafta sonu gelen ilk yabancı turist kafilesiyle moral bulurken, 20 kişilik Ukraynalı ekibin cebindeki parayı kimlerin alacağı konusundaki tartışmalar ise kentte gerilime neden oldu...devamı...

Teoman, Yaklaşık 30 Manken Eşliğinde Çektiği Yeni Klibinde Yine "Yalnızlık", "Aşk Acısı", "Hayatın Anlamsızlığı" Falan Gibi Konuları İşledi

Vizyonda Bu Hafta: Düğün Dernek 2: Sünnet (Ahmet Kural mimiği gelmiştir)

Sinemalarımızda bu hafta, çocuğun sünnet düğünü telaşı hakim: Türkiye'nin en çok izlenen ikinci filmi olan Düğün Dernek'in 'Sünnet'li bölümü tam 361 sinemada yer buldu. Ayrıntılı bir şekilde yazdığımız filmi her salonda, yarım saatte bir bulman mümkün. Düğün sahibi, gişe çalışanının "Maalesef yer yok" demesine olanak tanımamış. Bu arada Altın Portakal'ın büyük ödülleri de pazar akşamı veriliyor. En azından bir ödül alacağı garanti olan yerli 'gemi filmi'miz Sarmaşık da yazdıklarımız arasında...

Haydi iyi okumalar... (Portakal alamayanlara en azından bir çeyrek taksalar bari)

Düğün Dernek 2: Sünnet - Pipi derisinden filmler yapmak...

Pipi ucu kadar içeriği olmayan onlarca yerli komedi varken Selçuk Aydemir'in, Burak Aksak'ın, Cem Yılmaz'ın işleri ister istemez heyecan yaratıyor. Aydemir'in, pipi derisi konulu bu yeni filmi de oyuncu performansları ve sıcak hikayesiyle gidip görmeye değer. Liseyi asıp playstation'a kaçmaktan heba olanlar için ise mükemmel tercih...

Burak Aksak'ın anne tarafından kuzeni olan Aydemir, beraber üç dizi yaptığı biricik kankileri Ahmet Kural, Murat Cemşir ve yanından ayıramadığı tayfasıyla çıkıyor yine karşımıza. Aydemir böylece herkesin goygoy yaptığı arkadaş grubunu paraya dökebileceğini gösteriyor. Zamanının Unkapanı Çarşısı sıraları gibi belki yakın zamanda, BKM önünde goygoylarını sergilemek için bekleyen arkadaş grupları çıkabilir. Kimbilir...


Bu adama noldu peki? Burak Aksak'ta mı kaldı velayeti?...


İlk filmi kısaca hatırlat?

Hemen! Sivas'ın Esenyurt köyünde geçen ilk filmde Rasim Öztekin'in oynadığı İsmail baba, hayırsız oğlunun bir anda evlenmeye karar verdiği Letonya sarısı sevgilisiyle düğününü yapmaya çalışıyordu. Düğünü tertiplemek için de köyün en yeteneksizlerinden oluşan arkadaşlarını toplamıştı (yeteneksiz ekip = sıcak film). Bu cibiliyetsizler; düğün günü gelinin bayılması, köyün yaşlılarının vefat etmesi gibi çeşitli aksilikleri de başarıyla yerine getirmişti.


Olağan Yeteneksizler...

Kim kimdi?

Murat Cemşir, babasının hakkını helal etmemesi üzerine "doğru yolu" bulan, bir adamı; Ahmet Kural, akli dengesini yer yer tamamen yitiren mimikli bir Tüpçü Fikret'i; Şinasi Yurtsever, sempatik bir kalpazanı; Barış Yıldız da, saf ve idealist bir öğretmeni canlandırıyordu. Şimdi aynı ekip 3 yaşındaki Letonya-Türkiye yapımı veledin sünnetini, Letonyalı ailenin haberi olmadan gerçekleştirmeye çalışacak...

İkinci filmin fragmanını da araya sıkıştıralım:


Konuyu Ahmet Kural'ın mimiklerine getirir misin lütfen?

Ahmet Kural, dükkanındaki küçük tüplerle beraber sırtlayıp götürüyor filmi. Ahmet Kural'ı kazara filmden çıkaracak olsan, Sivas Sıkıntısı ismiyle minimalist bir taşra filmine dönüşebilir Düğün Dernek...Şarlo ve Burhan Altıntop tiplemelerini başarıyla tek vücut haline getiren Kural; jestleri, mimikleri, taklaları, halayları, sololarıyla koparıyor bizi. Filmde ekibin toplanması da Tüpçü Fikret'in akıl hastanesinden alındığı eğlenceli bir sahneyle başlıyor.

Sonrası, "Çok eğleniciiukkk"...


Gerçek Ahmet Kural bir motorsiklet kazasında şehit olmuştur. Yerine Yahudi menşeli oyun hamuru Yossi Kohal geçmiştir


Ahmet Kural'ın dışında, Murat Cemşir ve Şinasi Yurtsever'in artık benimsediğimiz komedi enerjisi, Rasim Öztekin'in usta işi performansı, anneli filmlerin biricik oyuncusu Devrim Yakut'un sempatik analığı ve Mustafa Keser, Nükhet Duru, Zahide Yetiş gibi konuk oyuncu konukluklarıyla devam ediyor film. Haftaya kadar 1.5-2 milyon kişi izlesin de hep beraber sonra bi' daha konuşuruz filmi...

Abluka'yla beraber 2015 yılının en iyi yerli filmlerinden birinde sıra.

Sarmaşık - Yük gemisine gerilimli karakter yüklemek...

Sarmaşık, armatörün iflas etmesi sonucunda yarı yolda kalıp karaya çıkamayan bir yük gemisinde geçiyor (bkz. "O gemi bir gün gelecek")... Angola'ya gidecekken Mısır'da demirlemek zorunda kalan gemiyi acil durumlarda yönetmesi için bir grup eleman gemide kalıyor. Bizim de, uzun süre aç-susuz durarak birbirlerine saran 6 kişi arasındaki çatışmaya odaklanmamız gerekiyor. Dikkatimizi toplayıp odaklanalım lütfen (-Ön sıradaki sana diyorum, telefon ışığını kapatırsan bi zahmet)


Gerçekleşmemiş beklentilerine doğru bakıyorlar galiba... Du' biraz daha odaklanayım ben...
 

Karakter özeti?

Toplumun genel kabulünü görmeyen, karada gidecek çok yeri olmayan, Pinhani kliplerinde sırayla kameraya bakıp gülümsemelerinden tanıdığımız karakterler bunlar. Bir tanesi roman, ailesinin Sulukule'deki evi yıkılıyor; bir diğeri Kürt (Kürt diye sesleniyorlar ona), konuşmuyor; biri dinibütün iktidar yandaşı; Cenk ve Alper ismindeki serseriler ise ot müptelası... Bunların başındaki kaptan Beybaba da gemi batacak olsa bile sertliğinden ve rakı dublesinden taviz vermeyerek biraz militarizmi biraz "elit kesim"i temsil ediyor..


Başlıca karakterimiz Cenk... İsyankarlığını Adana Demirspor formasından alıyor...
 

İyi oynayan kazanıyor mu?

Özellikle Nadir Sarıbacak'ın goygoycu ve isyankar Cenk performansı mucizevi, mükemmele yakın. Hatta diyebilirim ki, bu filmde "mükemmel" Nadir Sarıbacak'a daha yakın... Her karakter, ezilmiş bir kimliği yansıtırken Beybaba'nın kendisine yardımcı seçtiği İsmail ile Cenk arasındaki sürtüşme filme hakim oluyor. Giderek elemanlar ve Beybaba arasında bir gerilimli bir mücadele başgösteriyor. Maalesef film boyunca rahatça arkamıza yaslanmamız mümkün olmuyor, rahatlamak için arayı beklememiz gerekiyor...


- Hani çay gerilimi alıyordu lan... Hararet miydi o yoksa?
 

Birtakım metaforlar, alt metinler, çözülmeyi bekleyen mesajlar...

Film, bireysel anlamda sabır sınırını, toplumsal bir mesaj olarak da hiyerarşiyi ve kimlikler arasındaki çatışmayı metaforluca anlatıyor bize. Filmdeki metaforları böyle bulmaca gibi ("Gemide 5 kişi vardır. Eğer Kürt konuşamıyor, dinci karakter Beybaba'dan emir alıyorsa Cenk aslında kimdir" gibi...) çözmek lazım...

Filmin en güzel sahnesi: Sürekli bir şeyler çeken Cenk'in kafası iyiyken gördüğü, sümüklü böcekli halüsinasyon sahnesi...

Puan: Nadir + Sarıbacak


Macbeth - 11. yy İskoçya'sında Game of Thrones esintileri... 

Shakespeare amcanın Macbeth'i birçok kez sinemaya uyarlanmıştır ve en klasik olanları Roman Polanski'nin Kanlı Saltanat'ı, Akira Kurosawa'nın Kanlı Taht'ıdır. Lakin Yeni nesil ise başka şeyler bekler: "Mizansen falan tamam ama kan, seks, entrika eksik olmasın" der. (Aslında bakma, oyunlarında herkesi öldüren Shakespeare de tam HBO adamıymış)... Kanlı taht, saltanat, krallık falan deyince filmimizin Avustralyalı yönetmeni Kurzel'in aklına da Game of Thrones gelmiş ve bol bol epik görseliyle ağır çekim savaş kasmış...


Macbeth, "Sen Jon Snow musun abi" sorusuna karşı öfkesien hakim olamazken...
 

Öykü: Eserde 11. yy İskoçya'sında Kral Duncan'ın generallerinden biri olan Macbeth, bir savaş dönüşü sırasında 3 cadıyla konuşuyor, onların kehanetlerinden biri gerçekleşince Bey oluyordu. Buna zamanında, "Muhtar bile olamazsın" demiş olacaklar ki iyice gaza geliyor ve Lady Macbeth'in de ittirmesiyle kralın yerine geçmeyi düşünüyor. Kral olunca da -Allah kimseyi bırakmasın- paranoyalar içinde kalıyor. Marion Cotillard (Kotiiyaard) ve Michael Fassbender (Feesbendır) Bay ve Bayan Macbeth'leri çok iyi canlandırmış, rolünü esirgememişler. Özellikle Fassbender'ın performansına kapılıp çıkışta imiğini sıkasımız gelebilir...


Sen o yanındaki kadına dua et...
 

Sanatsal mesajı yakalayabiliyor muyuz?

Fragmandan bile anlaşılabileceği üzere, filme çok kasvetli bir dönem filmi atmosferi hakim. Bu atmosfere kapılıp iktidar cephesinde dönen dolapları, iktidarın bireyde yarattığı psikolojik rahatsızlığı kaçırmamak lazım... Ayrıca, Cotillard'ın mavi gözlerine kanıp beyazlar içine bürünmesine de aldanmamak gerek... O da sütten çıkmış ak kaşık değil!


Peçenin altından Safiye Sultan kılığında bir Hülya Avşar çıksa, kasvet biraz azalabilirmiş...

Puan: Shakespeare bölü 2 


Aşka Özgürlük (Freeheld) - Cefakar Amerikan Julianne Moore'unun gücü

Gerçek bir hikayeden uyarlama. "Bak ne güzel ettik de eşcinsel evliliği serbest bıraktık" temalı, lezbiyen bir çiftin hak arama mücadelesi konulu film... Açlık Oyunları'nın gıcık başkanından Still Alice'in Alzheimer sahibi bireyine kadar girdiği her rolün hakkını veren bir Julianne Moore oynuyor. Kendisi her tür olumsuz duruma karşı güçlülüğünü koruyabilen rollerle bilinir, güçlü kollara sahip Sovyet kadın afişleri içinde hayal edilebilir. Freeheld filminde de bir ABD eyaletinde, yanındaki gençle beraber lezbiyen aşkını yaşamaya çalışıyor ve genç manitasının kendi haklarından yararlanabilmesi için adalet kapılarında sürünüyor... 


-Konya'da, Erzurum'da yaşasak n'apacaktık canım... Öyle düşün...
 

Julianne'nın oynadığı Laurel Hester, polislik yaparken gizli bir şekilde bu ilişkiyi yürütmeye çalışıyor (çünkü terfi etmesine engel). Ama kanser hastası oluyor bir süre sonra ve açıklamak zorunda kalıyorlar durumlarını: Çünkü Laurel ölürse garibim Stacie emekli aylığından faydalanamıyor... Yer yer duygusal, yer yer eğlenceli (Steve Carrel var) bir hak arama mücadelesi devam ediyor film boyunca...

Hatırlatma: Bir lezbiyen aşkın o biçim anlatıldığı Carol da Ocak'ta girecek bak... "Bir ay ertele" diyoruz şimdilik...

Puan: Julianne Moore + mücadele


-Bu da mı gol değil?


Gerçek bir hikayeden uyarlanan bir başka filmde sıra. Bu sefer yıldız bir oyuncu bizi bekliyor:

Life - James Dean de olsan Burak Özçivit de olsan hayat bazen zor...

Üstteki Life dergisi kapağından kısa bir süre bir trafik kazasında hayata veda ederek film gibi yaşayan, film gibi göçen yakışıklı ve asi James Dean... Ve onun çeşitli fotoğraflarını çeken Dennis Stock ile yaşadıkları (yok, eşcinsel aşk yok)... Bizim Dean, ünlü olmamayı, Hollywood'un pis ortamlarına girmemeyi tercih eder. O edebiyata, tiyatroya düşkündür ama Hollywood "Böyle karizmatik sigara içen bir yıldızı ortamımıza sokmadan bırakmayız"  ifadeleriyle dötünden ayrılmaz. Neyse, bakalım fotoğrafçıdan bize yadigar kalan fotoğraflar nelermiş, 24 yıla neler sığdırmış Dean...

Uyarı: Sinemada fotoğraf çekmeye kalkışmıyoruz tabii ki...

 
ve meşhur yağmurlu fotoğrafı... Kaç kişi şu poza girmek isterken zatürreye yakalandı kimbilir...
 

Yönetmene dair: Yönetmen Anton Corbijn; çeşitli müzik efsanelerinin fotoğraflarını, kliplerini, albüm kapaklarını, belgesellerini çeken müzik delisi bir adammış. Bilmiyorsan, çok ayağa düşmeden araştırman önerilir...

Puan: James Dean + sigara


Dolanma - "Bi' saattir lafı dolandırıyor abi, ağzından laf alamadım"

Aşırı sakin, aşırı estetik ve aşırı karamsar yerli bir film olan Dolanma; Beşiktaş'ta bir, Mersin'de bir salonda vizyon bulabilmiş. Hmmm... Acaba bu minimalist filmlerin karakterleri gibi dağıtımcıları da yavaş da, ondan mı bu kadar az salonda gösterime girebiliyorlar?  Bir kadının hayatlarına girmesiyle estetik bir gerilim yaşayan filmdeki iki erkek kardeş ne derdi acaba bu duruma? (- Biz minimalistiz abi, çok bir şey deme hakkımız yok)

Puan: Downloading...


SONUÇ - Sanat filmi, gerçek hayat filmi ya da pipi derisi

Düğün Dernek'in boş bıraktığı beyazperdelere yansıyabilen ve gerçek hayat öykülerine dayanan Aşka Özgürlük ve Life filmleri izlenmeye değer. Macbeth ise, şehrimizse gelmemişse "Zaten Cannes'dan beri bekliyoruz" deyip internete düşmesini bekleyebilirsin... Game of Thrones sezonu yaklaşırken kan ihtiyacını karşılayabilirsin böylece... Sarmaşık filmi ise Abluka'yla beraber senenin en iyi yerli filmlerinden. Not ala ala izle, ballandıra ballandıra anlat. Kaçırmayın derim...

-BİTTİ-

@duraladam


Dolanma'yı ankete koymayı unutmuşuz... Beğenenler özelden yazabilir...

(murat dural Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Yorumlar:

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->

(17.4.2020)

İçişleri Bakanlığı, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu hakkında ''halka yardım için bağış topladıkları'' gerekçesiyle soruşturma başlattı...

"Ben direkt terör soruşturması bekliyordum ama bu sefer eli düşük açmışlar. Bir rehavet mi var acaba hükümetimizde?"

Soner Turkancı, Öğretmen


Diğer yorumlar ->