Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
REKLAM
DERGİ
FOTOHABER

CB Erdoğan, kafalardaki soru işaretlerine açıklık getirdi: ''Bir, dayak nedir? İki, neden atılır?''

-> Bisiklet turu nedeniyle kapatılan ana yollara Erdoğan'ın yanlışlıkla girdiği ara sokaklar da dahil edildi...
-> İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 9 sezondur devam eden Arka Sokaklar sebebiyle görevlerini yapamadıklarını açıkladı...
-> Katarlılar'a satış sonrası çağrı merkezi kilitlenen Digiturk''ten ilk açıklama geldi: ''Tereddütleri anlıyoruz ama meme olacak mı şu an için biz de bilmiyoruz...''
-> THY, sürekli asılsız 'Bomba var!' notları bırakılan tuvaletleri kapatıp 'Ördek ve Lazımlık' uygulamasına geçmeye hazırlanıyor...
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kareli ceketi bugun Diyarbakır'da resmi temaslarda bulundu...
HALKIN SESİ

Fas'ta bir bakan, diğer bir bakana kuma oluyor...

"Adam katıldığı kabine toplantısından kız kaldırdı. Çıtayı çok yukarı çekti... Helal olsun..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Zengin koçların akıllıca yatırımlar yapabileceği, fakir koçların da bunlar üzerine konuşabileceği bir hafta sizleri bekliyor değerli koç burçları...
devamı...
BLOG

George R. R. Martin Öldürmeden Önce İzlenmesi Gereken 5 Game of Thrones Karakteri

SİNEMA

Vizyonda Bu Hafta: 68'li Baba Haluk Bilginer VPN Öğreniyor, Aşklı Meşkli Filmler Baharı Müjdeliyor...

İSTATİSTİK

Elektrik kesintisinin arkasında hangi gizli güçler var?

SPOR

Tenis Federasyonu'ndan Müjde: Tenisle İlgilenmek İçin Gereken Aylık Ortalama Gelir Sınırı Artık Sadece 14 Bin Lira

Yıllardır süregelen 'tenis zengin sporudur' algısını kırmak isteyen Türkiye Tenis Federasyonu, devrim niteliğinde bir karara imza attı. Türkiye’deki ortalama yaşam koşullarını araştırdıklarını ve tenis için gereken aylık gelir sınırını 14 bin liraya kadar indirdiklerini kaydeden Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı İbrahim Atillaoğlu, "Valla yapabileceğimiz tüm fedakarlığı yaptık… Tenisi asgari ücretlinin bile oynayabileceği bir hale getirdik, artık bahaneniz yok" sözleriyle her gelir grubundan insanı raket başına davet etti. devamı...

İsmi Fenerbahçe ile Anılan Van Persie, Vatandaşı Kuyt'a Türkiye'yi sordu: ''Olm sen mal mısın niye hala oradasın?!''

Bir süredir adı Fenerbahçe'yle anılan Manchester United'ın golcü oyuncusu Van Persie, düzenlediği basın toplantısıyla transfer söylentilerini değerlendirdi. Söylentileri doğrulayan Hollandalı oyuncu, Fenerbahçe'de forma giyen vatandaşı Kuyt'la sık sık görüştüğünü belirtirken, "Daha dün aradım Kuyt'u, 'olm sen hala napıyon orada, manyak mısın?' dedim, 'Hadi kendine acımıyosun, 4 tane çocuğun var onlara acı' dedim" sözleriyle Türkiye ve Türk futbolu hakkındaki izlenimlerini paylaştı. devamı...
ZTN

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Zaytung'u twitter'da takip et

30 Yıldır "Huysuz Cüce"yi Başarıyla Canlandıran Tiyatro Oyuncusu Rasim Çetingün, Cüce Rolünün Üzerine Yapışmasından Şikayetçi

Ankara Kavaklıdere Semt Tiyatrosunda çocuklar için sahnelenen Pamuk Prenses ve 7 Cüceler oyununun huysuz cücesi, usta oyuncu Rasim Çetingün artık huysuz cüce rolünden sıkıldığını açıkladı. Kariyerinin 30. yılı vesilesiyle kısa bir röportaj veren başarılı oyuncu, "Sahnelere çıktığımdan beri huysuz cüceden başka bir şeyi oynamak kısmet olmadı. Ne olur tam bilemiyorum ama bundan böyle başka bir karakteri de canlandırmanın vakti geldi" diyerek, artık farklı rollerde de kendini ispat etmek istediğini söyledi.

42 yaşındaki Rasim Çetingün, tam 30 yılını sahnelere vermiş başarılı bir tiyatrocu. Henüz 12 yaşındayken memleketi İzmit'te, okul müsameresinde huysuz cüce olarak başladığı oyunculuk kariyerine daha sonra çeşitli tiyatrolarda yine huysuz cüce olarak devam eden Çetingün, ayrıca 1987 yılında çekilen Pamuk Prenses ve 7 Cüceler filminde canlandırdığı huysuz cüce rolüyle de akıllara yer etmişti.

Dile kolay, tam 30 yıldır sahnelerdesiniz ve Türk tiyatrosunun huysuz cücesi olarak anılıyorsunuz. Sokaktan aldığınız reaksiyon nasıl?

Rasim Çetingün: Genelde olumlu. Yani en azından yolda yürürken beni fark edenlerden oldukça hoş tepkiler aldığımı söyleyebilirim. Galiba biraz da fiziksel özelliğim yüzünden insanlar bana çok sıcak davranıyorlar. Ankara'nın tiyatro seyircisi bir başkadır zaten, onlarla aramızda sıcak bir bağ var. Beni kucağına alıp sevmeye çalışanlar bile oluyor ara sıra...

Hiç, bir huysuzu canlandırdığınız için olumsuz tepkiler aldığınız oldu mu?

Rasim Çetingün: Açıkçası çoğu zaman hangimiz, hangimiziz karıştırıyorlar. Özellikle bizim meraklı cüce, Samet Çenkil ile beni çok karıştırırlar. Yani, o kostümlerin içinde ayırt etmek de zor elbet, bir şey de diyemiyorum. Fakat yine de, tanıyan falan çıkarsa arada "Abii.. Neden sen böyle hep huysuzsun" diye soran çok oluyor. Hepsi de çocuk olduğu için soranların, cevap olarak ne desem de pek fark etmiyor. Bi iki defa tiyatrocuların sendikal haklarından, o alandaki eksiklerimizden gireyim dedim konuya ama ilgileri dağılıyor hemen. Şimdi aklıma ne gelirse söylüyorum, genelde sorunun cevabını bile dinlemiyorlar...

Peki, Huysuz Cüce nasıl biridir? Bize kısaca canlandırdığınız karakterden bahsedebilir misiniz?

Rasim Çetingün: Huysuz Cüce... Huysuz bir cüce. Devamlı sinirli, kafası hep bir şeylere bozulmuş, içinde fırtınalar kopuyor. Dışarıdan bakınca biraz ipe sapa gelmez, fazla derinliği olmayan birisi gibi huysuz cüce ve işin kötüsü cidden de tam olarak göründüğü gibi kendisi. Ne diyim şimdi ben size? 30 yıldır bu karakteri canlandırdığımı düşününce sinirden kendime zarar verme noktasına geldiğim oluyor. O sinir de oyunculuğuma olumlu olarak yansıyor aslında...

Biraz da en başa gidelim, kariyerinizin ilk günlerine. Sizi sahnelere, huysuz cüceyi oynamaya yönelten şeyler nelerdi?

Rasim Çetingün: Her şey ortaokulda başladı. Bir gün Edebiyat hocamız rahmetli Refik Duragün beni yayına çağırdı, "Rasim evladım, sene sonu için Pamuk prenses ve 7 cüceler oyununu sahneye koyacağız ve senin huysuz cüceyi canlandırmanı istiyorum" dedi. "Aman hocam ben yapamam utanırım" falan dedim ama kararı kesindi. "Rasim ben senin yeteneğine inanıyorum evladım. Ayrıca okulumuzda senden başka cüce mi var? Daha fazla konuşursan diğer 6 cüceyi de sen canlandırırsın" diyerek ikna etti beni. Öylece, daha 12 yaşımdayken kendimi tiyatronun büyülü dünyasında huysuz cüce olarak buldum. Ondan sonra da zaten her şey çok hızlı gelişti. Gelişti dediğim, işte 30 yıldır huysuzluktur, cüceliktir aynen devam... (gülüşmeler)

Anlıyoruz evet... Peki, sizden sonrası için alttan gelen yeni Huysuz Cüceler var mı? Huysuz Cüce olmak isteyenlere ne önerirsiniz?

Rasim Çetingün: En başta Allah'tan akıl fikir diliyorum kendilerine. Bu aslında biraz da genetik meselesi ama yani gerçekten bu işe gönül vermişlerse, ergenlikte falan fazla boy atmamaları da önemli. Mümkün mertebe süt ve süt ürünlerinden uzak dursunlar. Efendime söyleyeyim, sigaraya başlasınlar; ne kadar erken o kadar iyi. Ben 13 yaşımda üstümde paket taşıyordum, öyle söyliyim. Sonrasında da huysuzluk zaten kendiliğinden geliyor zaten. Bir yerden sonra insanın psikolojisi bozuluyor doğal olarak...

Son olarak, ilerleyen günlerde sizi başka bir projede görebilir miyiz? Farklı bir karakterle karşımıza çıkabilir misiniz?

Rasim Çetingün: Huysuz cüce rolünün bu şekilde üzerime yapışmasından inanın ben de çok rahatsızım. Yönetmenimize de bu rahatsızlığımı bildirdim zaten. İlerleyen zamanlarda farklı rollerde sevenlerimin karşısına çıkarak onları şaşırtabilirim. Bu mutlu cüce olabilir, uykucu cüce olabilir, şimdiden kesin bir şey söylemek zor...

Kim bilir belki de prens rolüyle izleriz sizi?

Rasim Çetingün: Komik mi şimdi bu?

Yok estağfurullah. Biz yani öyle bir fikir olarak...

Rasim Çetingün: Mülakat bitmiştir. Derhal terk edin burayı.

Peki çok teşekkür ederiz bize vakit...

Rasim Çetingün: Çıkın lan dışarı!


facebook'ta paylaş twitter'a yolla friendfeed'e yolla Allah'a havale et

Sıradaki Haberler:

Diğer Son Dakika Haberleri: