Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Zaytung Özel Röportaj: Ersin Karabulut ile İstanbul'daki Sergisini, Fransa’daki Mütevazi Şöhretini ve Okurken İçten İçe Gıcık Olacağınız Diğer Marifetlerini Konuştuk...

Advertisement
-> Ankara'da temaslarda bulunan Taliban heyeti, akşam üzeri yapılan operasyonla etkisiz hale getirildi...
-> Sergen Yalçın'ın yorumculuk günlerinde 'beyinsiz' olarak nitelendirdiklerini araştırma komisyonu kuruluyor...
-> Menzilciler: ''Hani yeni FETÖ bizdik lan?!''
-> TÜGVA'dan paralel devlet yapılanması iddialarına sert yanıt: ''Tamer Karadağlı'nın arkasındayız...''
-> Uzmanlar, Yiğit Bulut'un yüzüne tükürmek için gerekli olan doların 3 lira olması şartının bir daha gerçekleşemeyeceği konusunda hemfikir...
FOTOHABER

Kamuda tasarruf dönemi: Zaten gerçek bedelinin en az 10 katına yandaş müteahhite verileceği belli olan soygun projeleri için göstermelik ihale formalitesi kaldırılıyor...

İşi iyice geyiğe vuran AK Parti'de keyifler yerinde: ''Bu minik şirin zamlara bir yuva olmak isteasdaslkasslda...''

SİNEMA

Soyulmaya Değer Bir Merkez Bankası Olanlar Dikkat, Bu Haber Sizi İlgilendiriyor: La Casa De Papel 5. Sezonuyla Geri Döndü!

VİDEOHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Bakın son kez anlatıyorum, karpuz seçerken öncelikle...''

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar, en son bundan yaklaşık 3.5 yıl önce sizin burca güzel bir şey yazmışız. Biz üşendik şimdi de siz arşivden girip bi bakıverin. Önümüzdeki 2 yıl da onunla idare etmeniz gerekecek çünkü.... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Yeni Dönem Karantina Günlerinize ve Story'lerinize Renk Katacak 5 Şahane Öykü Kitabı

Milli Takım'da Kamyonla Para Verilip Yalvar Yakar Takımın Başına Getirildikten Sonra Kuyruğuna Teneke Bağlanarak Yollanacak Yeni Teknik Direktör Arayışları Başladı...

6-1'lik Hollanda yenilgisinin ardından A Milli Futbol Takımı'nda Teknik Direktör Şenol Güneş'in koltuğu sallantıya girerken, Güneş yerine gelebilecek isimler de şimdiden tartışılmaya başlandı. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Harcamalarını Düzenli Olarak Kısan Genç Bankacı, Farkında Olmadan Avcı-Toplayıcı Yaşama Geri Döndü...

En son evde kendi tütün ve buğdayını yetiştirip birasını yaparak tarım toplumuna geçtiğini ancak bir süre sonra bunların da maliyetli gelmeye başladığını belirten genç bankacı, "Sonra ne oldu bilmiyorum. Kendimi sitenin bahçesinde taşla yonttuğum bir mızrakla kuş avlarken buldum..." sözleriyle geldiği noktayı aktardı... devamı...

Görevdeki İlk Ayında Afganistan Para Birimine TL Karşısında Yüzde 2 Değer Kazandıran Afganistan Merkez Bankası Başkanı: ''Demek bir de şu bilgisayarı açabilsem...''

Taliban yönetimi tarafından 9 Eylül'de Afganistan Merkez Bankası Başkanı olarak atanan Hacı Muhammed İdris, görevdeki ilk ayında Afganistan Afganisi'nin Türk Lirası karşısında %2 değer kazanması nedeniyle bugün bir basın toplantısı düzenledi. devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Kitap

Haftanın Kitapları: Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın'ı, Murat Uyurkulak'ın Merhume'si...

Hala matbaalarda kitap basılıyor ve iyi kötü bi şeyler satılıyor olmasından cesaret alarak bu haftadan itibaren kitap inceleme işine giriyoruz değerli okurlar (demek ki hala bu işte para var di mi?).

Bundan böyle haftanın ya da iki haftanın, hadi bilemedin en kötü ayın öne çıkan kitaplarını sizler için değerlendirip henüz tam karar veremediğimiz aralıklarla size neyi okuyup neyi okumayacağınızı söyleyeceğiz. Bu hafta romanlardan girdik ama bakalım tutmazsa bir sonraki yazıda rotayı KPSS kitaplarına çevirebiliriz. Hazırsanız başlayalım. Hadi Allah utandırmasın... 
 

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk – Yapı Kredi Yayınları 

Orhan Pamuk, Kafamda Bir Tuhaflık yayımlandıktan hemen hemen bir yıl sonra, Ahmet Hakan bir önceki kitabı henüz sindirememişken (valla kendi yazdı köşesinde), kafasında beklettiği kuyucu hikâyesini bizlerle buluşturdu. 

Kapakta kullanılan resim Dante Rossetti’ye ait. Kitabın adıyla arasındaki ince bağlantı dikkatli okurlarımızdan kaçmamış olsa gerek: Kitabın adı Kırmızı Saçlı Kadın’ken, kapağındaki kadının saçları da kırmızı! Kitabın içinde de kırmızı saçlı bir kadının olduğunu öğrendiğimizde rahatlıyoruz ve kitap bu sayede daha okumadan beklentilerimizi karşılıyor. 

Kırmızı saçlı kadın, karakterimizin ilk sevgilisi. Kitabın tanıtım yazısındaki “İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?” sorusundaki ilk aşk, kırmızı saçlı kadınımız. 


Kırmızı saçlı kadın (temsili)
 

Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın romanında Batı’nın ve Doğu’nun iki temel efsanesi; Sophokles’in Kral Oidipus’uyla (annesiyle evlenen) Firdevsi’nin Rüstem ve Sührab’ını (annesiyle evlenmeyen) karşılaştırarak ortaya birtakım sorular atıyor, sonrasında attığı soruları (tabii ki) irdeliyor. Kitaptaki karakterlerin ortak özelliğiyse, hepsinin birer BABA olması (kırmızı saçlı kadın, kuyucu dayı, çocuk, sirk çadırı, kuyu, vb.).


- Şu bölüme biraz daha baba mı koysam?
 

Orhan Pamuk’un kitabı birçok metne referans sunsa da, önce gidip birkaç Edgar Allan Poe öyküsü okuyoruz (tercihen Gammaz Yürek), sonrasındaysa Bülent Somay’ın The Psychopolitics of the Oriental Father eserine göz gezdiriyoruz (bu kitap 100 dolar olduğundan Zizek falan da okuyabilirsiniz). Oidipus denince akla Freud ve Lacan da geliyor tabii; Pamuk’un kitabı bu tarz bir okumayı da mümkün kılıyor. (Gerçi hangi kitap kılmıyor ki üstadım?)


- Biri Lacan mı dedi!?

Puan: 5/5 (Kuyucuyu bozacıdan daha çok sevdim.)

 

Büyük Kedi Katliamı – Robert Darnton – Koç Üniversitesi Yayınları

Büyük Kedi Katliamı, Robert Darnton’ın yayımlandıktan kısa bir süre sonra -30 yıl- Türkçe'ye çevrilen eseri. Kitap, “doğanın dengesini bozmayacaksın abi” başlıklı kapak tasarımıyla dikkat çekiyor.

Şimdi "kitabın adını gördüm, hemen Twitter’da hashtag açıp bu katliamı cümle aleme duyurayım" demeden önce söyleyelim, kitap 18. Yüzyıl Fransası’nda geçiyor. O zamanlar hashtag yok, insanlar böyle bir katliam olduğunda öyle hashtag açmak, üzülmek falan bir kenara dursun bilakis gülerek, eğlenerek karşılıyorlar olayı. Darnton da diyor ki, kardeşim, bu Fransızlar 18. Yüzyılda ne pis insanlarmış, ben bunu bir araştırayım da kitap yazayım. Koç Üniversitesi Yayınları da harika bir iş yapıyor, cillop gibi bir kitap basıyor. (Kağıdını sevemedim gerçi kuşe midir hocam kaç gramdır?)

Kitabın adı, 1730’ların Parisi’nde bir matbaanın çıraklarının, kedileri, kurdukları mahkemelerde yargılayıp öldürmeleri ve bundan haz almalarına dayanıyor. “Ulan insan mısınız siz adi yaratıklar, Allah belanızı versin,” demeyen Darnton, özverili bir çalışma ortaya koyuyor ve bu çırakları, kedilerin özdeşleştirildiği kavramları düşünerek –cadılık falan işte tipik- anlamaya çalışıyor.


- Önce fareleri götürdüler, ses çıkarmadım...


Darnton’u biraz araştırınca, 18. Yüzyıl Fransası üzerine onun üstüne bir abimizin olmadığını görüyoruz. Kendisiyle ilgili tek sorun, yıllar önce yakalandığı amansız stock_photo hastalığı. Yazar, 2012 yılında yakalandığı hastalık sonucu, hayatını maalesef internet sitelerinde stock_photo olarak geçirmek zorunda (Süpermen’i oynayan adamın hastalığı gibi ama değişiği...).


Görsel ara: orta yaşlı iş adamı
 

Kitap tabii ki sadece bir kedi katliamı üzerinden işlemiyor dönem Fransa'sını. Darnton’un sorduğu ve kitabın arka kapağında da yer bulan sorular şöyle:

Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da "Kırmızı Başlıklı Kız" masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu?

Puan: 9/10 (Bir puanı kuşe kâğıt için kırdım ama yayınevine kocaman bir alkış.)

 

Merhume – Murat Uyurkulak – April Yayıncılık

Murat Uyurkulak, on yıl bekletti bekletti, sonunda tekrar bir roman yazdı. Bir Cinayet Romanı altbaşlığı taşıyan kitap, geçtiğimiz günlerde okurlarla buluştu (Offf girişe bak beee).

Aslında bir polisiye olarak sunulsa da, bir polisiye değil bu roman. Kitap, Merhume’mizin, ki adı Evren Tunga olur, öleceğini öğrenmesiyle başlar ve cinayet referansı, ana karakterimizin kendi ölümüne, hatta hayatın hepimizi öldüren cinai tarafına bir göndermedir.


- Ölücem ölücem dedim...


Kitapla ilgili söylenmesi gereken ve galiba şu ana kadar söylenmeyen en önemli şey şu: Uyurkulak romanda, toplumsal cinsiyet normlarına uymuyor, karakterlerinin hiçbirine cinsel bir kimlik, seksüel bir aidiyet biçmiyor. Seksist küfürler var mı, var. Şiddet, tecavüz? Ooo olma mı. Ama toplumsal cinsiyet? Hayır. İşte o yok. Kapaktaki MERHUME’nin silik E harfi de, galiba buna referans olsa gerek (çok düşük de olsa matbaa hatası payı bırakıyorum). 

Puan: 100/100 (Kapaktan puan kıracakken Google’a Murat Uyurkulak yazdım.)
Ek okuma: Undoing Gender, Judith Butler. (Öğrenin bunları kocaman ada—İNSAN oldunuz.)
Son not: Mustafa Kemal Atatürk’lü kısım çok güzel olmamış mı hocam?

 

25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler/Sevimsiz Öyküler – Haz. Jorge Luis Borges – Kırmızı Kedi Yayınevi

Babil Kitaplığı serisi Dost Yayınevi tarafından basılmıştı, sonrasında bir bulunamamaya başladı, ortalıktan yok oldu, sonra kılık kıyafet değiştirmiş olarak Kırmızı Kedi Yayınları tarafından yayımlandı. (Yayıneviyse yayınlaması lazım aslında ama orada bir hata olmuş belli ki...)

Babil Kitaplığı sadece yayınevi değiştirmiyor, tabii ki format olarak da değişiyor. Sonuçta yıl 2016, Borges falan da bir yere kadar. Ortalık dolmuş Kötü Çocuk’lar, Kocan Kadar Konuş’lar... Kırmızı Kedi bu noktada mükemmel bir işe imza atıyor ve Babil Kitaplığı serisini BOYAMA KİTABI formatıyla birleştiriyor! 


Borges’ten sıkıldınız mı? O halde hemen elinize keçeli kalemlerinizi alın ve kapaktaki
minik kaplanı boyamaya başlayın...

 

Puan: Kapaklar hariç yüz! (Ya hocam benim de birkaç kitap eksik seriden onu şaaparsak...)
Ek okuma: Ya siz önce şu ikisini okuyun da bi.

 

Kadınsız Erkekler – Haruki Murakami – Doğan Kitap


 -Ya biliyorum bunu, okulu da var hatta Ayazağa’da...

Haruki Murakami’nin öykü kitabı. Arka kapağında yer alan, “Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın” cümlesinden sonra yazarın üstenci tavrını sevmedim ve bıraktım. Terbiyesize bak yaaaa. Mutlu mu olacaksın acaba?

 

(Mücellit Diken bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->