Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

East of Eden: Aile İçinde Konuşarak Çözülebilecek Sorunları Birkaç Kuşağa Yaymayı Tercih Edenlerin Hikayesi...

-> BDDK (Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu(, çalışır durumda bir QNB ATM'si bulunduğu iddialarını reddetti...
-> AKP'nin seçim sloganı netleşti: ''Fonunu düşünen kahraman olamaz...''
-> Fon vurgununda zarar açıklayan AK Partili siyasetçi, partiden ihraç edildi...
-> Fonlardan götürülen miktarı önemsiz göstermek için Türk lirasından 12 sıfır atılacak...
-> Türkiye Yüzyılı’nda son durum: İhaleye fesat karıştırılan günler hasretle anılıyor...
FOTOHABER

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, ısrarla fon vurgununun üzerine gidenleri uyardı: ''Yemin ederim Fatma Betül'ü harcadığımıza pişman ettiniz...''

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ''Sırf 455 bin kişiyi dolandırdılar diye arkadaşlarımızın rencide edilmesini doğru bulmuyoruz…''

Zaytung Store Banner
SPOR

Filenin Sultanları’nın Şampiyonluğuyla Yüklenen Moral İçin Kritik Uyarı: ''İdareli kullanırsanız pazartesi öğlene kadar yeter...''

Filenin Sultanları’nın VNL şampiyonluğuyla ülke genelinde kısa süreliğine yükselen moral seviyesi üzerine uzmanlardan peş peşe uyarılar geldi. Şampiyonluğun pazar gününe denk gelmesinin sevindirici olduğunu belirten uzmanlar, elde edilen "Türkiye`de güzel şeyler de oluyor" duygusunun bilinçli bir şekilde tüketilmesi halinde pazartesi öğlen saatlerine kadar dayanabileceğine dikkat çekti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AKP'den ''Lekelenmeme Hakkı'' Çıkışı: ''Sırf 455 bin kişiyi dolandırdılar diye arkadaşlarımızın rencide edilmesi ne kadar doğru?''

Türkiye`yi sarsan fon skandalında esas büyük vurgunu yapan isimleri açıklamamak için direnen AKP`den konuyla ilgili yeni açıklamalar gelmeye devam ediyor. Son olarak 100 milyon ve üstü gelir elde ettiği belirtilen 214 kişilik listeyi de açıklamayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Sırf 455 bin kişiyi dolandırdılar diye insanların rencide edilmesi ne kadar doğru?" sözleriyle kamuoyunu insafa davet etti... devamı...

Oy Pusulalarında Yeni Dönem: ''Tercih Ettiğiniz Parti ile Hizmet Alacağınız Parti Farklılık Gösterebilir'' İbaresi Ekleniyor...

Seçimlerde verilen oylarla sonradan oluşan belediye yönetimleri arasındaki farkı gidermek amacıyla, oy pusulalarının altına bilgilendirme notu eklenmesine karar verildi. Yeni uygulamayla vatandaşların sandığa gitmeden önce hizmet koşullarını daha dikkatli okumaları bekleniyor...devamı...

Obsession - 6.99 Dolarlık Bir Oyuncakla Hayatını Mahveden Adam...

Curry Barker`ın bu düşük bütçeli ama yüksek gerilimli filmini izlerken bir Supernatural bölümünü kurbanların gözünden izliyormuşum gibi hissettim ve bunu iyi anlamda söylüyorum. 2-3 ürpertici sahne dışında klasik korku öğesi barındırmıyor, ama psikolojik gerilimi de hiç elden bırakmıyor. Film boyunca sizi rahatsız eden şey hayaletler değil, ekrandaki insanların aldığı kararlar. Bu da ayrı bir korku türü, belki daha da kötüsü. Çünkü hayaletten kaçabilirsiniz ama aptallıktan kaçamıyorsunuz.

Konu ne?

Bear, müzik dükkanında çalışan, yıllardır arkadaşı Nikki'ye crush'ı olan, ama bunu bir türlü söyleyemeyen 20'li yaşlarında biri. Söyleyemeyen derken gerçekten söyleyemiyor. Film boyunca Nikki'ye itiraf edebileceği onlarca fırsat oluşuyor, adam her seferinde geri adım atıyor, tam liseden beri "yarın söylerim" diyen, sonra mezun olup askere gidip dönen, hâlâ söyleyememiş tiplerden. Sonunda bir okült dükkanına giriyor kolye almak için. Ama kolye bakarken gözü 6.99 dolarlık dilek çubuğuna takılıyor. Neye niyet neye kısmet diyip kolyeyi unutuyor. İşte bu kadar amaç odaklı olacaksın. 6.99 dolara "One Wish Willow" adlı bir oyuncak satın alıyor ve Nikki'nin kendisini "dünyadaki herkesten çok" sevmesini dilemek için dalı kırıyor. Adam 6.99 dolarlık bir oyuncakla birinin duygularını değiştirmeye çalışıyor. Siz siz olun bundan sonra dileklerinizi doğru sözcüklerle dileyin çünkü her hayırda bir şer olabilir.


Arama geçmişi insanın aynasıdır

Bir sahnede Bear'ın telefon arama geçmişi gösteriliyor ve bu liste tek başına bir insanın ruh halini özetleyen bir zaman tüneli: önce huzurevi aramaları (büyükanne meselesi), sonra oxycodone, sonra bir anda "bir kıza nasıl flört edilir", "Green Day Basket Case nasıl çalınır" gibi aramalar. Yani adam bir hafta içinde "büyükannem nasıl bakılır" modundan "gitar çalıp kız etkilerim" moduna geçmiş. Bu geçiş hızı, sınavdan bir hafta önce “bu hafta başıyorum" deyip YouTube'da "en hızlı nasıl çalışılır" videosu izleyen her lise öğrencisinin ruh haliyle birebir aynı. Arama geçmişi insanın aynasıdır.


Yanlış mı diledik naptık?

Dilek tutulur, Nikki Bear'a âşık olur. Ama bu aşk bir yerden sonra "sevgi" değil, "içine şeytan girmiş kız" havasına bürünüyor. Gece köşelerde karanlıkta duruyor, kendine zarar veriyor, kapıları bantlıyor. Evet kapılar bantlanıyor. Kız gece boyunca sessizce kalkıp evin tüm çıkışlarını bantlamış. Bear’ın sabah işe giderken kapıdaki bantı gördüğünde ve kapıyı açmaya çalışırkenki tepkisi ise bizi bizden aldı. Adam şaşırmıyor kapıyı çekerek açmaya çalışıyor yahu. Bear'ın kapı bandına gösterdiği o sıradanlık, aslında ne kadar derine battığının en net kanıtı gibi. Bu arada Bear kapıyı zorlayınca bantlar kopuyor sonra normal bir iş günü gibi gününü geçiriyor ve mesaisi bitince sevdiceğini yanına dönüyor. Hadi biraz da bu geri dönüşü abartalım sanki sabah hiçbir şey olmamış gibi.


Bear'dan nefret etmemek imkânsız

Şunu söylemem lazım: Bear karakterinden dileği diledikten sonra nefret etmeyi bir an bile bırakmıyorsunuz. Adam her seferinde "kaçsam mı kalsam mı" diye düşünüyor ve her seferinde "kalayım" diyor. Abi insan korkar kaçar, eve geri dönmez. Kız kendine zarar veriyor, Bear'ın kapıları bantlıyor, gece karanlıkta köşede duruyor adam yine de "hmm, dur biraz daha bekleyeyim" modunda. Yani adam diyorki ben ölümüne seviyorum ölene dek seveceğim. Keşke sevgiden önce mantık dileseymiş.  Bu arada yönetmen Curry Barker de bu durumu bilerek yazmış, 2 milyon dolar teklif etmişler Bear'ı kahraman yapması için, reddetmiş. Doğru karar, çünkü Bear kahraman değil, kendi kuyusunu bizzat kazıp içine oturan bir karakter.


Kıskançlık meselesi

Bir de bu kıskançlık olayı var. Kız sevgilin varken "solundaki kişiyi ağzından öp" diye ‘doğruluk mu cesaret mi’ oyunu oynuyor. Şimdi, kıskançlık açısından değerlendirince bu gerçekten can sıkıcı bir hareket. Ama lisede daha beter kıskançlıklar gördük ve üstelik teşhis bile konmamıştı, millet okul çıkışlarında birbirini boğazlıyordu. Nice yiğitler bu yolda telef oldu.Filme dönersek Nikki'yi bu açıdan tehlikeli göstermeye çalışıyor fakat saplantılı olmasa da gayet anlaşılır bir kıskançlık seviyesi bu "kız haklı" demiyorum, ama "bu kadarı normal aslında" diyorum. Manitanın yanında başkasını öpmek mi? Saygılar Nikki.


Kediye gelelim, ne çabuk unuttuk

Bear'ın kedisi Sandy ölüyor büyükannesinin oxycodone haplarını yutarak, ki bu evde ilaç güvenliği konusunda pek de iddialı olunmadığını gösteriyor. Evde bir ilaç stoğu var sanki nöbetçi eczane. Bear'ın kedisini kaybetmesinin üzerinden zaten pek durmadığını, aklının fikrinin Nikki'de olduğunu filmin başından anlıyoruz. Burası aslında karakteri anlatan en güçlü sahne: insan kedisi için en azından "keşke sağlıklı olsaydı" gibi dilek hakkı harcayabilirdi. En kötü ihtimalle biraz üzülürdü. Adam kediyi çöp torbasına koyup geçiyor, sanki bozulmuş bir ekmek atıyor. 6.99'luk oyuncakla başkasının duygularını değiştirmeye çalışan adam, kedisine bile sahip çıkamıyor, bu adama hiçbir canlı emanet edilmemeli. Biraz daha düşündüm de cansız da emanet edilmemeli, özellikle de çubuk…


Karanlıktan göremedik ama duyduk

Filmin sinematografisi o kadar karanlık ki en arka koltuktaki tiyatrolarda oyuncuların oyunculuklarına yorum yapacak kadar yüzlerini göremiyorsunuz. Hele bir sahne var, Nikki sessizce ağlıyor, ses var kız yok sandım. Meğer köşede karanlıkta duruyormuş, biz göremiyormuşuz. Anlaşılan gerilim yaratmak için bilinçli bir karanlık tercih edilmiş, ama bu karanlığı fazla kaçırmışlar. Bir noktada film "atmosfer" değil "elektrik kesintisi" gibi hissettiriyor, sinema salonunda ışığı açıp "arkadaşlar bir şey mi oldu" diye sormak istiyorsunuz.


Trans bayrak easter egg'i

Filmin çoğunluğun gözünden kaçan muazzam bir detayı var. Benim de kaçmıştı. Bear’ın filmin başında One Wish Willow'u satın aldığı dükkanda tezgâhta oturan bir kadın var ve dükkanın üst tarafında net bir şekilde trans bayrağı asılı duruyor. Bear çaresizce dükkana geri döndüğünde bu kez aşırı neşeli ve hayatından memnun bir adam oturuyor, trans bayrak da kalkmış. Bear dileği geri almanın yolu olup olmadığını sorduğunda adam gülerek "ben kendi dileğimi diledim, bende her şey yolunda gitti" diyor. Yani dükkanın eski sahibi sihirli dalı cinsiyet geçişi için kullanmış ve kelimelerini doğru seçtiği için dileği pürüzsüzce gerçekleşmiş. Bear kendi saplantılı arzularıyla hayatını cehenneme çevirirken, bu abimiz (ya da ablamız) doğru bir dilekle hayatının en mutlu dönemini yaşıyor. Curry Barker araya nefis bir detay sıkıştırmış.


Psikopat rollerin iş ilanlarını kaldırın

Nikki'yi oynayan Inde Navarrette bu filmde sahneyi yaşıyor. Bize izlerken dualar ettiriyor. Hem normal bir insan hem de içinden başka bir şeyin konuştuğu biri olarak öyle bir geçiş yapıyor ki. O mimik geçişleri, 3 saniyede 3 duyguyu yüzünde görmek. Bu kadının bundan sonraki on filminde psikopat oynayacağına yemin edebilirim ama kanıtlayamam. Hollywood bu musluğa ağzını dayayacak gibi görünüyor.


Kötü karakter boşluğu

Filmin en büyük eksiklerinden biri şu: Nikki'nin yatakta Bear'a "şu anda uyuyor, beni öldür" dediğini biliyoruz, telefonda adamın kızın çığlıklarını dinlettiğini biliyoruz. Ama bunların arkasındaki varlık tam olarak ne, kızın ruhu kaçırıldı mı, kim kaçırdı, bu soruların cevabı verilmiyor. Film bu boşluğu narsist başrol adamımız Bear'ın kendi saplantısıyla dolduruyor ama tatmin edici değil. Devam filmi gelebilir mi bilinmez, ama yönetmen "aynı karakterler olmaz ama bu dünyaya dönebilirim" demiş. One Wish Willow evreni genişlerse belki bu soruların cevabını alırız, belki de sadece yeni bir 6.99'luk felaket izleriz. Tek emin olduğum konu, devam filmi aynı hype’ı yakalarsa uzun yıllardır boş olan korku filmi tahtını dolduracaktır.


Para yağmuru mantık hatası

Filmin sonlarında Ian yani gökten para yağdığını gören arkadaş, yaklaşık 1 saat sonra Bear'ın evine gelip "gökten para yağdı haklıymışsın" diyor. E siz zaten evde beraberdiniz para yağarken. Bu ne biçim "inanmaya ikna olma" süreci? Adam kendi gözleriyle görüyor, sonra eve gidip düşünüp bir saat sonra "tamam inanıyorum" mu diyor, yoksa bir saat boyunca parayı mı saydı, paralar sahte diye mi kontrol ettirdi? Hâlâ merak ediyorum.


Filmin adı yanlış

Velhasıl Obsession, "keşke söyleseydim" diyerek başlayıp "keşke hiç dilemeseydim" ile biten bir film. Bear'ın hikâyesi aslında hepimize bir ders veriyor: içinde bulunduğun duygusal krizi bir oyuncakla, bir kısayolla çözmeye çalışırsan, o kısayol seni çöpe atılan bir kedi kadar önemsiz bir noktaya getirir. Filmin adı Obsession olsa da bize kalan asıl mesaj şu: bir insana bir şey hissettirmek istiyorsan, elindeki tek doğru yöntem konuşmaktır, dal kırmak değil. Son olarak şunu söylemeden geçemem: filmin adı Obsession değil, "One Wish Willow" olmalıydı.

Puan: Inde Navarrette oyunculuğu 100, Bear’ın 6.99 dolara aldığı oyuncakla hayatını mahvetme kabiliyeti -90, Ian’la aynı dileği dileme ihtimalim %90

(yvzozen Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->