Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Survivor İzlemeyi Gururuna Yediremeyenler İçin: Welcome to Eden

-> NATO konusunda Türkiye ile problem yaşayan Finlandiya'nın Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto ''bıçak kesmiyor'' deyiminin ne anlama geldiğini araştırdıklarını ve en kısa sürede problemi çözeceklerini açıkladı...
-> Çaya gelen %43'lük zam sonrası Erdoğan'nın bundan sonraki mitinglerde boş poşet fırlatacağı açıklandı...
-> Sadat'ı ve plajda kadınları çeken Pakistanlı sapıkları savunmaktan henüz Cem Yılmaz'a sallamaya fırsat bulamayan AK Troller, yoğun gündemden muzdarip...
-> Döviz bürosunda 200 dolar bozduran turiste vatandaşlık şoku...
-> 103 yaşında Alzheimerla boğuşan Müfit C.'nin ölmeyi unuttuğu belirlendi...
FOTOHABER

AKP'li UKOME'den İstanbul'daki Türk azınlığa net mesaj: ''Bu kadar taksi Arap kardeşlerimize yetiyor. Siz önce aç karnınızı doyurun...''

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Bir amcamız gelmiş, Güvenlik Kurulu toplantılarınıza katılmak istiyorum demiş. Yok olmaz katılamazsın mı diyelim? Bu bize yakışmaz…''

VİDEOHABER

Soylu'nun haklı isyanı: ''Bunları savunmak da bana kaldıysa o kadar Troll'ü niye besliyoruz?"

BLOG

Pagan Aslan, Satanist Tavus Kuşuna Karşı: Maske Kimsin Sen?

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi sorunların üst üste geldiği bu dönemde neyin doğru neyin yanlış olduğunu artık siz de bilmiyorsunuz. Hemen söyleyelim, babaannezi bayıltıp altın dişini sökmek yanlış. Onu bi aklınızdan çıkarın önce... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Dünya Kupası'na Katılma İhtimali Beliren A Milli Takım'a Döviz Kurlarını Hatırlatarak Sağduyu Çağrısında Bulundu...

2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu 9. maçında konuk ettiği Cebelitarık'ı 6-0 mağlup ederek gruptan çıkma şansını son maça taşıyan A Milli Futbol Takımı, ekonomi yönetiminde tedirginliğe neden oldu... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AKP, Suriyelilerin Gönüllü Geri Dönüşü İçin Başlatılan ''Ekonomi bitmiş ya, bu Türkiye'de yaşanmaz artık'' Kampanyasından Umutlu...

Türkiye'de bulunan yaklaşık 6 milyon Suriyeliyi, Suriye'nin kuzeyinde oluşturulan 30x120 kilometrekarelik güvenli bölgeye taşınmaya ikna etmek için başlatılan ''Ekonomi bitmiş ya, bu Türkiye'de yaşanmaz artık'' kampanyası İstanbul'da start aldı... devamı...

LUNA'da Kriz Büyüyor: TL'ye Karşı Bile Değer Kaybettiği Ortaya Çıktı...

Yaşadığı %99.8'lik değer kaybıyla 2 gün içerisinde 64 dolar seviyesinden 0.2 dolar seviyesine gerileyen Terra Luna Coin'den kötü haberler gelmeye devam ediyor...devamı...

Blog

İlk Kez Eve Çıkan Öğrenciler İçin: Mahalle Bakkalına Dozunda Yaltaklanma ve Veresiye Konusunu Bağlama Rehberi

Onlar, mahalle kültürünün vazgeçilmez elemanları. Temel gıdalara, acil tütün ve alkole ihtiyaç duyduğumuzda başvurduğumuz en yakın dostlarımız. Muhabbetiyle en asosyalimizi bile birazcık olsun sosyalleştiren yegane insanlar ve onlar, sattıkları her ürünle bize tatlı tatlı geçirenler. Ne onlarla ne onlarsız… Kalplerini fethetmek ve ihtiyaç anında veresiye yapmalarıı sağlamak için yapmamız gerekenlere göz atalım istedik. Özellikle bu sene ilk kez eve çıkacak üniversite öğrencileri falan varsa aranızda iyi çalışsın bunlara...
 

1. Kapının üzerindeki TV ve dostluğa giriş

Her gün en az 15 saati dükkanda geçiren bakkalarımız, bu dünyada TV’ye herkesten daha çok ihtiyaç duyarlar. Onlar için TV koltukta oturup elma eşliğinde salaklaşacakları bir araç değil, bir ihtiyaçtır. 


37 ekran tüplü tv sektörü hala ayaktaysa bu adamların yüzü suyu hürmetine


Misal, 3 buçuk kilo siyah zeytin istedin diyelim. Gözlerini tavana astığı TV’den ayırmadan mükemmel ölçüyü yakalayacak yeteneğe sahiptir. “Neden 3 buçuk kilo?” diye sorgulamaz. Biz olsak sorgularız mesela. “Tek başına oturan üniversite öğrencisi b kadar zeytini ne yapacak?” diye düşünürüz. Size karşı soğuruz. Ama onlar aradaki doktor-hasta ilişkisini hassasiyetle korurlar. O halde sizin de hassas konudan yakalama vaktiniz gelmiştir artık.

Ne izliyorsa bir süre siz de gözünüzü TV’ye sabitleyin ve olabilecek en düz yorumu yapın. “Of abi ben de izliyorum bunu. Çok iyi.” falan diyerek ortak zevkler yaratmaya çalışın. Ilk gün sizi fazla sallamayacaktır. Ona günlük tatlı sürprizler yapın ve gün aşırı uğrayarak, Google’da araştırmasını yaptığınız program hakkında ufak muhabbetler açın. Zaman her şeyin çaresidir. Bir süre sonra o programı ve nicelerini birlikte çekirdek çitleyerek izleyeceksiniz. Uzun süre avucunda tuttuğundan terle karışarak daha da tuzlanmış o bedava çekirdeğin keyfine varın.

 

2. Sizden sonra gelen müşteriye sıranızı verin

Bu hareket hem müşterinin gözünde kahraman olmanızı sağlayacak, hem de bakkalınızın gözünde “Vay be! Acele acele alıp gitmek istemedi. Burada olmak hoşuna gidiyor demek ki” izlenimi yaratacaktır. 3-4 müşteriye kadar bunu yapabilirsiniz. Fazlası bakkalınızın aklına “Sapık mı lan acaba?” sorusunu düşürebilir.


- Sen? Hayırdır?


Ha, bu sıra verme olayını elbette 5 dakika içerisinde üst üste gelen müşterilere uygulayın. 45 dakika bekleyip sonra sıranızı verirseniz bizim kafamızda da “Sapık galiba” izlenimi oluşturursunuz. Adamın sizi dükkandan kovması çok mümkün. Ha, kovmuyorsa onun da “sapık galiba” olduğundan şüphe edebiliriz.

Bu arada yeni gelen müşteri sizden daha manyak çıkabilir, sırasını beklemek istediğinde ısrar edebilir. Onun da sapık olduğundan evhamlanabiliriz. 2-3 kere daha ısrar edin fakat üzerine gitmeyin. Kibarlığı elden bırakmayın, asabiyet yapmayın. Yarın tekrar denemeniz için hiçbir engel yok. Başkalarının sizin arkanızda “manyağa bak” demesi yerine, sizin onlar için söylenmenizi tercih ederiz. Bakkalınız da sizi onaylar ve insanların manyaklığından bahsetmeye başlarsanız deymesinler keyfinize. Işte insanların arkasından atıp tutmak sayesinde ortak bir noktanız daha oluştu.

 

3. Rafların düzenini ezberleyin

Her mahalle bakkalına günde yüzlerce o mahalleden olmayan, sıradan, gelip geçici müşteriler gelir. Özel olduğunuzu, başkalarına benzemediğinizi hissettirmek için, bakkalınıza yardımdan çekinmeyin. Misal siz dükkandayken içeriye iki müşteri girdi. Hepsi de çok önemli bir yerlere yetişecekmiş gibi sabırsız. “Hallettim abi!” diyerek derhal devreye girin. Kıymetliniz bir müşteri ile ilgilenirken, diğerinin isteğini sorun ve daha önceden yerlerini öğrendiğiniz raflardan ihtiyaç duyulan ürünü getirip verin.

Bu konuda rafların düzenini ezberlemek gerçekten çok mühim. Yardım etmeye kalkıp “Abi süt neredeydi? Babuş un hangi rafta? Bebe bisküvisi satıyor muyuz? Cipsler dışarıda mı?” gibi sorular soracağınıza hiç yardım etmeyin daha iyi. Adamın sırtına ekstra yük bindirdiniz. Oranın çocuğu olmaktan uzak, resmen bir belasınız. Adam işini mi yapsın, TV mi izlesin, sorana yol mu tarif etsin, size mi cevap versin? Çık git lan bu dükkandan! Şimdiye kadar suratınıza çok net bakmadıysa bir şansınız daha var. Ertesi gün saçları boyayıp, ufak tıraş ve makyaj hileleri ile en baştan başlayabilirsiniz. Unutmayın, güven emek ister.


- Bak şöyle s.tr git...

 


4. Memleket ganimetlerinizi paylaşın

Şimdiye kadar söylediklerimizi düzgün bir şekilde yerine getirdiyseniz, en can alıcı kısma geldik. Eğer memleketiniz yiyeceği, içeceğiyle ünlü bir yerse (ki öyle olmayan memleket mi var?) yaşadınız. Onu kalbinden yakalamaya hazırsınız. Misal memleketiniz Kars diyelim. Paraya kıyıp 1 kilo kaşar sipariş verin. Paket gelir gelmez, yarısını kesip hemen bakkalınıza koşun. “Abi babamlar memleketten kaşar yollamış, sen de tat istedim. Sonuçta işin erbabısın. Hem boğazımdan geçmedi.” diyerek ikramda bulunun. Ona yapacağınız bu karşılıksız ikram çok hoşuna gidecektir.

Yalnız bakkallar hassas insanlardır. Mevzuya yanlış girerek “Senin kaşarlar dandik. Bak hası burada.” izlenimi yaratmaktan kaçının. “Abi seversen daha getirtiriz ayıpsın.” diyerek dostluğunuzu pekiştirebilirsiniz. Heyecanınızın bokunu çıkarıp yanına şarap falan açmaya çalışmayın. Dayak yiyebilirsiniz. Ama yanında da mükemmel gidiyor be. Siz yine de onu evde kız/erkek arkadaşınızla yaşayacağınız romantik bir geyece saklayın.

 

5. Davetlere icabet edin

Özellikle öğle vakti bakkala gitmek incelik ister. Saat 12 gibi siz yeni uyanmış olabilirsiniz, ama onlar muhtemelen öğle yemeği yiyorlardır. Memleket ganimetlerini sunduğunuzdan kelli, artık öğle yemeğine buyur edilmeye de hak kazandınız demektir. 1-2 kere “Abi tokum sağol” diye yemeği bölüp ihtiyaçlarınızı alıp gittiyseniz, artık üçüncü sefer reddetmek güven sarsıcı olabilir, onların yemeklerine burun kıvırıyor durumuna düşürebilir.


- Adam bunda menemen yaptı sana!


Bir pintik de olsa ekmeğin köşesini ne piştiyse suyuna bandırmakta fayda var. sonra git yine evinde salçalı makarna mı yiyosun hazır çorba mı içiyosun ne yiyosan ye. Aşırı iltifattan kaçınma. Başka yerde samimiyetsizlik olarak görülebilse de, aşırı iltifat bu durumda hiç de o kadar aşırı sayılmaz. Neticede adam orada piknik tüpünde krallara layık yemek yapmış, dükkan bayram günü kokuyor. Hayvanlık edip yemeğe abanmadığınız sürece artık ailenin bir parçasısınız. Tebrikler. Artık veresiyeye hak kazandınız. Ama bokunu da çıkarmayın. Bakkalınızın çirkin yüzünü görmek istemezsiniz. İnanın bana...

(Kamuran Hardcore Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->