Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Tilda Swinton’lı, Elf Görünümlü Siyahi Cinli Bir İstanbul Masalı: Üç Bin Yıllık Bekleyiş

-> Yozgat'a bırakılan bir kamyon dolusu Afgan göçmen, nakliye firmasına dava açmaya hazırlanıyor...
-> Perinçek'ten Erdoğan'a Abdülhamit çıkışı: ''Sen savunabilirsin tamam ama başkası savunmasın...''
-> AKP tarafından 2013'te afla serbest bırakılan teröristin, AKP güvenlik ve istihbarattan sorumluyken gerçekleştirdiği terör eyleminin suçu da yapışmaz teflon özelliği sayesinde AKP hariç herkesin üstüne kaldı...
-> CHP'nin 2012'de yayınladığı raporda gazeteci olarak anılan Dilşah Ercan'ın terörist çıkması nedeniyle tepki gösteren AKP'den samimi itiraf: "O yıl Apo'yu övmek ve Fethullah Gülen'le fotoğraf çektirmekle meşgulduk. Biz de fark edemedik..."
-> Milli Takım'da Nebati sesleri...
FOTOHABER

Selvi’den sitem: ''İnsan düşmeye görsün…''

"Baz etkisi"nin ne demek olduğu hakkında büyük ihtimalle en ufak bir fikri olmayan Erdoğan: "Temel matematikle kafamızı karıştırmaya çalışanlara müsaade etmeyeceğiz..."

VİDEOHABER

Alzheimer Farkındalık Günleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılımlarıyla sürüyor...

BLOG

Bayramda Hayatta Kalma ve Akraba Sorgusuyla Mücadele Rehberi...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda varmak istediğiniz hedefler için bazı fedakarlıklarda bulunmanız gerekebilir ancak unutmayın: Tek bacaklı bir dilenci her zaman iki bacaklı bir dilenciden daha çok prim yapar... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Dünya Kupası'na Katılma İhtimali Beliren A Milli Takım'a Döviz Kurlarını Hatırlatarak Sağduyu Çağrısında Bulundu...

2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu 9. maçında konuk ettiği Cebelitarık'ı 6-0 mağlup ederek gruptan çıkma şansını son maça taşıyan A Milli Futbol Takımı, ekonomi yönetiminde tedirginliğe neden oldu... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Savaştan Kaçıp Gelen Ruslar'a, Türkiye'nin Seçim Dönemine Girdiği Anlatılmaya Çalışılıyor: ''Önümüzdeki 7-8 ay Ukrayna cephesi sizin için daha güvenli olabilir...''

Ülkelerinde ilan edilen seferberlikten kaçarak Türkiye'ye gelen Ruslar'a, Türkiye'nin seçim dönemine girdiği ve en azından bir süre düşündükleri kadar güvenli bir sığınak olmayabileceği anlatılmaya çalışılıyor. devamı...

Seferberlik İlan Edilince Soluğu Antalya’da Alan Ruslar’a Putin'den Sert Tepki: ''Lan ben oraya mı dedim?!''

Ukrayna ile devam eden savaş sürecinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kısmi seferberlik ilan edildiğini açıklamasının ardından bulabildikleri ilk uçakla ülkeden ayrılanların en çok tercih ettiği kentlerin başında Antalya gelirken, durum Kremlin cephesinde tepkiyle karşılandı...devamı...

Blog

Evrenin En Büyük Aşkı...

Dünya ile Güneş’in ilişkisini yalnızca bir mevsim geçişi, ısı ve ışık ayarlaması sananlarin varlığı biraz canımı sıkmış olduğundan mütevellit olayın aslını size anlatmam şart oldu. İşin aslı bir Jeff Buckley şarkısı kadar hüzünlü ve derin. Şimdi büyük aşkın daha öncesine gitmek ve yaşanan ihtiras dolu hikayeyi anlatmak istiyorum.

Sene; 4 milyar yıl önce. Dünya o zamanlar genç bir delikanlı. Bir yıldız sisiteminden diğer yıldız sisitemine sürükleniyor serseri bir şekilde. Galaksilerde olay çıkarıyor. Yıldız kümelerine girip gök taşını fazla kaçırarak kavga çıkarıyor, borca giriyordu. Çok da çapkın o zamanlar. 23 derece 27 dakika eğik olan ekseniyle tüm yıldızlara kaş altından göz kırparak o solucan deliği benim, şu kara delik senin dolanıyordu. Dünya yakışıklı, dünya bir gaz ve toz bulutu ve masmavi gözleriyle galaksilerin aranan playboyu. Gökyüzünde yalnız gezmiyor yani, yıldızlarla takılıyor her gece. Tabi insanoğlu henüz yaratılmadığı için de üzeri hiç hırpalanmamış, ozonu hiç delinmemiş ve taze.

Bir yıldız sisteminden diğer yıldız sistemine geçerken, onu gördüğünde sapsarı saçlarıyla, bizim genç Dünya’nın stratosfer’i titredi birden. Termosfer’i soğudu aniden. Daha önce hiç böyle hissetmemişti. Gecelik aşkları, duygusuz sevişmeleri bir anda tamamen anlamsızlaştı. Elips şeklini daha önce hiç kafasına takmamıştı. Bütün yıldızlar onu böyle seviyordu. Özgüveni hep tavanındaydı evrenin. İlk defa beğenilmeme korkusu yaşadı onu görünce. Bu sapsarı saçlarıyla bir ateş topunu andıran harika yıldız parçası dilini lal etmişti. Masmavi gözleri kamaştı. İlk defa böyle hissediyor, yüzeyindeki köklü değişikliklere anlam veremiyordu. Onsuz bir ışık saniyesi dahi geçiremeyeceğini farketti bir anda. Hemen tanışmalıydı onunla. Biliyordu ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Biliyordu ki bundan sonraki bütün hayatı boyunca bu yıldızın sisteminde kalacaktı. Adının daha sonra Güneş olduğunu öğreneceği bu ihtişamlı yıldıza utanarak da olsa yaklaşmayı başardı ve Evren’in en büyük aşkı böyle başladı.

Nikahlarını Satürn kıydı. İlk ışık yılları çok mutluydular. Güneş’e asılan Merkür ile ufak tefek sorunlar yaşamıştı Dünya ama bir şekilde hep aşklarını ön plana alarak dalaşmaktan vazgeçmişti Merkür ile. Güneş, sevgili olunması zor bir yıldızdı. Işığıyla herkesi parlatan bir sevgi kümesiydi adeta. Çok güzel bir kalbi vardı ayrıca ve o kalp cayır cayır yanıyordu Dünya’nın aşkı ile. Ancak Dünya genç ve kıskançtı. Aşıktı ama kıskançtı işte. Kıskançlık çok küçük bir kanser hücresi gibidir. Ne kadar sağlıklı olursa olsun bir vücut, büyür büyür ve yok eder bütün mevcudiyetini içine girdiği bünyenin. Sürekli Güneş’in yanında olmasına rağmen Güneş’in parlak ışıklarının etraftaki diğer gezegenlerle paylaşmak zorunda olmak Dünya’yı çileden çıkarıyor, kıskançlığının esiri ediyordu yavaş yavaş. O günlerde yavruları Ay gezegene geldi. Nur topu gibi bir uyduları olmuştu. Evet Ay çok eskiden sadece Dünya’nın değil, Güneş’in de uydusuydu. Aşklarındaki kara bulutlar Ay’ın doğuşuyla biraz dağılsa da, daha sonraları büyük aşklarına yeniden Dünya’nın kıskançlığı gölge düşürdü.

Güneş her gezegene, her yıldıza, her uyduya ve bilimum galaksi oluşumlarına sıcakkanlı davranıp onlara yardım eden koca yürekli bir yıldızdı. Kendisine daha önce asılmasına rağmen Merkür’e bile kötü davranmıyor, hatta ışığıyla onu bile aydınlatıyordu. Bu konu Dünya’yı sinir ediyor ve sürekli Güneş ile tartışmasına sebep oluyordu. Bir gün yine gök taşını fazla kaçıran Dünya, sinirli bir şekilde Güneş ile konuşurken kendisine hakim olamayıp Güneş’e atmosfer kaldırdı. Güneş sıcak ve parıltılıydı ama en yakınındaki sevdiceği olan Dünya’yı daha önce hiç yakmamıştı. -aşktan yanmayı saymazsak tabi- Dünya’nın atmosfer darbesiyle kalbi kırılan Güneş bir an için de olsa Dünya için de yanıcı hale geldi ve Dünya’nın üzerinde bir yerde koca bir kara delik meydana getirdi. Kısaca çok ağır kavga etmiş oldular. Bir sinirle gök taşının da etkisiyle Güneş’in yanından ayrılan Dünya eski kırıklarından Venüs’ün yanında aldı soluğu. Birkaç avuntu verici cümleden sonra Venüs ile birlikte olan Dünya, 7 ışık yıllık ilişkilerinde Güneş’i ilk defa aldatarak eski serseri hayatına geri dönüş yapmış oldu. Bu haberi Venüs’e yakın yerde kalan Merkür büyük bir fırsat olarak görüp hemen Güneş’e yetiştirdi. Güneş hiç düşünmeden Dünya’ya boşanma davası açarak gururlu yapısına ters düşmeyecek bir hareket yapmış oldu.

Tek celsede boşandılar. Ay’ın velayetini Dünya aldı. Plüton Dünya’nın, Merkür Güneş’in avukatlığını yaptı. Jüpiter hakimliğinde dava görüldü. İyi bir savunma yapan Plüton -ki daha sonraları Güneş kendi sisteminden kovdu Plüton’u- Ay’ın sadece Dünya’nın uydusu olarak kalmasını sağladı. Merkür Güneş’in dibinden ayrılmadı yıllarca, keza Venüs de Dünya’nın peşini bırakmadı. Fakat ikisi de birbirlerinden sonra ne kimseyle evlendiler ne de kimseye aşık oldular.

Dünya çekip gitmek istedi Güneş’in sisteminden. Fakat evladı olan Ay’ın, hayatta kalabilmesi için Güneş’in ışığına ihtiyacı vardı. Çünkü onun bir parçasıydı Ay. Doktor Uranüs, Dünya’ya eğer ay ile birlikte sistemden ayrılırlarsa Ay’ın en fazla 2 ışık yılı yaşayabileceğini söylemişti. Aşkını kalbine gömdü ve sonsuza dek gitmiş olarak kaldı Dünya, Güneş’inin yörüngesinde. Her Dünya yılı meydana gelen Güneş tutulması iki sevgilinin, hey ay meydana gelen Ay tutulması bir evlat ile onu meydana getirenin birbirlerine olan hasretini giderme hali şeklinde gerçekleşiyor.

Her gece Ay’a hayat veriyor Güneş. Her gece Ay’ı farklı bir şekilde görüyor insanoğlu Dünya üzerinden ve hala devam ediyor etrafında dönmeye Güneş’in Dünya. Hala seviyorlar birbirlerini uzaktan da olsa.

(Jeffbuckley Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->