Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Yine Bir 24 Haziran, Yine Gözlerde Yaş: Ebediyete İntikalinin 12. Yıl Dönümünde Bihter Ziyagil Efsanesi...

-> Cem Küçük ''Bu da enflasyon gibi, hayat pahalılığı gibi Avrupa'da da olan şeylerden...''
-> Sedat Peker, bir yaz sezonuna daha iddialı yapımlarla girdi...
-> Ozan Tufan'la anlaşan Hull City, Fenerbahçe'ye kilo başı bonservis bedeli ödeyecek...
-> Görev süresi boyunca hiç şampiyonluk yaşamadığı halde armasına 2 yıldız birden taktıran Ali Koç, şimdiden kulüp tarihinin en başarılı başkanı olmayı garantiledi...
-> Sedat Peker lotosu bu hafta da devretti. Büyük İkramiye talihlisini bekliyor...
FOTOHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan yine kendinden emin bir ekonomist olarak konuştu: ''Bunlara göre ekmek 10 lira olacak, enflasyon bilmem kaçı aşacak…''

Hatay-Reyhanlı karayolunun, mayın döşeme çalışmaları nedeniyle trafiğe kapatıldığı bildirildi...

VİDEOHABER

Milyonlarca insan evine ekmek götüremez, çocuğuna süt alamaz, kirasını ödeyemez hale gelirken her gün saatlerce muhalefetin adayını tartışan it sürüsü AK Troller ve Havuz Medyası, verilen tepkiyi pek samimi bulmadı...

BLOG

Pagan Aslan, Satanist Tavus Kuşuna Karşı: Maske Kimsin Sen?

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi sorunların üst üste geldiği bu dönemde neyin doğru neyin yanlış olduğunu artık siz de bilmiyorsunuz. Hemen söyleyelim, babaannezi bayıltıp altın dişini sökmek yanlış. Onu bi aklınızdan çıkarın önce... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Dünya Kupası'na Katılma İhtimali Beliren A Milli Takım'a Döviz Kurlarını Hatırlatarak Sağduyu Çağrısında Bulundu...

2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu 9. maçında konuk ettiği Cebelitarık'ı 6-0 mağlup ederek gruptan çıkma şansını son maça taşıyan A Milli Futbol Takımı, ekonomi yönetiminde tedirginliğe neden oldu... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Rapor: Siz Hariç Herkes Bu Yıl da Tatilini Yapıyor, Çok Eğleniyor...

Ezgi Kurcak(27)'nin instagram'ından gelen bilgilere göre bu yıl da siz hariç herkesin tatilini yaptığı, konserinden, fasılından, club'undan geri kalmadığı netlik kazandı... devamı...

Prens Selman'ın Türkiye'den Ayrılmasının Ardından Saray'da Yapılan Personel Sayımında Kayıp Sayısı 14'e Ulaştı. Yetkililer Sayının Artmasından Endişeli...

Salman'ın getirdiğinden bir hayli fazla bavulla ülkeyi terk ettiğininin fark edilmesinin ardından derhal başlatılan sayımda 3 garson, 3 troll, 6 yandaş gazeteci, 1 çaycı ve 1 bahçıvan olmak üzere toplam 14 Saray çalışanının ortadan kaybolduğu ortaya çıktı...devamı...

Sinema

''Allahını seven üzerime biraz Kuzey Avrupa atsın'' Diyenler İçin: ''Dünyanın En Kötü İnsanı'' ve O Diyardan Birkaç Film Daha...

Kuzey Avrupa sinemasını yakından takip eden sinefillerin gözdesi yönetmen Joachim Trier, bu kez bizi dünyanın en kötü insanı ile tanıştırıyor. Genç bir kadının romantik komedi tadında başlayan hikayesi, bizleri Norveç’in soğuk ikliminde buz gibi gerçeklerle karşılaştırıp, buna rağmen sıcaklığıyla hafifçe gülümsetiyor. The Worst Person in the World, geçtiğimiz hafta Mubi’de izleyicilerle buluştu. Tabii kısa sürede “ben gerçek bir entelektüelim” yarışına araç olarak sosyal medyada paylaşım rekoruna koştu. 

Renate Reinsve’e Cannes film festivalinde en iyi kadın oyuncu ödünü kazandıran filmin, dakikalarca bakışma olan sanat filmlerinden olduğunu sanmayın. Temposu yüksek, diyalogları kulak kabartılacak cinsten ve hikayesi oldukça bizden başka bir romantizm onun taşıdığı. The Worst Person in the World’de, kimileri Woody Allen esintisi buluyor, kimileri Ingmar Bergman filmlerinin tadını alıyor. Ben ikincilerdenim. Gelelim filme… 


Dünyanın en mutlu coğrafyasında mutsuz olmayı başaran Kuzey Avrupalı (temsili)
 

The Worst Person in the World, Julie adlı genç bir kadını merkeze alıyor. Ne istediğini tam olarak bilmese de ona sunulan kalıpları istemediğinden emin olan karakter, film boyunca bir şeylerden dışlanarak bir puzzle gibi tamamlanıyor. Tıp okumaya başlıyor, ait hissetmeyip psikolojiye geçiyor. Orada da mutlu olmuyor, fotoğrafçılığa başlıyor, sonra kendini kitapçıda çalışırken buluyor. Julie, bir adamı seviyor, sonra gittiği bir partide sıradan biriyle tanışıyor. Onu keşfettikçe bir oyun start alıyor. İşte burada izleyici romantik komedi sahnelerine ışınlanıyor. Aldatma sayılmayacak kadar uzak ancak arkadaştan öte bu yakınlaşma oyunu, elbette ikisini de etkiliyor. 

 
Beraber tuvalete gitmek, aldatmak sayılır mı?  


Aslında on iki bölümden oluşan film, katman katman toplum eleştirileri taşıyor. 17 yaşında mesleğini seçmen, 20’lerinde hayatını geçireceğin insanı bulman, 30’larında çocukla rutine binen hayatını katlanılabilir kılman bekleniyor. Dünyanın En Kötü İnsanı, işte bunu yapmayan birine odaklanıp soruyor, kendin için yaşayarak başkalarının gözünde iyi bir insan olman mümkün mü? Elbette hayır. 

 
Yıldız Tilbe - Çabuk olalım aşkım

Yildiz Tilbe - Cabuk Olalim Askim - Vbox7

Üstelik film, bunu yaparken kalıpların da gerçek hayattaki anlamsızlığını gösteriyor. Örneğin, filmde mansplaining eleştirisi yapan Julie, cinsiyetçi karikatürlerle hedef haline gelen bir karikatüristin sevgilisi. Benzer şekilde, “Me too çağında oral seks” adlı bir makale yazarak cinsel tacizin konuşulabildiği bir dönemde kadının edilgen olduğu bir eylemden zevk alması mümkün mü bunu sorgulayarak hayatındaki nadir başarılardan birine imza atıyor. Hassasiyetleri anlayarak, “bu ne yaman çelişki” diye soruyor ve bizi de ezberlerimizi sorgulamaya davet ediyor. Anlayacağınız karakterde olması arzu edilen tutarlılık, yerini sıradan insanın çelişkilerine bırakıyor. 

 
Kalk ben oturayım diyorum, bana nau nau diyor. 


Ayrıca, karikatürist Aksel’in (Anders Danielsen Lie) filmin sonundaki “geçmişte yaşadığı” itirafı birçoğumuz için can yakıcı. Eski filmler, şarkılar, arkadaşlar ve anılar içinde bulunan mutlulukla bugün nefes almak birçoğumuz gibi karakterin de alışkanlığı. Bunun gelecekle bağlarımızı kopardığını onun gibi farkında olan ise çok az. Film birçok açıdan “hiç böyle düşünmemiştim” dedirtiyor. Olanlara farklı açıdan bakabilecek olgunluğa eriştiğimizde ise iş işten geçmiş oluyor. Gençken birçok seçim şansı olsa da seçimler yaptıkça karşımıza çıkan seçeneklerin azaldığını kabullenmek, filmin sonunda biraz hüzünlendiriyor. 

The Worst Person in the World, insan olmak, büyümek, kendini tanımak ve yaşlanmak üzerine izleyicinin perspektifini değiştiriyor. Filmin bir romantik komedi olması için yola çıktıklarını söyleyen yönetmen Trier, yapımın birçok farklı konuyu ve türü bir arada bulundurduğunu müjdeleyerek özgün bir tanım yapıyor: “Sanırım The Worst Person in the World yetişkinler için bir tür yetişkinlik filmi.” Film hakkında en güzel tespit ise kesinlikle The Newyorker’da yer almış, “Pygmalion’u tersine çeviren film” olarak açıklanıyor ve kadın karakterin alışılanın aksine film boyunca heykelleştiği ilan ediliyor. 

 
Kundak, burrito, zurna dürüm...


Yönetmen Trier’in filmde fark yaratan görsel oyunları da izleyenlerin beğenisini kazanıyor. Julie’nin bir hareketi ile zamanı durdurduğu sahneler, Amerika’yı yeniden keşfetmese de film içinde hoşa giden anlar yaratıyor. Benzer şekilde uyuşturucu kullanılan anlarda gelen kafalar, izleyicinin başını döndürüyor ve olağan gerçekçi anlatı içinde düşlerin özgürlüğüyle iç ferahlatıyor. 

Özellikle 30’lu yaşları aştıysanız bu filmi kesinlikle izleyin. Mubi’de bulabilirsiniz. 


İskandinav Yapımlarına Hayranlık Duymak için Mini İzleme Listen Bizden: 

Daha fazla Kuzey Avrupa medeniyeti görmek isteyenlere, farklı türlerde İskandinav projelerinden güncel birkaç örnek bulduk. Sanat sevene, gençlik heyecanı arayana, seri katillerin kitabını yazanlara hayranlık uyandıracak seçenekler şurada: 

The Square: Altın Palmiye ödüllü The Square, Ruben Östlund imzası taşıyor. Film, bir müze yöneticisinin iş yaşamında ve özel hayatında karşılaştığı krizleri beyazperdeye aktarıyor. İsveç menşeli The Square, ifade özgürlüğü ve sanat nedir konularını sıkmadan manşete çıkarıyor. 

 
Amber’in ruh eşi olabilir mi? 


Another Round: Mas Mikkelsen’in oyunculukta zirvede yer aldığını bir kez daha ispat eden film, Thomas Vinterberg kadrajıyla çekildi. Gençliği bir rüya, aşkı ise rüyada gördüklerimiz olarak tanımlayan Another Round’u, izledikten sonra unutamayacağınız garanti ediyoruz. 

 

Skam: Norveç gençlik dizisi, İtalya, Hollanda, İspanya, Amerika’ya uyarlandı ancak orijinalinin yerini hiçbiri tutmuyor. İlk bölümleri fazla ergen dizisi gibi gelse de izledikçe seviliyor. 4 sezon boyunca ekrana kilitleyip gençlik heyecanlarını yeniden yaşatıyor. Üstelik bu dizide Amerikan lise dizileri gibi anlamsız zorbalıklar yok, onlar sosyal konulara özgürlük vurgusuyla parmak basıyor. 

 

“Bunların yaşadığı gençlikse bizimki ne?” diyeceksiniz. 

The Valhalla Murders: Suç temalı dizilerin en ilginçlerinden biri olan The Valhalla Murders, İzlanda yapımı. Son iki bölüme kadar katil kim bulamayacağınınız sözünü verebiliriz.  Bir dedektifin, İzlanda’nın ilk seri katilini araştırmasını anlatan dizide, oyunculuklar iyi, kurgu zekice kotarılmış, müzikler hemen listelenecek türden. Gerilim zaten yüksek… Yalnız izlemeden önce tansiyon hapınızı almayı unutmayın.

 

İyi seyirler. 

(gizem kaboğlu bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->