Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

Iguana Tokyo – Filmi Anlama Konusunda Evdeki İguanayla Eşit Şartlarda Yarışmak...

-> 14 milyon kişinin izlediği Deniz Göktaş gösterisinde delilleri henüz toplayamayan savcı, çalışan Youtube indirme sitesi arıyor...
-> Bir Yeşilçam konseptli cafe daha kapandı...
-> İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Üsküdar ile kardeş şehir olan Almanya'nın Hannover kentinin Türk asıllı belediye başkanı Belit Onay'ın görevden alınarak yerine AKP'li bir kayyım atanması için Dışişleri Bakanlığı'na fezleke yolladı...
-> Onca çabaya rağmen anketlerde bir türlü yüzü gülmeyen AKP, ileride kayyım atayacağı il ve ilçe belediyeleri için şimdiden seçimi kaybedecek gönüllü aday arayışına başladı...
-> ''Tekke''siz çıktığı ilk maçta rakibini 5-0 yenen Trabzonspor'da, zaviyelerin de kapatılması görüşü hakim...
FOTOHABER

AKP Örgütü'nün herhangi bir ahlaki ya da insani değeri bulunduğu yönündeki iddialar, Ezgi Apartmanı'nda öldürülenlerin yakınları tarafından kesin bir dille yalanlandı...

Erdoğan: ''Artık kitabını yazıyoruz...''

Zaytung Store Banner
SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Ezgi Apartmanı Davasındaki Tahliye Kararlarıyla İlgili Adalet Bakanlığı’ndan Rahatlatan Açıklama: ''Zengin Bir AKP’linin Alabileceği Maksimum Cezayı Aldılar…''

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada, haklarında 876’şar yıla kadar hapis istenen sanıkların 8’er yıl ceza verilerek tahliye edilmesi kamuoyunda tepkiye yol açarken, Adalet Bakanlığı’ndan yüreklere su serpen açıklama geldi. Bakanlık, “Dosya değerlendirilirken sanıkların maddi durumları, siyasi bağlantıları, firar süresince konakladıkları AKP milletvekiline ait villanın büyüklüğü ve kamu ihalelerindeki istikrarlı performansları birlikte ele alınmıştır. Neticede zengin bir AKP’linin Türkiye’de alabileceği en yüksek ceza verilmiştir” ifadelerini kullandı. devamı...

Yeni iPhone'un Türkiye’de 7 Bin Dolara Satılacağını Öğrenen Apple, Ürünü Bir Kez Daha Tanıttı: ''Yani o kadar da iyi değil aslında…''

Apple’ın yeni iPhone modelinin Türkiye’de yaklaşık 7 bin dolara satışa sunulacağının açıklanması, şirket merkezinde kısa süreli paniğe neden oldu. An itibariyle en yüksek model olan ve ABD’de 3.199 dolara satılan iPhone Duo 2 TB telefon için Türkiye’de neredeyse iki buçuk katı fiyat belirlendiğini öğrenen Apple yetkilileri, olası aşırı yüksek beklentilerin önüne geçebilmek amacıyla ürünü baştan sona bir kez daha tanıtma kararı aldı.devamı...

Sinema

Iguana Tokyo – Filmi Anlama Konusunda Evdeki İguanayla Eşit Şartlarda Yarışmak...

Sivas filmiyle Venedik’ten Jüri Özel Ödülü’yle dönen Kaan Müjdeci’nin ikinci uzun metrajı Iguana Tokyo, Türkiye’de HBO Max üzerinden izleyiciyle buluşuyor. Tokyo’da yaşayan Türk bir ailenin sanal gerçeklik oyunu üzerinden gerçeklikle bağını yitirmesini anlatan film; bilimkurgu, aile draması, psikanaliz ve dev bir iguanayı aynı eve kapatarak yaklaşık iki saat boyunca hangisinin önce birbirini yiyeceğini izliyor.


 

Filmin merkezinde Saadet, Ertan ve kızları Tokyo’dan oluşan üç kişilik bir aile var. Burada ilk önemli bilgimiz, ailenin çocuğunun adının Tokyo olması. Dolayısıyla filmin daha başında “Iguana Tokyo”nun Tokyo’da yaşayan bir iguana mı, Tokyo isimli kızın iguanası mı, yoksa yönetmenin açıklamayı gerekli görmediği başka bir metafor mu olduğu konusunda hafif bir tedirginlik başlıyor. Neyse ki film ilerledikçe bu sorunun cevabını alamıyor, onun yerine çok daha fazla soruyla baş başa kalıyoruz.

Aile, Tokyo’nun doğum günü için evlerine M² adlı bir sanal gerçeklik oyunu kuruyor. Oyunun temel mantığı oldukça basit: Kim daha başarılı oynarsa evin hâkimiyetini ele geçiriyor ve o kişinin odası büyüyor. Kaybedenlerin odaları ise hareketli duvarlar sayesinde küçülüyor. İstanbul’daki konut fiyatları düşünüldüğünde bunun bilimkurgu kısmı biraz tartışmalı. Türkiye’de benzer bir sistem yıllardır “Kirayı kim ödüyorsa kumanda onda kalır” adıyla başarıyla uygulanıyor.

Başlangıçta eğlenceli görünen oyun kısa süre içinde ailenin gerçek hayatına sızmaya, anne, baba ve kız arasındaki eski kırgınlıkları, bastırılmış arzuları ve iktidar mücadelesini ortaya çıkarmaya başlıyor. Odalar büyüyüp küçülürken aile fertlerinin ruh sağlığı da benzer bir mimari esneklik gösteriyor. Evin yüzölçümü sabit kaldığı hâlde herkesin bilinçaltında yeni odalar, koridorlar ve çocukluk travmaları açılıyor. Japon emlak piyasasının bu duruma nasıl izin verdiği ise filmin çözmeden bıraktığı gizemlerden yalnızca biri.

Iguana Tokyo, bir süre sonra gerçek dünya, oyun, rüya ve bilinçaltı arasında sürekli geçiş yapmaya başlıyor. İzleyici olarak hangi düzlemde olduğunuzu anlamaya çalışırken filmin Oidipus kompleksi, Elektra kompleksi, aile içi güç ilişkileri ve teknoloji bağımlılığı gibi konuları da masaya koyduğunu fark ediyorsunuz. Masada boş yer kalmadığı noktada iguana da gelip oturuyor. O andan itibaren yapılabilecek en mantıklı şey, filmi anlamaya çalışmayı bırakıp sürüngenin yüz ifadesini takip etmek.

Zaten filmde yaşananların tehlikeli bir noktaya geldiğini fark eden tek canlı da evin iguanası. Bu açıdan bakıldığında kendisi yalnızca bir evcil hayvan değil, aynı zamanda filmin en dikkatli izleyicisi. Aile fertleri gerçeklikle bağlarını kaybederken iguana köşesinde sessizce durup bütün sembolleri çözüyor, karakterlerin motivasyonlarını analiz ediyor ve muhtemelen filmin finali hakkında Letterboxd’a üç paragraflık bir değerlendirme yazıyor. Bizim filmi izlerken ulaştığımız düşünsel seviye ise genellikle “Ertan Saban gerçekten Japonca mı konuşuyor şu anda?” civarında kalıyor.

Filmin en güçlü tarafı kuşkusuz kurduğu görsel ve işitsel dünya. Tokyo’nun dar ve tekinsiz mekânları, hareket eden duvarlar, parlak renklerle karanlık köşeler arasında gidip gelen görüntüler ve huzursuz edici ses tasarımı, ortada anlamasanız bile önemli bir şeyler olduğuna sizi ikna ediyor. Bazı sahnelerde görüntü o kadar etkileyici ki “Acaba ben mi yeterince dikkatli izlemedim?” diyerek filmi suçlamaktan vazgeçip kısa süreliğine kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Bu duygu yaklaşık üç dakika sonra gelen yeni bir metaforla sona eriyor.

Öte yandan film, anlattığı meseleleri biraz daha açmak yerine üzerlerine yenilerini eklemeyi tercih ediyor. Ailenin neden Tokyo’da yaşadığı, neden çoğunlukla Japonca konuştuğu, anne ve babanın oyun dışında ne yaptığı ya da çevrelerinde başka insanlar bulunup bulunmadığı pek önemli değil. Film bizi doğrudan bu evin içine bırakıyor ve çıkış kapısını göstermiyor. Bir noktadan sonra karakterlerle birlikte izleyicinin de yaşadığı alan daralmaya başlıyor. M² oyununda başarısız oldukça küçülen odaların sinemasal karşılığını böylece bizzat deneyimlemiş oluyoruz.

Saadet Işıl Aksoy ve Ertan Saban’ın performansları, içinde bulundukları bütün bu tuhaflığı ciddi biçimde taşımaları açısından ayrıca takdire değer. Özellikle Ertan Saban’ın Japonca konuştuğu sahneler, beynin görüntüyü ve sesi eşleştirmek için kısa süreli bir sistem güncellemesine ihtiyaç duymasına neden oluyor. Filmin dünyasında bu durum son derece olağan karşılanırken izleyicinin alışması biraz zaman alıyor. Zaten alıştığınız anda da gerçeklik değişiyor ve uğraşacak başka bir mesele çıkıyor.

Sonuç olarak Iguana Tokyo, ne anlatmak istediğini her zaman açık biçimde söylemeyen, fakat nasıl görünmek istediğini çok iyi bilen bir film. Kolay tüketilen, hikâyesini başı ve sonuyla açıklayan klasik bir bilimkurgu bekleyenleri biraz yorabilir. “Film bittikten sonra yarım saat internette açıklamasını ararım, bu da deneyimin bir parçası” diyenler içinse oldukça ilginç bir seyirlik.

Filmin sonunda her şeyi tam olarak anlayamamış olabilirsiniz. Merak etmeyin; aile de anlamıyor. Yönetmen açıklamıyor. İguana ise biliyor ama konuşmuyor. Elimizdeki bütün veriler bunlar.


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->