Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
DERGİ
-> Erdoğan: ''2002 yılına mukayesen buzdolabı kapaklarına takılan mıknatıslı objelerin sayısındaki başdöndürücü artışın ekonomik yükselişimizin asıl göstergesi olduğunu da unutmamak, unutturmamak gerekir...''
-> Berat Albayrak'tan gündeme dair açıklamalar: ''Günlük hasta sayımız...''
-> Türk-İş, dört kişilik bir ailenin Ağustos ayı yoksulluk sınırının bir buçuk buzdolabı olarak açıkladı...
-> Doların ve koronavirüs vakalarının aynı oranlarda yükselmesi yatırımcının kafasını karıştırdı...
-> Merkez Bankası, piyasaya 10.000 adet buzdolabı sürerek Dolar’a müdahale etti...
FOTOHABER

Akaryakıta 16 Milli Duruş zam yapıldı...

Kriz derinleştikçe ekonomi bilgisi de derinleşen Türkiye, Swap'ın ardından ''Likidite imkanı''nı da öğrenmeye kararlı...

SPOR

Siyaset ve Ekonomi Gündeminden Bunalan Mert Yuvar(32), Tamamen Siyasete Batmış ve Takımları İflas Etmiş Süper Lig'in Başlamasını Sabırsızlıkla Bekliyor...

Ülkedeki siyasi ve ekonomi gündemin bunaltıcılığından bu yıl da futbola kaçarak kurtulmayı planlayan Mert Yuvar(32), en az Türkiye'nin geri kalanı kadar siyasi ve ekonomik çöküntü içindeki Süper Lig'in başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.  devamı...
VİDEOHABER

Bayram nedeniyle boşalan İstanbul'un tadını yine Taliban militanları çıkardı...

HALKIN SESİ

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."
KİTAP

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

BLOG

İnceleme: Basiretsiz Bir Nefret Aracı Olarak ÖSYM ve Bir ÖSYM Sorusu Olarak Mabel Matiz..

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar... Ehehe... Yok yok tamam o espriyi yapmıycaz bu bayram... Ehehehe... Tamam ya sakin... Ehehehehe... devam...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Hayata 1-0 Önde Başlatacak Bir Üniversite Arayan Genç, En Az 5-0'lık Bir Skora İhtiyacı Olduğunun Henüz Farkında Değil...

Tercih döneminin başlamasıyla birlikte kendisini hayata en iyi hazırlayacak ve mezun olduğunda 1-0 önde başlamasını sağlayacak bir üniversite arayışına hız veren E.G(18), zorlu hayat deplasmanında avantajlı duruma geçebilmesi için en az 5-0’lık bir skora ihtiyacı olduğunun henüz farkında değil. devamı...

AHaber'den Eleştirilere Sert Yanıt: ''Yarım saatliğine de olsa insanları gerçek hayattan uzaklaştırıp eğlendirmek suçsa, suçluyuz evet...''

Döviz ve Altın'ın rekor kırdığı, piyasaların altüst olduğu 6 Ağustos tarihinde yaptığı 'Ekonomi şahlanıyor' haberiyle bir kez daha eleştirilere hedef olan A Haber'den tepkilere yanıt gecikmedi. devamı...

Tek-tip ve Bedelli Askerlikle İlgili Gerçekten Çok Önemli Bazı Gelişmeler Oldu

Sinema

Hazır Torrent'e Düşmüşken: 2015'in En İzlenesi 10 Vizyon Filmi (Not: Listemiz ''Star Wars'' ve mamülleri içermemektedir)

Afedersin, bok gibi geçen 2015 boyunca, 'gündemden arındırılmış bölge' sayılabilecek sinemalardan bildirdim size. Sırf yüzünüzde biraz tebessüm oluşsun diye; TV kanallarının ana haber bülteni öncesine koymayacağı filmlere katlandım, not ala ala yerli komedi izlerken kendi iq'umdan yedim... Bunlar da yetmedi, sene biterken bir de liste yapayım, "Star Wars nerde", "Marslı niye yok lan" yorumlarınızın hedefi olayım istedim...

Alfabetik sıraya göre diziyorum hepsini ki kimseye hak geçmesin. Yazı sonunda kötü filmlere de iki çift lafım var. Kulak kesilsin kötüler...

 

1. 45 Yıl (45 Years) - Senenin en iyi oyunculuklusu, en 'Öyle Bir Geçer Zaman ki'lisi

45 yıllık evli amca-teyzeyi canlandıran ve yıl dönümlerine yakın tripleşen Charlotte Rampling ve Tom Courtenay öyle güzel oynuyorlar ki üzerimize yapışan fazla oyunculuğu atmak için yarım saat yerli dizi izlemek zorunda kalıyoruz. Film, ilişkileri sorguluyor gibi gözükse de genel olarak zaman kavramını deşiyor: Eski sevgili cesedinin buzullarda bozulmadan kalması donmuş zamanı mı temsil ediyor, diyaloglara eşlik eden tik-tak sesleri de mi zamanmış?.. diye diye izlerken yaşlandırıyor film. Zaman işte, bu yıl da bitti bak, say bakayım şu önlerdeki beyazlarını!..

Klişe OT dergi aforizması: "Sen 'tik'tin ben ise 'tak'... Zaman öylece gelip geçiyordu"
(Arkasına saat çizilip Twitter'da paylaşılabilir)...


Bi' yere gittiğinde hemen uyuyakalarak kadını ele-güne rezil eden koca (temsili)

Zaytung Eleştirmesi: 'Yıl dönümünü unuttun' tribi yok mu teyzem?


2. A Most Violent Year - Senenin en entrikalısı, en senaryolusu

Bu adamın petrol şirketi mi, benzin istasyonu mu ne vardı; pompacılar aralarında "Ağuna goyim" şeklinde küfürlü konuşuyor diye mi böyle gergindi... tam hatırlayamadım. Oscar Isaac, diğer fosil yakıtçı rakip şirketleri bir bir alt ediyor, tuş ediyor, bazen puanla kazanıyor, kimi zaman da penaltılarla galip geliyordu. Vahşi kapitalizmi bilen, stratejik ve sık saçlı bir kafası vardı. Ali Koç bu filmi izlemiş de, kafası ondan atmış olabilirdi kapitalizme. Entrikalı senaryosu sinemayı sevdirir, sisteme sövdürürdü...


Bebeğim şu ihale işini bi halledelim de ondan sonra dediğin stiletto ayakkabıya bakalım... Tamam mı?..

Öneri: Kafası karışık patronlar, ebeveynleri eşliğinde izleyebilir...

Zaytung Sinema eleştirmesi: 'Gitarı bıraktım, akaryakıt sevkiyatı işine girdim. Mutluyum...'


3. Amy - En ağlatanı, en cazlısı

Sesi Kibariye'yi aratmayan; kaderinin bir kısmı Deniz Seki ablamıza benzeyen, sürmeli Amy Winehouse'un belgesel dramı... Aileden, sevgiliden, paparazziden yana yüzü gülmemiş; ama en çok da bağımlılık yapıcı-yuva yıkıcı-ayak kaydırıcı maddelerden çekmişti ('çile' anlamında). Amy belgeseli, bunların hepsini gösteriyor ve asıl suçluyu bulmayı bize bırakıyor (Bahçivan?)... Arada koca koca lyric'lerin döndüğü belgesel, caz gülüşlü Winehouse'u sevdiriyor; gözyaşlarımıza hakim olamıyor, arşivimize mıh gibi kazıyoruz.


Filmde bolca duyduğumuz şarkısı... El birliğiyle birkaç bin kere tıklayıp izlenme sayısını 110 milyona yuvarlayalım

Öneri: Albüm çıkarıp ünlü olmak isteyen genç arkadaşlara (hala varsa onlar) izletilebilir!...

Zaytung Sinema eleştirmesi: Winehouse söylüyor: 'Tanrım kötü kullarını sen affetsen ben affetmem...'   


4. Ant-Man - En minnak ve en has CGI'a sahip olanı

Marvel evreninden bir kahraman; Hulk'ın anti-tezi, Iron Man'in fukaralıktan geleni... Kahramanımız Scott Lang, cepçilikle başladığı kariyerini, dünyayı teknolojik şirket patronunun kötü yardımcısından kurtaran Süper Minnak olarak noktalıyor. İşine gelince Marvel da güzel işler yapıyor, yüksek kalite CGI'a doyurabiliyor demek ki... Özel efektlerle küçültülen kahramanımız gider deliğinde yolculuk deneyimlerken zevkten dört köşe olmanız mümkün ve evet, farklı bir deneyim...


Valideyle izleyince 'Şu küveti çamaşır suyuyla iyi bi ovalamak lazım' yorumlarına maruz kalabilirsiniz

Öneri: Üzerine basmayın...

Zaytung Sinema eleştirmesiKüçücük Fıçıcık, İçi Dolu Kostümcük


5. Burgonya Dükü (The Duke of Burgundy) - En fantezilisi, en dükü

Tamamen kadınlardan oluşan bir sinema evreninde, iki kelebek araştırmacısı kadının yaşadığı aşk... ODTÜ Marjinal Bilimler mezunu bu iki kadın, çeşitli fantezilerle (Şekil 3.1) cinsel hayatlarını renklendirmeye çalışıyor. Filmin renklerinden ve ismindeki kelebek cinsinden dolayı aklın Kelebeğin Rüyası'na gitmesin. Behçet Necatigil kılığında bir Yılmaz Erdoğan'dan daha fazlası var. Müzikleri, dehşetli kurgusu, çılgın sinematografisiyle listemize üst sıralardan giriş yapıyor...


Şekil 3.1 Literatürde önemli yeri olan biliminsanı fantezilerinden (Kaynak: Wikifantezi)

Öneri: Sevgiliyle, kırmızı donlu yılbaşı gecesi öncesinde, ilerlete ilerlete izlenebilir...

Zaytung Sinema EleştirmesiLesbian Spank Inferno 2


6. Kingsman: Gizli Servis (Kingsman: The Secret Service)  - En eğlenceli ajanlısı

Tamam karizmatik ajanlar, tamam piskopat kötüler, tamam tassaklı istihbarat teşkilatı falan var ama kendisini çok ciddiye almayan bir film. Aksiyon klişeleriyle dalga geçmeyi biliyor, e bu da ortamda prim yapıyor ve ister istemez en iyiler listesine giriyor. Dalga geçiyorlar dediysek, koca teşkilat gidip King atmıyor, Rıfkı eli çevirmiyor, hepsi görevini biliyor... İzle de gör işte... Özelikle kilisede geçen müzikli bir katliam sahnesi var ki, n'oluyor öyle, insanı cinayetten zevk alacak noktaya getiriyorlar. 


'Filmi şimdi izleyemem, sen şu sahneyi göster' diyenlere özel...

Öneri: Bira-patlamış mısır yanında, kendinizi de çok ciddiye almadan izlenebilir.

Zaytung Sinema eleştirmesi: Övvv növvv (Yazıya ne biçim isim koymuşuz)


7. Lobster - En distopiği, en hayvanlısı

Önceki yazıdaki Ertuğrul 1890'lar Delibal'lar arasında kaynamış olabilir, bi' daha övelim... Kısaca, hayvana dönüşme cezası almamak için kendine partner bulmak zorunda kaldığın bir dünya bu. Öyle distopik!.. Devlet senin yerine her şeyi düşünüyor: Partnerinle kavga edeyazıver, birbirinizi yemeyin diye çocuğunuzu da hazır veriyor. Hala yalnızlık olmakta direttiği için hayvana dönüştürülecek olanlar ise, istediği hayvana dönüşebiliyor. Bi' o kadar da demokratik (-Halk 'domuz' dedi)...

Daha geçen rastladım internette, kaçırma derim, "Lobster tek part Türkçe altyazılı izle" diye arat derim.


-Bize de hayvanlar gibi kırda sevişme cezası çıkmış... Gel bakalım...

Öneri: Duygusal ilişkilere epey giydiriyor. Birbirinizden tiksinmemeniz açısından çift izlemeyin!

Zaytung Sinema Eleştirmesi: Ya çiftleş ya da Ali Baba'nın Çiftliği!


8. Mad Max: Fury Road - En öfkelisi, en saykodeliği... saykodelik olanı...

İki hafta arayla sinemasına gittiğim tek filmdir. Seneye aynısının siyah beyazı çıkacak diyolar, ona da gidilir. Şimdi şöyle bir şey: "Ateşten gitarı olan bir saykodelik var, kamyonlar arası atlayan beyaz suratlılar var" diye anlatsan arthouse sinema seveni hayatta götüremezsin şu filme. "Feminist ve ekolojik mesajlara sahip" desen de aksiyonsevere adım attıramazsın. Ama hepsi de tıpış tıpış gitmedi mi? Ulan hepimiz oradaydık sanki? Acayip haz alıp coşmadık mı?.. 


Yönetmen George Miller değil de George Lucas olaydı ateş çıkaran gitarlı abi oyuncağı satılıyordu şimdi dükkanlarda... George'dan George'a fark var...


Müthiş bir atmosfere sahip filmin bir numarası da CGI'nın oldukça az olması, çoğu sahnenin yüksek duvarlardan ölümüne atlayan Cüneyt Arkınlar misali çekilmesi...

Zaytung Sinema eleştirmesi: Hızlı ve Öfkeli öyle olunmaz böyle olunur!


9. Toprağın Tuzu (The Salt of the Earth) - En belgeseli, en fotoğrafı

Alman ve yönetmen Wim Wenders fotoğraf gösteriyor, gelmiş geçmiş en teknik foto muhabirlerinden Brezilyalı Sebastiao Salgado da siyah beyaz fotoğraflarının öyküsünü anlatıyor. Amcam zamanında karısını-çoluğunu-çocuğunu bırakarak Antarktikalarda ayı balıklarıyla takılmış, isini yuta yuta Körfez Savaşı çekmiş. Hep işçiyi, doğayı görüntülemiş, ağaç dikmiş ve 70'ine gelse de bozmamış, kafası gitmemiş. Bir gün de  "Ayı balığını çekmeyip sizin gibi serserileri mi çekeyim" dememiş... 


-Uzakdoğu'da yerli kabile çektim, Afrikada iç savaş çektim ama en büyük hayalim kitap okuyan dandik cumhurbaşkanı çekmek...

Öneri: Makineyi alınca restorasyonlu ev, sümüklü çocuk ve gün batımında kırışıklı yaşlı peşinde koşanlar özellikle izlemeli...

Zaytung Sinema Eleştirmesi: Aman ismini Toz Ruhu'ya karıştırma, rezil olursun elaleme


10. Victoria - En İspanyol şirini, en kesintisizi...

Sebastian Schipper 140 dakika kesintisiz-tek plan çekti. "Ulan kurgucuyla iddiaya mı girmiş" diye düşündüm filme girerken: '"-Çekemezsin -Hem de nasıl çekerim -Nesine"... Sonra kendimi filme verdim ve delicesine bir şeye tanık oldum. Serserilerin arasına katılıp Berlin sokaklarında gezen İspanyol kız, heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. O kadar erkeğin arasında, yer yer izleyeni teyzeleştirip endişelendiriyor da... Hazır teyze olmuşken "Kameraman evladıma 140 dakika taşıtmışlar şu kamerayı, omuz-bel kalmamıştır, yazık" diye endişelenmeyi de ihmal etmiyoruz.


Vah vaaahh... Kesin başına kötü bi' şey gelecek...

Öneri: Durdurmadan izlemek, durmadan izlemek gerek...

Zaytung Sinema eleştirmesi:  Kesintisiz Berlin Qeyfi


El emeği göz nuru animasyonlarımız, animelerimiz...

Bu sene, güzel animasyon ve animeler senesi oldu. Çocuk ve ebeveynlerin yan koltukları, çocuksuz yetişkinlere de açıldı. Üzerine yıllarca çalışılmış olan Ters Yüz ve Prenses Kaguya Masalı büyüleyiciydi: Birinde kendi beynimizin içinde dolandık, diğerinde Japonya'daki bambu ağaçları arasında yuvarlandık... Sonra efendim, aylardan beri beklediğimiz Küçük Prens geldi, bizim uzay serserisi görmeyeli büyümüş ve yakışıklı olmuştu piç! Peki ya diyalogsuz stopmotion Kuzular Firarda'yı, Meksika folklorünü tanıdığımız Hayat Kitabı'nı es geçebilir miyiz? Bu ikisinin daha az bilinmesi sayesinde 8-13 yaş ortamlarda prim yapmanız mümkün. Ne işinize yararsa artık...

Yalnız, şimdi baktım da,  Ters Yüz yazımda "bunların emojilerini de yaparlar" demişim. Nitekim Facebook çıkartması yaptılar... Kısmi tutan öngörümden dolayı ufak bi' hediyeye hayır demem...


Alışveriş yaparken sevgili beklemek (temsili)


Yerliler, yerli kalanlar...

Bu sene, 137 adet yerli film vizyona girerek son 25 yılın rekorunu kırmış kırmasına da 5-6 tane elle tutulur film var... Elle tutabildiklerimizi, elimize yüzümüze bulaştırmadan, bir cümleyle elden geçirelim:

Abluka: Distopik Alevi mahallesi, paranoyak karakterlerin sanatsal gel-gitleri, ayrıca eline sağlık ses tasarımcısı...

Çekmeceler: Bizim çorap-külot koyduğumuz çekmeceleri metafor olarak kullanıp da bir kadının cinsel travmalarını anlatmalarına büyük saygı...

Kar Korsanları: Galiba seneye de vizyona girecek, yine konuşuruz ama Berlin Film Festivali gören Kars bebeleri şimdiden bi' makas almayı hakediyor...

Sarmaşık: "O değil de sarmaşık ve salyangoz metaforlarıyla ne anlatmak istediniz" sorularından bunalan yönetmenimize geçmiş olsun (O da anlatıversin canım)...

Tepecik Hayal Okulu: Ahmet Uluçay'ın o naif, yaratıcı ve hayal dolu kalbini özlemle anmak için. Unutmamalı...


-Gel bakayım metaforcuk... 
 

ve kötüler... Parlatılanlar, prodüksiyonuyla rezil olanlar...

Kötü film çok ama benim derdim prodüksiyonuyla-tanıtımıyla parlatıldığı halde kötü olanlarıyla. Taktım onlara. Senenin ilk filmi olan Mucize Falım reklamına benzeyen Kürt köyü anlatımıyla kötü geçecek bir senenin sinyallerini verirken; Fransa'da yetişen Deniz Gamze Ergüven'in Mustang'i de ne yerli ne evrensel olabilen hamsili kruvasan tadıyla 2015'in parlatılmış kötüleri oldu. Mustang, ne kadar kadın sorunu varsa bünyesinde toplamaya çalışarak Kırmızıgül sinemasına da göz kırptı. 


Bulundukları her ortamda 5'li selfie çekmeyi ihmal etmeyen Mustang kızları...

Yabancılardan da Fantastic Dörtlü, San Andreas Fayı ve 2015'in en çok izlenen yabancısı Hızlı ve Öfkeli 7'ye diyeceklerim var.... Hadi Hızlı ve Öfkeli'nin kel kaslıları arabalarla ülke ülke gezdirdi bizi de gönlümüzü aldı... Peki klişeli-tutarsız San Andreas ve prodüksiyonlu-aksiyonsuz Fantastikleri napacağız? İkisini birleştirip Fantastik Fay yapsalar anca bi' gideri olurdu belki... Belki kırılan fay hattının içinden çıkan Marvel karakterleri fena seyirci getirmeyebilirdi. Kaçtı fırsat...


Ya da şunları Fantastik 7'li mi yapsaydık? Bunlar da ölmüyor sayılır sonuçta...
 

Deyip burada bırakalım.. Zaten böyle uzun uzun yazıyoruz ama yeni yıla gözlerimizi açtığımızda Düğün Dernek pipilisinin gişesi 6 milyon olacak ve bunların da çok bir anlamı kalmayacak. Çok da başınızı ağrıtmadan kaçar, yeni yıl eğlenceniz bol olsun isterim...

@duraladam

-BİTTİ (Bu sene tam olmadı, bi' de 2016'yı deneyelim...)-

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(20.7.2020)

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."

Muzaffer Sağalcılar, Emekli


Diğer yorumlar ->

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->